Bir pazar yarışması
SEVİN OKYAY SEVİN OKYAY

Önceki gün İKSV Salon hareketli, heyecanlı bir gün yaşadı. Genç Caz jürisi, daha önce yarışmacıların kayıtlarını dinleyip katılan 18 grubun sayısını 8’e indirmişti. Dün de bu sayıyı ikiye bölme günüydü. Çünkü İstanbul Caz Festivali’nin Genç Caz bölümünde dört grup çalıyor.

Anneler Günü – pazar – güneşli günün neden olduğu yoğun trafiği saymazsak, çok iyi bir gündü. Genç Caz’a 18 grubun katılması sürpriz olmuştu zaten. Üstelik, iyi de gruplardı. Dünkü 8 grup ise, bu kalitenin altını çizdi desek yeri. Her yıl böyle olmuyor.

Ama keşke olsa. Bu yarışmalar hem genç cazcılara bir araya gelme, kendilerini gösterme şansı tanıyor; hem de jüri üyelerinden tavsiyeler alabiliyorlar. Jürimiz Hülya Tunçağ, Murat Beşer, Önder Focan, Ferit Odman, Feridun Ertaşkın, İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opçin ve bendenizden oluşuyordu. Şahsen ben, 4’e 10 kala nefes nefese yetiştim. Aslında yarışma daha erken başlayacaktı ama, bir yarışmacı arkadaşımız İstanbul dışından gelip sabah da bir sınava katılacağı için ileri saate alınmıştı. Oturup nefes nefese bekledik: “İki metro durağı ötede; indi, geliyor.”

Dedim ya, bu yarışların genç müzisyenlere fırsat verdiğine inanıyorum. Sadece bu değil, tabii. Akbank Caz’ın Genç Yetenekler yarışması da öyle. Sadece bu yarışmalar değil, festival katılımı, tecrübeli cazcılarla bir arada olmak da gençlerin önünü açabilir. Bu iki festival dışında, bir de Nardis’in Genç Caz Vokal yarışması var. Hepsi yıllardır devam eden yarışmalar. Hepsinin üstüne titriyoruz.

Bu yıl Süleyman San anısına yapılan 1. Uluslararası Kontrabas Yarışması da bu kervana katıldı. Çok sevindirici, çünkü kontrbas özel teşvik isteyen, evde tek başına çalmayı öğrenmesi zor bir enstrümanmış gibi geliyor bana. Cüssesi bile sorun. Kontrabas deyince aklıma hep enstrümanını keman gibi omuzuna vuran Charlie Mingus gelir. Ya da Mingus Fingus. Kontrbas yarışmasına gelince, son başvuru tarihi, 1 Haziran 2015. Yarışma CSO Konser Salonu’nda, Tertip Komitesi ise Ankara Devlet Konservatuvarlılar Derneği. 14-19 Eylül 2015 tarihleri arasında yapılacak yarışmayı, 21-22 Eylül’de bir Masterclass izleyecek. Yarışmaya katılmak için 1 Ocak 1980 ve daha sonrasında doğmuş olmak gerekiyor. Bu enstrümana gönül bağlamış olanların aklının bir köşesinde olsun. Şahsen biz cazsever olarak merakla bekliyoruz.

Jürimiz ilk elemede aşağı yukarı fikir birliği halindeydi ki, bu da bir nimet sayılır. Dün İKSV Salon’da sahneye çıkanlar gerçekten de bu yıl nicelikte olduğu gibi nitelikten yana da şanslı olduğumuzu gösteriyordu. Yıllarca bu yarışmalardan birincilikle çıkmış olan, Masis Aram Gözbek yönetimindeki Boğaziçi (Üniversitesi) Caz Korosu’nun boşluğunu Vocca Acapella dolduruyordu. Yeni keşiflerde bulunduk, ruhumuz şenlendi. Dört yerine dört buçuk grup seçtik. Ankaralıların gruplarında (Roots of Jazz ile Eren Akgün Septet) ortak çalan müzisyenler vardı (piyanoda Umut Tosunlar, kontrabasta Gökhan Över, davulda İsmail Köşeoğlu). Festival, onlara diğerlerini ekleyerek bir buçuk durumu yarattı. Bazen, kayıtlar ile sahne performansı ne kadar farklı diye şaşırdık. Her yıl böyle şaşkınlıklar yaşıyoruz gerçi.

Ama her şey güzeldi, pazar gününü geçirmenin pek keyifli bir yolu. Ne yazık ki sonuçlar bildirilir bildirilmez çıkmam gerekiyordu, yoksa mutlaka birkaç kişiyle olsun konuşurdum. Neyse ki, gençlere yol gösterme, destek olma, önünü açmayı misyon edinmiş Murat Beşer’in bunu yaptığından eminim. Hülya’nın da...

Gerçi Anneler Günü kutlamasını haftaya cumartesiye atmak zorunda kaldım ama olsun varsın. Bu yarışmalarda ileride adı duyulacak epeyce genç cazcı ile karşılaşmışızdır. Umarız gene öyle olur.