Bir acının tarihi: Bin Dokuz Yüz Doksan Dört
08.12.2017 10:11 KÜLTÜR SANAT
Dersim’de büyük bir travmaya yol açan 94 sonbaharında yaşananları belgeselleştiren yönetmen Devrim Tekinoğlu “Bin Dokuz Yüz Doksan Dört”te süreci yaşayan tanıklarla konuştu, acıları kayıtlara geçirdi

DERVİŞ CEMAL [email protected] @derviscemal

Dersimlilerin tarihinde iki büyük travma var. Birincisi 38’deki katliam. İkincisi ise 94’teki sürgün ve köy yakmalar. 1994 sonbaharında onlarca köy yakıldı, yıkıldı, on binlerce kişi asırlardır yaşadıkları yurtlarından zorunlu bir sürgüne tabi tutuldu. Dönemin OHAL valiliğinin verilerine göre, 1994'te Tunceli'de 183 köy 823 mezra boşaltıldı, 41 bin 939 kişi yerinden edildi. 38'i yaşayan Dersim 1994'te köy yakmalar, evlerinden edilmelerle sonuçları hâlâ devam eden çok ağır bir trajedi daha yaşadı. Sürgünü sindiremeyenler uzak diyarlarda yaşamını yitirdi, birçok kişi uzun yıllar köyüne, evine dönemedi.

Son vasiyetleri 'Beni köyüme gömün' oldu
Evleri, köyleri yakılanlar geçici olarak inşa edilen barakalarda uzun yıllar yaşamak zorunda kaldılar. İnsanların yaşayamayacağı, çok ağır koşullarda. Pek çok insan orada hastalandı ve ağır hastalıklardan öldü. Ölen insanların vasiyetleri 'Beni köyüme gömün' oldu. Ama pek çok insan köylerine götürülemedi. Sonuçları çok ağır oldu.

Yayıncı-yönetmen Devrim Tekinoğlu 1994'te Dersim'de yaşanan köy yakmaları ve göç ettirme politikasını belgeselleştirdi. Adını "Bin Dokuz Yüz Doksan Dört" koyan Tekinoğlu, bu süreci bizzat yaşayan tanıklarla konuştu, dönemin tanıklığını, yaşanan acıları, çekilen zulmü kayıtlara geçirdi.

Sözlü tarih çalışmasından belgesele
Belgesel yakılan ormanların görüntüsüyle başlıyor. Sonrasında evleri, köyleri yakılan tanıkların anlatımlarıyla devam ediyor. Ovacık’tan, Hozat’tan gözleri önünde evleri, köyleri yakılanlar derin bir hüzünle yaşadıkları acıyı aktarıyor. Ovacık’ta özellikle iki bölgede köy yakmalar yaşandı. Mercan Vadisi köyleri ve Cevizlidere, Elgaji, Arslandoğmuş, Kakber bölgesini içeren orman bölgesi.

Tekinoğlu, belgesel çekmeden önce bir sözlü tarih çalışması yaptığını ve belgeseli de bunun üzerine oturttuğunu söyleyerek, belgeselin kurgusunu "operasyonlar başlamadan önce köylerde hayat nasıldı, operasyonlar başladığında neler oldu, operasyonlardan sonra nasıl bir süreç yaşandı, bundan sonra gerek insan hayatında gerekse doğada, dilde, inançta, tavırda nasıl bir değişim oldu ve bugün ne durumdalar" gibi sorular üzerinden yaptığını anlattı.

Onlarca tanık bizzat yaşadıklarını anlatıyor
Belgesel için 60'ın üzerinde insanla, en az 2-3 saat röportajlar yapılsa da bu röportajların çok kısa bölümleri belgesele konabilmiş. Güneşle, doğayla büyümüş, bilgeleşmiş, Dersim’in insanları uzun yılı anlatmaya başlıyor. Önce tarihi Dersim denen bölgeye nasıl evlerini kurduklarını, nasıl döşediklerini, nasıl döşerken evin her bir köşesine özendiklerini anlatıyorlar. Ardından çok kısa bir sürede evlerin boşaltılmasının askerler tarafından istendiğini, akabinde de evlerinin yakıldığını.

Tanıklar belgeselde köylülerin 1994'te Ankara'daki görüşmelerini, özellikle Süleyman Demirel'le görüşmede Demirel'in "Siz terörü bitirin, ne isterseniz yapayım" demesi ve Tansu Çiller'in “Köyleri PKK'nın helikopterleri bombaladı” sözlerini acı bir tebessümle anlatıyor.

İstanbul ve Avrupa’da gala yapılacak
Tekinoğlu yoğun bir emek verdiği, uzun yıllar süren titiz bir çalışmanın ürünü olan belgeselini önümüzdeki aylarda yayımlama hazırlığında. Belgeselin önümüzdeki günlerde İstanbul'da ve Avrupa’da galası yapılacak. Aynı zamanda Fam Yayınları’nın da sahibi olan Tekinoğlu’nun çektiği belgeselin müziği ise Mikail Aslan’a ait. Hukuk danışmanlığını ise avukat Erdal Doğan yapıyor.