Bir Pink Floyd rüyası
Barış Akpolat Barış Akpolat
Heyecanlanın çünkü Zorlu PSM’de 8-9 Mayıs’ta sahne alacak The Australian Pink Floyd Show, size gözlerinizi kapattığınızda bir Pink Floyd rüyası sunuyor

Sanırım 12-13 yaşında filandım. Babamı Pantera dinleyerek uyandırınca üstüme turuncu bir çekme kaset atmıştı. Bir tarafında Dark Side Of The Moon, diğer tarafındaysa Wish You Were Here yazmış yıllar önce kendisi kaydederken.

Kasedi takmamla çıkartmam bir oldu, fazla yumuşaktı bana göre. Pantera’ya devam ettim. Akşam olunca yemek yiyip zorla o albümü dinletti bana peder. Hakikaten aklım uçmuştu. Çok etkilenmiştim. Yıllar içinde hayatımda hiçbir zaman Pink Floyd’u canlı izleyemeyeceğimi bilerek yaşadım. Time’ı, Echoes’u veya The Wall’u o kadroyla dinlemek mümkün değildi. Roger Waters’ı izleyebildim çok şükür.

Time’ı canlı izlemek
Tribute gruplara karşı çekingenliğim yüzünden The Australian Pink Floyd Show adını ilk duyduğum geçen yıllarda çok kurcalamadım grubu. Geçen aylarda Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas’ın ofisinde ufak bir toplantı yapıldı ve Dün akşam açılışı yapılan 2. Zorlu PSM Caz Festivali’nde sahne alacak grupların bir kısmı gazetecilere açıklandı. Orada The Australian Pink Floyd Show’un adını görünce neyle karşılaşacağımı biliyordum. Bu bir tribute grup değil. Yani şekilleriyle saç, baş, kıyafetleri ve tarzlarıyla grubu taklit etmiyorlar. Esas amaçları grubun bir tam şovunu birebir sunmak. Bunları nerede anladım peki? Almanya’nın Köln şehrinde verdikleri konserde. 18 Nisan’da Köln, Lanxsess Arena’da verdikleri konsere katıldım ve gerçekten şaşırdım. Önce soundchecklerinin bir kısmını izledik sonraysa röportaj yapmaya içeri geçtik. 2007’den beri röportajlar yapıyorum ama aşırı özel bir durum olmazsa pek röportaj yapmıyorum. Bunca röportaj yaptım The Australian Pink Floyd Show kadar röportaja saygı duyan az grup gördüm. Lanxsess Arena’nın kulislerinden birinde duvarın önünde dört tane uzun masa, yan yana dizilmiş ve üstlerinde kağıttan isimlikler var. Kim sahnede hangi görevde yapıyor ve adı ne. Grubun sadece kurucularının röportaj vereceğini düşünürken tüm grupla karşılaştık. Karşımıza geçip oturdular. Kuruculardan, solistlere kadar. İlk kez böyle bir şey deneyimledim. Bu kadar ciddiye almaları gerçekten etkileyici.


bir-pink-floyd-ruyasi-459050-1.

Grup çok samimi ve Pink Floyd’a şekil olarak benzeme gibi bir uğraşları yok. Şovlarıysa bir saygı duruşu. Hatta bazı yerlerde aslında daha fazlasını yapacak güçleri var fakat sanki bilerek yerlerini biliyor ve abartmadıkları hissine kapıldım.

Tribute sevmem konu Pink Floyd’u ilk kez canlı izledim çünkü gözlerinizi kapattığınızda gerçekten PF dinliyor gibi oluyorsunuz. Vokallerdeki genç üye Chris Barnes, Pink Floyd vokallerini taklit etmiyor. Evet, gerçekten Roger Waters’ın sesine çok benzeyen anları oldu ama ses rengi farklı. Şimdiye kadar beş milyondan fazla bilet satan grup Pink Floyd solisti David Gilmour’a göre yeryüzünün en iyi Pink Floyd cover’ını yapan grup. Ayrıca ekibin, Gilmour’un 50. doğum gününde çalmışlığı da var. Sahne düzenleri Pink Floyd’a yakın. Pink Floyd’un Pulse DVD’sini izleyenler bilir sahne üstünde yuvarlak bir ekrandan sürekli çeşitli görseller döner. Avustralyalı ekip kendileri Pink Floydvari yeni görseller üretmişler ve o ekrandan paylaşıyorlar. Gerçekten çok renkli bir görsel şov var. Çeşitli sürprizleri bozmak da istemiyorum. İzlediğim Köln konserlerinde beni en etkileyen şarkılar See Emily Play, The Great Gig In The Sky, Shine On You Crazy Diamond, Another Brick In The Wall, Pigs oldu. Grup hakikaten iyi. Röportajda solistlerden Lorelei McBroom en etkilendiğim isim oldu. Grubun solistlerinden biri olan McBroom, Pink Floyd’la çalışmış tek kişi. Onun dışında Rod Stewart, Billy Idol, The Rolling Stones, Nile Rodgers ile de çalışmış. Onun sesini duyduğunuza eminim çünkü Lou Reed’in Walk On The Wild Side parçasındaki vokallerden biri de o. Reed ile Grammy de aldı o şarkıyla Lorelei McBroom. Grubun gitaristleri David Domminney ve Steve Mac’in gitar soloları gayet ateşliydi diyebilirim. Aynı zamanda grubun kurucusu da olan klavyeci Jason Sawford ise müziğe gerçekten çok şey katıyor. Kısacası tribute konseptinden uzak olan ben yaklaşık 2.5 saatlik bu Pink Floyd şovunda bir kez bile sıkılmadım.

The Australian Pink Floyd Show 2. Zorlu PSM Caz Festivali kapsamında 8-9 Mayıs’ta Zorlu PSM’de sahne alacak.