Bir İngiliz modası: Nazi selamı
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT
Kraliçe II. Elizabeth’in Nazi selamı yaparken çekilmiş görüntüleri büyük yankı uyandırdı. O gün Kraliçe yedi yaşında masum bir çocuktu. Asıl utanç 14 Mayıs 1938’de yaşanacaktı

Tüm dünya seksen küsur yıl sonra ortaya çıkan görüntüleri tartışıyor. Adolf Hitler’in iktidara geldiği 1933 yılında çekilen bu kayıt, Ada’da daha çok tartışılacağa benziyor. Zamanın ruhunu ortaya koyan siyah- beyaz karelerin nasıl ortaya çıktığı hâlâ gizemini koruyor.

17 saniye süren videoda İngiliz kraliyet ailesinin üyeleri Nazi selamı verirken oldukça mutlu görünüyor. Aralarında kimler yok ki... Eylül’de İngiliz tarihinin en uzun süre tahtta kalan monarkı olmaya hazırlanan, o günlerde yedi yaşındaki Elizabeth, kız kardeşi Margaret, Ana Kraliçe ve üç yıl sonra kral olacak amcası. Hani tacı taktıktan 326 gün sonra Amerikalı bir dulla evlenebilmek için “Sevdiğim kadının yardımı ve desteği olmadan sorumluluğun ağır yükünü taşımayı ve yapmayı dilediğim gibi bir kral olarak görevlerimi yerine getirmeyi imkânsız buldum” diyerek 1936’da tahttan feragat eden nam-ı diğer Sekizinci Edward. Zaten onun adı, apoleti söküldükten aylar sonra Führer ile aynı kareye girdiğinden Nazi sempatizanına çıkmıştı ya neyse. İngiliz hükümetinin tüm itirazlarına rağmen Almanya’ya giden başına buyruk soylu, burada Nazi selamı vermeyi de ihmal etmemişti.

1938’de Avrupa’da sınırlar değişmekteydi. Avusturya’yı ilhak eden Almanya, artık kabına sığmıyordu. Dünya koşar adım yine bir savaşa koşarken, İngiliz Futbol Milli Takımı Berlin’in yolunu tutuyordu. İki ülke arasındaki ilişkiler son derece hassastı.

O tarihlerde futbol “90 dakika süren ve sonunda Almanların kazandığı bir oyun” değildi. Hattâ inanmayacaksınız, neredeyse averaj takımıydılar, çantada keklik görülüyorlardı. Faşist kardeşleri İtalya, kupaları topluyor, Avusturya, tarihin ilk harika takımı olarak literatürde yerini alıyordu.

Adalılar mutlak favoriydi. İki yıl önce Berlin Olimpiyat Stadı’nda Yaz Oyunları’nı takip eden Hitler, maça gelmemişti. Onun yerine Joseph Goebbels, Hermann Göring ve Joachim von Ribbentrop şeref tribününde boy göstermişti.

İngiltere Futbol Federasyonu yetkilerinin verdiği talimat bir anda soyunma odasını karıştırmıştı. Zira Alman Milli Marşı çalınırken Nazi selamı verilecekti. Kaptan Eddie Hapgood adeta kudurmuştu. Birkaç dakika sonra dönen yetkililer, Başbakan Neville Chamberlain’in bu emri verdiğini ve mutlaka uygulanması gerektiğini söylüyordu. Bu jestin arayı düzelteceğine inananlar mevcuttu.

Derken takımlar seremonide yerlerini alıyor; Alman Milli Marşı başladığında, İngilizler ellerini havaya kaldırıyordu. 110 bin kişi İngiliz spor tarihinin utanç karesine tanıklık ediyordu.

Başlama vuruşuyla birlikte futbolun beşiği karşı kaleye yüklenmeye başlamış, Kraliçe İkinci Elizabeth tarafından sonradan Sir ilan edilecek Stanley Matthews ve arkadaşları rakiplerini parçalamıştı. Karşılaşma sonunda tabelada yazan 6-3’lük skor, kim bilir o futbolcuların politikaya cevabıydı. Almanlar o gün kaybettiyse de Hitler ve şürekâsı çok büyük bir propaganda zaferine imza atmıştı.

Gerisi dünya için malumunuz; milyonlarca kayıp. 14 Mayıs 1938’teki maçta “yakınlaşan” iki ükeye gelince... Çok değil 15 ay sonra barış yanlısı Başbakan Chamberlain Almanya’ya savaş ilan edecek, Londra Almanlar tarafından 57 gün boyunca bombalanacaktı!..