Bilmediğin oyuna girmek…
L. DOĞAN TILIÇ L. DOĞAN TILIÇ

Ortadoğu denkleminde işler Katar’a dönük yaptırımlarla iyice karışmış ve bütün gözler Katar’a dikilmişken, Katar krizinin nedenlerinden biri sayılan İran’dan silah sesleri geldi. Dün sabah İran Meclisi ile Humeyni’nin türbesine dönük ve bu yazı yazılırken henüz detayları ortaya çıkmamış olan saldırılar bölgemizde yeni ve daha büyük bir yangının işaretleri gibi.

Tam da Suriye ve Irak’ta IŞİD geriletilirken ve bu iki ülkedeki çatışmalar inişe geçmişken Katar krizi ve İran’dan gelen silah sesleri, merkezinde İran’ın olacağı çok daha büyük çatışmanın habercisi sanki.

Katar krizi derinleşirken İran’ın, özellikle de Humeyni türbesinin hedef olmasının, eğer rastlantı değilse, bölgenin en tehlikeli fay hattı olan Sünni-Şii mezhepsel gerilimini devletlerarası çatışmaya taşıyarak bütün bölge için yıkıcı bir deprem yaratma çabası olabileceği de akla geliyor.

Trump’ın iktidara gelmesinin ardından İran’ı hedef tahtasına oturttuğu sır değil ve bunun çok sayıda işareti var. Katar’ın da, İran’a dönük denge siyaseti nedeniyle hedef olduğunu söyleyenlerin epey ikna edici argümanları var.

Katar, kendisini hedef alan ülkeleri Müslüman Kardeşler’e desteği, İran karşısındaki cephede yer almayıp denge politikası izlemesi ve El Cezire’nin yayınları nedeniyle kızdırıyordu. Bu noktalarda geri adım atıp diz çökmedikçe de ona yönelik baskının Katar’da bir saray darbesiyle iktidar değişimine kadar zorlanacağı öngörülebilir.

Türkiye’nin bu tablodaki yeri, en açık biçimiyle, AKP’nin büyükelçilere verdiği iftar yemeğinde AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın konuşmasıyla ortaya kondu.

Erdoğan, yani Türkiye hükümeti, Katar’a dönük yaptırımları doğru bulmuyor, onun terörü desteklediğine inanmıyor, başta ABD olmak üzere Ankara’nın yakın ilişki içinde olduğu ülkeler Katar’ı izole ederken Türkiye ilişkilerini geliştirerek sürdüreceğini ilan ediyor…

Ve Erdoğan, Katar krizinin arkasında kimlerin olduğunu henüz tespit edemediği bir oyun olarak görüyor!

Arkasında kimler var?

FBI uzmanları mayıs sonunda Katar’a yaptıkları ziyarette “Rus hackerlar”ın Katar’ın resmi haber ajansına bir sahte haber koyarak Suudi Arabistan ve müttefiklerinin tepkisini tetiklediği iddiasını araştırmaya başladılar. 23 Mayıs’ta yayımlanan haberde Katar Emiri, İran ve İsrail’e dostça mesajlar vermiş, Trump’ın iktidarda kalıp kalamayacağını sorgulamıştı. FBI, ajansın hacklendiğini ve haberin asılsız olduğunu söyledi ama Trump’ın tweetleri Katar’ı vurmaya devam ediyor.

Trump da kendini pek güvende hissetmiyor ve bu, onu çok daha tehlikeli yapıyor!

Bu “Rus hackerlar” bir tür “üst akıl”a, ABD seçimlerinin sonucunu belirleyen, Avrupa’da seçimlerin kaderiyle oynayan görünmez bir ele döndü!

FBIRus hacker” arayadursun, devletlerin bölge üzerindeki çıkarlarını analiz edebilenlerin, özellikle de bölge ülkelerinin, doğru adımları atabilmek için öyle “gizli el”, “üst akıl” aramalarına hiç gerek yok.

En basit akıl yürütme, arkasında kimin olduğunu ve ne olduğunu bilmediğin bir oyuna girmemeyi gerektirir!

Katar’a yakın duran Türkiye için, Katar-İran ikilisi yanında durmak zor. Büyük umutlar beslenen ve Türkiye’nin Suriye’deki “kırmızı çizgileri”ne basıp geçtiği halde kendisine “Eyyy” diye seslenilmeyen Trump’ın da bizi İran’a dönük niyetlerine bulaştırmaya çalışacağı öngörülebilir. İran’a da Suriye’ye benzer bir politikayla yönelmenin bedeli, Suriye’de ödenen ve ödenecek olan bedelle kıyaslanamaz.

Katarteröristleri destekleme” suçlamasıyla bu yaptırımlara hedef oluyorsa, aynı suçlamanın Türkiye’ye de yöneltilebileceği unutulmamalı!

Bölgede işler böylesine karışırken yapılabilecek en büyük hata, tıpkı Suriye’de yapılan gibi, bir tarafa yaklaşarak ateşe dalmaktır.

Ortadoğu’da oynanmakta olan oyunun ne olduğunu biliyorsanız, o oyunun bir parçası olmamanız gerektiğini de bilirsiniz. Oyunun ne olduğunu, arkasında ve önündekileri bilmiyorsanız, zaten o oyundan uzak durursunuz!