Anasayfa BİRGÜN PAZAR Bir risk alanı olarak siyaset

Bir risk alanı olarak siyaset

Söz konusu siyaset ortamında durağanlık, sanıldığının aksine riski azaltmamakta, çoğaltmakta ve neticede gelecek olan zararları büyütmektedir. Bu durum bir yönüyle satrançtaki zugzwang kavramıyla ele alınabilir

ÖNDER KULAK – Dr., Felsefe

Risk sözcüğünün köklerine bakıldığında, antik zamanlara kadar uzandıkları görülebilir. Bu konuda dilbilimciler arasında birden fazla varsayım bulunur. Birine göre, ilk kullanımlar denize açılan gemilerin olası kayıplarına işaret etmektedir. Örneğin yol alan gemilerin hava koşulları, yeryüzü şekilleri gibi çeşitli nedenlerle insan ve meta kaybına uğrama olasılıkları, risk sözcüğüyle beraber anılmıştır. Bu anlatıma göre risk, olası bir kayba ilişkin olasılıkların bütünü olarak tanımlanabilir.

Her öznenin bir diğerini sahip olduğu tüm araçlarla -zor içersin, içermesin- alt etmeye çalıştığı bir güçler karşıtlığı olarak siyaset, açık bir risk alanıdır. Bu anlamda sakin bir ortam olduğu asla söylenemez. Zira risk hesabı siyasetin olmazsa olmazlarından biridir. Bir öznenin amaçlarına ulaşmak için güçler arası riskleri mümkün mertebe hesaplaması ve risk oranını en aza indirerek kazanım edinirken kayıptan kaçınması, siyaset yapmanın en önemli birkaç boyutundan birisidir. Ki yanlış risk hesaplamaları da, öznenin güç kaybına uğramasına neden olan başlıca etkenler arasında yer alır.

Zugzwang hamlesi

Hem düzen hem düzen karşıtı, hem iktidar hem muhalefet, her siyasi özne bakımından risk hesabı ayrı ayrı konu edilebilir. Bunlardan sınıfa dayanan bir özne içinse, herhangi bir baskı toplumunda yapacağı en büyük hatanın bir “siyaset üretememe” haline girmesi olacağı söylenebilir. Ki burada öznenin baskı karşısında en az etkinlik hali göstererek en az risk aldığı ve böylece olası kayıplardan kendini en büyük ölçüde koruduğu düşüncesi hakimdir. Ancak söz konusu siyaset ortamında durağanlık, sanıldığının aksine riski azaltmamakta, çoğaltmakta ve neticede gelecek olan zararları büyütmektedir. Bu durum bir yönüyle satrançtaki zugzwang kavramıyla ele alınabilir.

Satrançta önemli bir yeri olan zugzwang, oyunculardan birine hamle yapma zorunluluğunun anımsatılması halidir. Böylesi bir anımsatmanın kişilere neden ve hangi koşulda yapıldığı burada sorgulanabilir. Örneğin söz konusu bağlamda oyun öyle bir noktaya gelmiştir ki, rakiplerden biri nasıl bir hamle yaparsa yapsın, yapacağı hamle doğrudan rakibine yaramaktadır. Hatta rakibi kişinin kendisi yerine oynayabilse, muhtemelen ona ancak o kadar zarar verebilir bir koşul içinde bulunmaktadır. Bu durumda zorda kalan oyuncunun hamle yapmaması en iyi seçenek gibi görünmektedir, ancak satranç kuralları dahilinde hamle yapmama gibi bir seçenek yoktur.

Zugzwang koşulunun ortaya çıkmasında risk hesabının önemli rolü vardır. Oyun sırasında doğru hamleler yapılmaması ve dahası ortaya çıkan çeşitli fırsatların riske girmemek adına kullanılmaması, anı kurtaran hamlelerden dışarı çıkılmaması, oyunculardan birini bahsedilen olumsuz çıkmaza itmiştir. Buna karşılık rakibinin durağanlığını iyi kavrayan kişi, oyuncunun üstüne gitmiş ve onu adeta kendisi yararına hareket etmeye zorlamıştır. Başka bir deyişle, gelinen noktada rakibi hamlesini adeta kendisi için yapmaktadır. Bir hamle geçme olanağı da olmadığındır ki, sıkışan oyuncu böylece ne yaparsa yapsın, rakibine yardım edercesine kendi mahvına destek olur. Zaten başka bir seçeneği de yoktur.

