Bir bavula sığan sürgünün hikâyesi: 20 Dolar 20 Kilo
17.09.2014 13:08 KÜLTÜR SANAT
Bundan tam elli yıl önce yanlarına 20 kilo ağırlığında kişisel eşya ve 20 dolar karşılığı Türk parası almak zorunda bırakılan İstanbullu Rumların tehcirini anlatan '20 Dolar 20 Kilo: 1964-2014' başlıklı sergi Ankaralı sanatseverlerle buluşuyor

Mart 1964’te memleketlerini terk etmek zorunda kalmış İstanbullu Rumların göçe zorlanmalarının ardından 50 yıl geçti. İstanbul'un Rumların bu tehcirini anlatan '20 Dolar 20 Kilo: 1964-2014' adlı sergi tehcirin 50. yılında Ankara'da açılıyor. Mart 2014'te, İstanbul DEPO'da ziyaretçilere açılan sergi bir yakın dönem trajedisi.

 

 

16 Mart 1964 Rum Sürgünü'nü dönemin tanıklıkları, yazılı ve görsel belgeleri eşliğinde kamuoyunun gündemine yeniden sunan proje 50 yıl önce yaşananları yeniden konuşabilmeyi ve resmi tarihin bu sayfasıyla yüzleşmeyi amaçlıyor.

GİDEBİLİRSİNİZ AMA...
28 Eylül'e kadar Ankara Mimarlar Derneği Sergi Salonu'nda görülebilecek olan ‘20 Dolar 20 Kilo’ projesi adını Türkiye’de yaşayan Yunanistan pasaportlu Rumların zorunlu tehcir sırasında yanlarına sadece 20 kilo ağırlığında kişisel eşya ve 20 Dolar karşılığı Türk parası almalarının zorunlu tutulmasından alıyor.

 



Gidenler sadece hakkında sürgün kararı çıkan Rumlar değildi. Evlilik, akrabalık ve iş ilişkisi yoluyla onlarla bağlantı halinde olan kendileri için sürgün kararı çıkmayan Rumlar da bu tarihten sonra İstanbul’u yavaş yavaş terk etmeye başladılar. Yaklaşık 45 bin insanı derinden etkileyen bu travmatik olay, '20 Dolar 20 Kilo’ başlıklı sergiyle Türkiye kamuoyunun karşısına çıktı.

BİRÇOK BELGE BİR ARADA
Proje kapsamında Atina, İmroz ve İstanbul’da zorunlu göç mağduru olmuş veya ailelerinde bu dramatik olayı yaşamış olan kişilerle görüşmeler yapıldı. Sözlü tarih çalışmasının yanı sıra döneme ait belge, arşiv taramaları ve çeşitli görsel ve yazılı malzemenin de yer aldığı sergi ‘terk etme, terk edilme, ortada kalma, damgalanma, ötekileştirme’ gibi kavramları da tartışmaya açıyor. 1960’lı yılların ortalarına kadar Türkiye’deki en kalabalık azınlık grubunu oluşturan Türkiye Rumlarının tehcirden sonra yaşadıkları travmayı tanıklıklar eşliğinde sunan sergi, 16 Mart 1964 tarihinde başlayan tehcirin 50. yılı nedeniyle BABİL Derneği tarafından düzenleniyor.



İstanbul’da Depo’da bir ay süreyle açık kalan serginin Ankara ayağı Mimarlar Derneği Sergi Salonu’nda 2 hafta boyunca izleyicileriyle buluşacak. Proje danışmanlığını Rıdvan Akar'ın yaptığı serginin, Ankara'nın ardından Atina’yı ziyaret etmesi planlanıyor. Ayrıca sergi kapsamında ekim ayında İstanbul Bilgi Üniversitesi ev sahipliğinde bir sempozyum gerçekleştirilecek.

***

NE OLMUŞTU?
1923 nüfus mübadelesinden sonra Türkiye ve Yunanistan arasındaki buzları eritmek için 1930’da dönemin Başbakanları İsmet İnönü ve Elefterios Venizelos arasında “İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Mukavelenamesi” anlaşması imzalandı. Buna göre, her iki ülkenin vatandaşları diğer ülkeye seyahat ederek, ticaret yapabilecek ve yerleşebilecekti.

 

 

Ancak 1960’ların başında iyice gerginleşen Kıbrıs meselesi nedeniyle 16 Mart 1964’te bu anlaşma tek taraflı olarak feshedildi ve Yunan uyruklu Rumların sınırdışı edilmesine karar verildi. Zorunlu tehcir yaklaşık 45 bin insanın hayatını etkiledi.