BirGün Minibüsü Samsun'da: Meraları Lojistik Köy, tarımı Cengiz yok ediyor
19.01.2018 07:10 GÜNCEL
Türkiye’nin en verimli ovalarından Çarşamba Ovası’ndaki büyük tarım alanları Cengiz Holding’e ait sanayi tesisinin yanı sıra mobil santrallar eliyle kirletilirken meralar da Lojistik Köy yapımı gerekçesiyle halkın elinden alındı. Tekkeköylüler, “Cengiz’e, AKSA’ya peşkeş çektikleri araziler dururken tarlalarımızı elimizden alıyorlar, ekip biçtiğimiz son yerleri de santral kirletiyor” diyor

NURCAN GÖKDEMİR [email protected] @nurcangokdemir

‘Taş mı yiyelim, zehirlenip ölelim mi?’ Çarşamba Ovası’ndaki Aşağıçinik köylüleri, içine düştükleri hükümet-rantiye kıskacını bu sözlerle anlatıyor. Türkiye’yi besleyen iki verimli ovanın bulunduğu Samsun’da el konulan tarım arazileri, sermayenin para hırsıyla tüm doğal varlıkları yok eden saldırganlığı halkı isyan noktasına getirmiş. “Halkın gazetesi halkın yanında” sloganıyla yola koyulan BirGün Minibüsü’nün beşinci durağı Samsun oldu. CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, minibüsümüze eşlik etti.

Samsun, Yeşilırmak ve Kızılırmak’ın denize kavuşurken getirdiği alüvyonlarla zenginleşen iki büyük ova, Çarşamba ve Bafra ovalarının her iki yanında sıralandığı “Karadeniz’in başkenti” olarak kabul edilen bir il.

Arazilerinin yüzde 45’i tarım arazi olan ve bunun büyük bölümü de sulanabilen Samsun’un ekonomisi. Yeşilırmak ve Kızılırmak’ın cömertliğiyle her zaman tarım ağırlıklı oldu.

Ancak AKP hükümetlerinin tarımı yok eden genel politikası, kentte de iktidar partisine mensup yerel yönetimlerin izlediği politikalar, Samsun’daki tarım arazilerini neredeyse olma noktasına getirirken, geriye kalan alanlar da yapılan tarım da çevre kirliliğinden nasibini aldı. Türkiye’de yüzde 10 oranında olan tarım arazilerindeki gerileme Samsun’da yüzde 17 dolayında. Kentin tümünde yaşanan bu olumsuzluklar neredeyse Çarşamba Ovası’nda toplanmış durumda.

Bölgenin sebze üretim merkezi olan ve kent merkezine, havaalanına yakınlığıyla gözde bir konumda bulunan Kirazlık – Tekkeköy bölgesindeki verimli topraklar AKP’nin gözde şirketlerine, yerel yönetimlere rant sağlama uğruna kurban ediliyor.

AKP’nin gözde şirketleri olan 17-25 Aralık tapelerinin aktörlerinden Cengiz Holding ile Kazancı Holding, dert yanan köylülerin dilinden düşmüyor. Yaz saati uygulamasının sorumlusu olarak gösterilen ve “trafoya giren kedi” sorununu ortadan kaldırma bahanesiyle kamuya büyük oranda jeneratör satarak zenginliğini artıran Kazancı Holding, AKSA Tarım ismiyle TİGEM’den 30 yıllığına kiraladığı Samsun Gelemen Tarım İşletmeleri’nde süt ve besi hayvancılığı yapıyor, diğer yandan da Tekkeköy’deki mobil santralını işletiyor. Bölgenin en önemli sanayi tesisi olan Eti Maden’i özelleştirme sonucu alan Cengiz Holding ise yine aynı bölgede çevrim santralları ile zenginliğine zenginlik katıyor.

Bu arada Cengiz Holding’in enerji santralının bacasından çıkan zehirli gazlar ile Kazancı Holding’in filtreleri çalışmayan mobil santralının denize gönderdiği ileri sürülen atıklara halktan ve sivil toplum örgütlerinden tepki yağıyor.

İnsanı, toprağı, tarımı ve suyu zehirlediği bilinen bu atıkların yanı sıra Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Mehmet Özdağ kirliliğin yanı sıra bir başka olumsuzluğa daha dikkat çekiyor. Özdağ, “Denizden çekilen su 900 derece sıcaklıkta kaynatılıyor, basınçlı buhar elde edilerek tribünler harekete geçirilip enerji elde ediliyor. Denizden çekilen su sıcak olarak geri basılıyor. Yani 1000 megavatlık santral için İstanbul’un 1 günlük içme suyu ihtiyacı denizden çekiliyor. Enerji ihtiyacını karşılama adına gelecek nesillerin dünyasını yok ediyoruz” derken Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Hayati Tosun da BirGün’e şunları anlattı:

birgun-minubusu-samsun-da-meralari-lojistik-koy-tarimi-cengiz-yok-ediyor-416060-1.