Siyaset ve Zugzwang

Bugün dünyanın pek çok bölgesindeki sınıf hareketlerinin zaman zaman bir “zugzwang hamlesi”ne mahkum kaldıkları görülebilir. Bunun nedeni, koşullar kendilerine karşı olsun, olmasın, süreğen bir “siyaset üretmeme” ve anı kurtarma yönünde ısrar etmeleridir. Oysa durağan kalarak risk alınmadığı düşüncesinin yanlışlığı, yerküreye ilişkin sadece son birkaç senelik olgusal bir muhasebeyle sergilenebilir. Böylesi bir muhasebe dahilinde, yine halkın bir coşkulanım deneyimlediği zamanların hep belirli bir risk alınma durumunda ortaya çıktıkları da pekala tespit edilebilir. Bu noktada elbette her seçenek sonucunda belirli bir risk doğduğu aşikardır. Lakin doğru hamleler ve “Ben buradayım!” diyen kimi fırsatlar etrafında alınacak riskler, bir durağanlık haline kıyasla hayli düşüktür. Kaldı ki aksi durumda ortaya çıkan umutsuzluktan daha büyük bir risk ve kayıp ortaya çıkması mümkün mü?

Örneğin kalabalıklar nezdinde yaygınlaşan umutsuzlukla beraber, günü kurtaran hamleler üstünden korunabileceği düşünülen alanlar da daima kaybedilme riskiyle karşı karşıya kalırlar. Zira bir umutsuzluk haline kapılan insanların düzenin baskısını artırmasıyla, zaman içerisinde alternatif ilişkilere yönelik ilgilerini kaybetmeleri de bir olasılıktır. Bu noktada ısrarlı bir kesimin daimiliği kuşkusuz beklenebilir, ancak bir öznenin kitleselliğini kaybetmesi ölçüsünde hareket alanının da azalabileceği ve en sonu kendini tekrar eden belirli hamlelere mahkum kalabileceği de söylenebilir. Çünkü kitle, öznenin bedenidir.

Durağanlık karşısındaki ölçü, daima en cesur, eşdeyişle en riskli hamlenin yapılması değildir. Aksine bir risk terazisi eşliğinde sınıfın ihtiyacı ne ise onu sağlayabilmektir. Böylece anı kurtaran hamlelerin ötesine geçerken hesaba ve ihtiyaca göre temkinli, hesaba ve ihtiyaca göre etkili biçimde hareket etmektir. Bu anlamda basit, sıradan bir hamle dahi, yerine göre bir kazanım sağladığı için görece iyi bir hamle olarak kabul edilebilir.

Siyasetin de satranç gibi birden fazla oyuncuya sahip olduğu asla akıldan çıkarılamaz. Ki yapılan her hamlenin karşı bir hamleyle engellenmesi ya da buna çabalanması, daima beklenen bir koşuldur. Bu durumda risk terazisinin yerinde ve doğru işlemesinin, ancak hesabın tüm hamlelerin dikkate alınarak yapılmasıyla mümkün olduğu ifade edilebilir. Özne bir yandan kendi hamlesinin önlenmesini engellemeyi, bir yandan da diğerinin hamlesini engellemeyi önüne almalıdır. Bunu başaramadığı ölçüde, biriken yanlışların yeni bir zugzwang hamlesini beraberinde getirmesi kaçınılmaz olacaktır.

SON HABERLER

Gazeteci Gülden Aydın son yolculuğuna uğurlandı

Bir süredir kanser tedavisi gören ve hastanede hayatını kaybeden Hürriyet Gazetesi'nin deneyimli...

Oyuncu Ümit Yesin son yolculuğuna uğurlandı

65 yaşında hayatını kaybeden ünlü oyuncu Ümit Yesin, Üsküdar Şakirin Camii'nde düzenlenen...

20 yılda 15 kez aday oldu, hiç kazanamadı

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde 1999 yılından bu yana bağımsız belediye başkanlığı, milletvekilliği ve...

Türkiye, dünya mutluluk raporu listesinde 79’uncu sırada

Birleşmiş Milletlerin (BM) yayımladığı Dünya Mutluluk Raporu, dünyadaki en mutlu ülkelerin, en...

İmamoğlu: Yorulduk kardeşim, 5 senede 7 seçim

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, yerel seçim çalışmaları kapsamında,...

Bahçeli’nin anket telaşı: Yalan yanlış araştırma yapıp atıp tutuyorlar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Isparta mitinginde vatandaşlara hitap etti. Bahçeli...

Google’a ‘piyasa hakimiyetini kötüye kullanmak’tan 1,49 milyar avro ceza

Avrupa Birliği, Google'a, reklam hizmeti AdSense'de piyasa hakimiyetini kötüye kullandığı gerekçesiyle 1,49...

Makina Mühendisleri Odası: Kriz, sanayi odaklı derinleşiyor

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO), her ay hazırladığı sanayinin sorunları bülteninin 47’ncisini,...

Erdoğan: Televizyonlara ‘barajları yayınlayın’ diye talimat verdim

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Ankara'da Ankapark'ın açılış töreninde konuştu.

Odak yazar söyleşileri Aynalıgeçit’te geri dönüyor

Odak Yazar Söyleşileri Aynalıgeçit’te geri dönüyor. Mart ayından itibaren Beyoğlu Aynalıgeçit'te devam...