Bir başkasının maskesi daha düştü!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

13 yıl boyunca toplumu birbirine düşmanlaştıran zihniyet, 7 Haziran sonrasında Türkiye’ye, tasarladığı daha kötü bir dönemi yaşatıyor...
Seçim, hayallerini yok edince yani, ”başkan olunamayınca(!),” Neron’un Roma’yı yaktığı misal, bu arlanmaz ve uslanmaz zihniyet ülkeyi yakıp yıkıyor!.. Her gün medyada, şehit haberleri, gençlerin dağlarda uçaklarla katledilişleri, doğu ve güneydoğuda patlayan bombalar, uçurulan köprüler, yakılan araçlar ve cenaze törenlerinin hazin görüntüleriyle karşılaşıyoruz!..

Gündem, teröründe ötesinde, iç savaşa doğru sürükleniyor...

•••

CHP, vahim olayların ülkeyi kan gölüne dönüştürdüğünü görerek, terörünün kaynağını araştırmak ve faillerini bulabilmek adına “bir Meclis komisyonu kurulması” amacıyla 29 Temmuz’da TBMM’yi topladı. Görüşmeler sırasında terörünün nedenlerinin başında; teröristler kadar “kifayetsiz muhteris” olan birtakım siyasilerin geldiğini de tüm yurttaşlar izledi... Halkın temsilcilerinin oluşturduğu ve ülkenin her sorununun görüşüleceği tek yer olması gereken Meclis, bu vahşet dolu duruma maalesef MHP ve AKP oylarıyla dur diyemedi!..

•••

MHP, AKP’nin köpürttüğü terörü caydıracak ve aynı zamanda topluma cesaret verecek bir adımın atılmasını engelledi!.. Olayların çözümünde önemli katkılar sağlayacak bir ”araştırma komisyonu” kurulmasını istemedi... MHP bir taraftan PKK ve teröre karşıyız diyor, HDP’yi suçluyor, diğer yandan terörü lanetleyen ve böyle bir araştırma komisyonunun yararını dile getiren HDP’liler kadar samimi davranmıyor!.. Teröre lanet okuyor, ama terörün durdurulması, barışın sağlanması adına kılını kıpırdatmıyor!.. Bir kez daha anlaşılıyor ki, MHP böyle bir düzenle yaşayabiliyor!..

•••

O gün de AKP’nin komisyon kurulmasını reddecek sayısı yetmeyince, çıkarı da öyle gerektirince, hemen MHP imdada yetişti ve AKP’nin oyununa tüm gücüyle katkıda bulundu.

•••

AKP ve RTE’nin ülkeyi tekrar seçime götürerek hayal ettikleri “tek adam” dönemini yeniden yaratmak adına terörden yararlanmayı tasarladığından artık kimsenin kuşkusu yok!.. Buna rağmen MHP’nin bilinçli olarak AKP’yi desteklemesi, MHP’yi sadece teröre geçit veren bir parti konumuna düşürmeyecek, aynı zamanda, AKP’nin demokrasi dışı tek adam zihniyetine de destek verdiği anlamı da çıkacak...

•••

Bahçeli çok tehlikeli bir oyunun içinde ama farkında değil!.. Ülkenin en yüce kurumu TBMM’de kurulacak olan “araştırma komisyonunu” MHP engelledi. Terörün önünün alınmasını sağlayacak önemli bir fırsat kaçtı!.. Bundan böyle akacak her kanın müsebbibi MHP olacaktır!..

•••

Zaten Devlet Bahçeli’nin 7 Haziran akşamından beri yaptığı tek iş, kaostan medet uman RTE ve AKP’nin değirmenine su taşımak olmuştur... Halkın AKP’den kurtulmasının sevincini henüz yaşayamadan, aynı gün yani seçim akşamı, “erken seçim” diye bağırmıştır. TBMM Başkanı’nı AKP’ye vererek, 13 yıllık baskıcı, hırsızlık ve usulsüzlüklerle dolu olan bir dönemi yeniden başlatmıştır!..

•••

60 gündür, umutları yok eden bir politika izlemektedir. Sözleriyle insanlar arası düşmanlık yaratmaktadır. Adeta ülkemizdeki farklılıklara kin ve nefretle yaklaşmaktadır... 60 gündür, çözümsüzlük üzerine oturan, demokrasi dışı, AKP yandaşı bir siyaset yapmaktadır!.. Bugüne kadar izlediği yol Türkiye’yi kaosa götürmektedir. Şayet bu yolda yürümeye devam ederse çıkabilecek iç savaşın RTE ile birlikte faillerinden biri olacaktır...

•••

Şöyle geçen yakın zamanı anımsayalım;

20 Temmuz günü, Suruç’ta düzenlenen bombalı saldırıda, 31 kişi genç hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Ardından hemen her gün ölüm haberleri gelmeye başladı. Müthiş bir vahşetle başlayan ve önü alınamaz bir şekilde devam eden katliamlar ülkeyi kan gölüne dönüştürdü!.. Sanki biri ateşin üzerine benzin dökerek yangını cehennem ateşine çevirdi!.. Aslında o biri bellidir!.. Verilen demeçlerle diğerinin de ismi belli olmuştur!..

Peşi sıra yayılan olaylarla son 15 günde ülke içinde 58, sınır dışında atılan bombalarla 200 kişinin öldüğü söyleniyor... Son 6 günde (MHP’nin hanesine yazılan) bu sayının 19’u aştığı iddia ediliyor...

•••

Dikkat edin kimse kaybettiğimiz gençlerin tam sayısını bilmiyor!.. Bu durum beni korkunç bir düşünceye sevk etti. Kahroldum!.. Hiçbir güvenilir kaynak, devletin kurumları da dahil, bu konuda bir çalışma yapmamış... Yaptığım araştırmada her seferinde farklı sayılar çıktı!.. Çünkü “sorduğum sorulara” cevap veremediler... Böyle bir durum ancak iç savaşlarda görülür...

•••

Münfesih hükümet ve onun peşinde yedek lastik olarak koşanlar, cenazelerde ahkam kesiyorlar, o masum gençlerin kanları üzerinden rant toplamaya çalışıyorlar, daha sonra da, yitirilen tüm canları hepten unutuyorlar...

Bunlar öyle bir düzen kurdular ki, bu düzende “insanın da zamanın da değeri yok!..”