Bir baraj daha yıkıldı
AZİZ ÇELİK AZİZ ÇELİK

Anayasa Mahkemesi (AYM) çalışma hayatı açısından önemli bir karar daha verdi ve sendikal barajlarda önemli bir gedik açtı. AYM bağımsız sendikalar ile Türk-İş, Hak-İş ve DİSK dışındaki konfederasyonlara üye sendikalar için yüzde üç olan işkolu barajını iptal etti. Böylece işkolu barajı tüm sendikalar için yüzde bire inmiş oldu.

Anayasa Mahkemesi’nin 11 Haziran 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 2015/49 sayılı kararı ile vahim bir sendikal ayrımcılık sona erdi. Bilindiği gibi 2012’de kabul edilen 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 1983 yılından bu yana uygulanan işkolu, işletme ve işyeri barajlarını korumuş ancak işkolu ve işletme barajını düşürmüştü.

Türkiye’de 1983 sonrasında uygulanan çalışma ilişkileri rejiminde bir sendikanın toplu iş sözleşmesi sürecinde taraf olabilmesi için çifte baraj olarak adlandırılan işkolu (ülke) barajı ile işyeri veya işletme barajlarını geçmesi gerekiyor. İşkolu barajı 1983-2012 arasında yüzde 10 olarak uygulanmıştı. Kurulu olduğu işkolunda çalışanların yüzde onunu üye yapamayan sendika toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip değildi. Yüzde on barajını da aşmak yeterli değildi. İlgili sendika ayrıca toplu iş sözleşmesi yapmak istediği işyeri veya işetmede de işçilerin yarından fazlasını üye yapmak zorundaydı.

ILO normlarına aykırı olan bu sendikal baraj istemi Türkiye’de sendikal örgütlülüğe büyük darbe vurdu, çok tepki çekti ve çok eleştirildi. Nihayet 2012 yılında işkolu barajları yüzde üçe, işletme barajı yüzde 40’a indirildi. İşyeri barajı ise eskisi gibi kaldı. Ancak bu indirim yapılırken Üç işçi konfederasyonu (Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi olan Türk-İş, Hak-İş ve DİSK) üyesi sendikalara ayrıcalık tanındı. Yüzde 3 barajı üç konfederasyon üyesi sendikalar için 1 Temmuz 2018’’e ertelenirken, diğer sendikalar için hemen yürürlüğe girdi. Böylece yeni ve bağımsız sendikaların kurulması zorlaştırılmış, üç konfederasyona avantaj ve ayrıcalık tanınmış oldu

Bu durum başlı başına bir eşitsizlik iken, 6552 sayılı torba yasa ile 6356 sayılı yasaya eklenen bir madde ile (ek 1. Madde) bu eşitsizlik kalıcı hale getirildi. Bu madde ile kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde bir üye şartının, Ekonomik ve Sosyal Konseye üye konfederasyonlara üye olmayan işçi sendikaları için yüzde üç olarak uygulanacağı kararlaştırıldı. Sendikal statükoyu koruyan ve sendikalar arasında ayrımcılık yapan bu hüküm yeni ve bağımsız sendikaların toplu pazarlık sistemine girmesini zorlaştırıyordu. İşte AYM bu çifte standarda son verdi ve bütün sendikalar için işkolu barajını yüzde bire indirmiş oldu.

AYM, sendika özgürlüğünün, sendikaların üst kuruluşlara üye olma ve olmama serbestisini de içerdiğini saptayarak, sendikaları belli konfederasyonlara üye olmayı doğrudan veya dolaylı olarak zorunlu kılan düzenlemelerin sendika özgürlüğünün ihlali olduğuna ve Anayasanın 51. Maddesine aykırı olduğuna karar verdi. AYM yüzde bir işkolu barajının ise anayasa aykırı olmadığına oy çokluğu ile karar verdi. Bu karar sendika özgürlüğü açısından tartışmalı olsa da yüzde üç olan barajın bütün sendikalar için yüzde bire indirilmesi son derece önemli.

AYM kararı sadece çifte standart ve sendikal ayrımcılığa son vermedi. Sendikal statükoda da önemli bir gedik açıldı. Şimdi artık mevcut sendikalar dışında yeni sendikalar kurmak isteyenler, büyük ve hantal sendikalarda sendikal demokrasiyi işletmekte başarılı olamayanlar için başka seçenekler mümkün. İşçiler işçiye yabancılaşmış sendikalara mahkûm değiller.

Bu değişiklik hantal, bürokratik ve sarı sendikacılık için ciddi bir uyarı. Pek çok sektörde işçiler artık daha kolay sendika kurabilir. Sendikal barajlarda büyük bir gedik açıldı. 12 Eylül ürünü işkolu barajı büyük ölçüde yıkıldı. Yıllardır yüzde 10 barajının, daha sonra yüzde üç barajının ardına saklananlar ve sendikal statükoyu sürdürmek isteyenler için deniz bitti.