Bir batak hikâye daha; El Nusra’yı dönüştürmek
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Özgür Suriye Ordusu’ndan Hazm Hareketi’ne, İslami Cephe’den Ehrar El Şam’a uzanan radikal İslamcı örgütler skalasında öyle anlaşılıyor ki sıra El Nusra Cephesi’nde. AKP hükümetinin himayesindeki ÖSO’nun işlevsizleşmesi, ABD ile Suudilerin desteğindeki Hazm Hareketi’nin tökezlemesiyle şimdi El Nusra “kullanışlı örgüt” kapsamında devreye sokulmaya çalışılıyor. Nusra Cephesi’nin, Körfez Arap ülkelerinin desteğiyle El Kaide ile bağlarını keserek yeni bir örgütlenmeye gideceği, hatta ismini dahi değiştireceği iddia ediliyor. Örgüt bunun karşılığında daha fazla para ve malzeme desteği elde edecek.

El Nusra Cephesi’ni El Kaide’den koparma ihalesi Katar’da. Ortadoğu denkleminde petrodolarları sayesinde kendisine belli bir alan açmayı başaran Katar, El Nusra’nın El Kaide’den bağını koparması için arabulucu. Reuters’a göre Esad yönetimini devirmeye çalışan Katar dahil bazı Körfez ülkelerinin istihbarat yetkilileri son birkaç ay içerisinde El Nusra lideri Ebu Muhammed El Colani ile bir araya gelerek El Kaide ile bağlarını koparmalarını istedi. Başarılı olunması halinde yeni örgütün Suriye’nin kuzeyinde yani Türkiye sınırlarında üstleneceği belirtildi.

• • •

Colani liderliğindeki El Nusra, İdlip’ten Halep’e kadar Suriye’nin birçok noktasına hâkim. Bir zamanlar Suriye ve Irak’a akın eden radikal İslamcı militanların ilk uğrak noktasıydı. IŞİD ile rekabet edecek güce ve militana sahip. IŞİD’in etkinlik kazanmasıyla biraz geri planda kalsa da halihazırda örgütün İdlip bölgesinde ilan ettiği bir emirlik ve on binlerce militanı var. Nusra Cephesi, iki yıl önce IŞİD ile anlaşmazlığa düşünce doğrudan El Kaide lideri Eyman el Zevahiri’ye biat etmişti.

Son dönemde ABD’nin bel bağladığı gruplardan Hazm Hareketi (Azim) ile Suriye Devrimciler Cephesi’ni sahadan sildi. İdlib ve Halep’teki üslerini Nusra’ya kaptıran Devrimciler Cephesi lideri Cemal Maruf adamlarıyla Türkiye’ye sığınmıştı. Hazm Hareketi de kendini feshedip harekete bağlı askerlerin İslamcı Şam Cephesi’ne katıldığını duyurdu. Şam Cephesi geçen aralık ayının sonunda Halep’te beş silahlı grubun; Nureddin Zengi, Mucahidin Ordusu, Asalet ve Kalkınma Cephesi ile Festakim Kema Umirte Cephesi, Tevhid Tugayları, bir araya gelmesiyle kurulmuştu.

• • •

El Nusra’dan “ılımlı” bir güç yaratma hamlesi tutar mı, pek mümkün değil. Hazm Hareketi’nin sonu “ılımlı”lardan ordu yaratma planlarına büyük darbe indirmişti. Bunu bizzat ABD Dışişleri Bakanlığı itiraf etmek zorunda kalmıştı. Ankara ile imzalanan ‘eğit-donat anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle ABD liderliğindeki ittifakın El Nusra olmasa da bir başka cihadist örgütü devreye sokacağı aşikârdı.Radikal İslamcı örgütlerden “ılımlı” savaşçı devşirme macerası bir hazin proje. Daha önce de denendi. Dikiş tutturulamadı. Batılı ülkelerin ve de koalisyon güçlerinin “ılımlı”dan anladığı kendi çıkarlarına hizmet eden cepheye sürülmeye hazır olan işbirlikçiler. O “ılımlılar”ın yarın bir gün yeni radikaller olarak karşılarına çıkıp o silahları kendilerine çevireceklerini bilseler de.

El Nusra’dan Hazm Hareketi ya da ÖSO yaratmak nereden bakılırsa bakılsın bir batak hikâye. Bugün IŞİD saflarında savaşan militanların birçoğu bir zamanların “ılımlı” militanlarıydı. Aralarında Türkiye’nin de olduğu ülkelerin eğitip gönderdiği militanlar silahlarıyla beraber bir bir IŞİD saflarına geçti. ABD ve AKP hükümetinin Kırşehir’in Hirfanlı ilçesinde “ılımlı muhalifler” adı altında beş bin kişiyi eğitmesinin de bu nedenle bir karşılığı yok. Bu “ılımlılar”ın büyük kısmı da sınırın diğer tarafına geçtiklerinde aslına rücu edecek ve soluğu IŞİD saflarında alacaktır. Suriye ve Irak’ta savaşan ve de savaşacak militanlar günü geldiğinde öğrendikleri şiddetle birlikte kendi ülkelerine dönecek. Bugün “ılımlı” diye eğitip, silah verilen cihatçıların birkaç yıl sonra “yeni radikaller” olarak silahlarını kendilerini besleyenlere doğrultacaklarını anlamak için kâhin olmaya gerek yok. Afganistan’a, Pakistan’a, Libya’ya bakmak yeter.