“ Santralın kurulduğu alanda ısınan hava ekolojik dengeyi bozuyor. Santralın bacasından çıkan zararlı partikülller tarımsal ürünlerin üzerine düşüyor, yeraltı sularına karışabiliyor. Bu ürünleri tüketen insanlar dolaylı yönden etkileniyor. “
Ölçümler sonucunda Türkiye’nin en kirli İlçeleri sıralamasında öne çıkan Tekkeköy’de yaşananlar AKP’li Belediye Başkanı Hasan Togar’ın bile tepki göstermesine neden oldu. Bu tartışmalar sırasında Samsun şehir merkezine 13 kilometre uzaklıkta bulunan ilçede, ulusal kirliliğin 81 kat, ulusal asit yağmuru sınırının da 10 kat üzerine çıkıldığı anlaşıldı.

Arazilere el konuldu
Kirlilikle boğuşan bölgedeki sorunlar yıllar geçtikçe daha da büyüdü. Bölgedeki Aşağıçinik köyü bu kez de Lojistik Köy Projesi ismiyle kucaklarında buldukları bir projenin mağduru oldu. Bilimsel kriterlere göre, verimli olmayan, mümkünse denize kıyısı bulunan bölgelere, ulaşım ağına yakın yerlerde yapılması gereken lojistik köy projesi, köyün verimli topraklarının yanı sıra meralarının üstünde projelendirildi. Bu kez susmayan köylüler tarım arazisinin amaç dışı kullanıldığı gerekçesiyle yargıya başvurdu. Ziraat Mühendisleri Odası da davalar açtı. Alınan yürütmeyi durdurma kararlarına karşın proje tamamlanma aşamasına geldi.

Zaman zaman kavgaların, çatışmaların ortasında kalan köylüler, çaresizlikle birlikte öfkesini de dillendiriyor… Samsun Büyükşehir Belediyesi, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası, Samsun Organize Sanayi Bölgesi, Tekkeköy Belediyesi ve Samsun Ticaret Borsası’nın ortak olduğu projenin kirlilikle boğuşan köylerini yok ettiğini, ellerinde ekecek biçecek alan kalmadığını anlatan köylüler, “Taş mı yiyelim, zehirlenip ölelim mi?” diye soruyor.

Lojistik Köy’ün Kazancı Holding’e kiralanan kumluk alana yapılabileceğini üstelik bu bölgenin deniz tarafında olduğunu anlatan yaşlı bir Aşağıçinikli, “Bunlar Cumhurbaşkanı’nın babasının adına okul açmış. Bizim elimizden varımızı yoğumuzu aldılar, yakın böyle bir köyün ismi bile kalmayacak. Gidip oraya kursalardı, köyü” diyor.

***

Kentte sorunlar çığ gibi

birgun-minubusu-samsun-da-meralari-lojistik-koy-tarimi-cengiz-yok-ediyor-416061-1.

CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek:
Kıyılarımız, akarsularımız, ormanlarımız ve havamız tahrip edilmeden, kirletilmeden korunmalıdır.
Samsun’daki Belediyelerin yatırımlarına baktığımızda daha fazla borçlanmalarını anlayamıyoruz! Gerekli denetimlerin olmadığını görüyoruz.

Tarımsal üretimde; Fındık, Çeltik üreticileri başta olmak üzere tarımsal ve sebze üretimi yapan çiftçilerimiz; ürettikleri ürünlerin değerlerini bulmaması sonucunda zarar etmektedirler. Yanlış tarım politikaları sonucunda; tarım ülkemizde olduğu gibi ilimizde de çiftçimizin yoksulluğu daha çok artmıştır.

Çiftçi ve üreticilerimiz; borcu, borçla kapatır duruma düşürülmüştür, bunun sonucunda kırsal alanda göç hareketleri hızlanmış ve köyler boşalmaya başlamıştır. İlimizin nüfusu ülkemizdeki nüfus artış oranlarında artış göstermemektedir, göç artmaktadır. Genç ve eğitimli nüfusun göç etmesi önemli sorunların başında gelmektedir. Samsun’da işsizlik oranı ülke yüzdesine göre daha fazladır. Yerel ve merkezi yönetimler; Samsun da istihdamı artıran, Ovalarımızda yetiştirilen ürünlerin çeşitlendirilmesi, karlılık, ürün ve rekoltesinin artırılması için destekleme politikaları bir an önce devreye sokulmalıdır.

***

Burada hayat durdu

birgun-minubusu-samsun-da-meralari-lojistik-koy-tarimi-cengiz-yok-ediyor-416062-1.

Çarşamba Ovası’ndaki tanıklıklarımızın ardından, ürettiği birinci sınıf tütünü ile bilinen, ülkenin tütün deposu olması nedeniyle bir sigara çeşidine ismini veren Bafra’ya gittik.

CHP Bursa Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Orhan Sarıbal’la birlikte sohbet ettiğimiz Bafralıların anlattıkları ülkede yaşananların özeti, “Yok edilen tarım, işsizlik, banka ve kredi borçları”…

Bafra merkeze çok yakın eski belediye, yeni mahalle Kolay’da bir kahvehanede köylülerle bir araya geldik. Bölgede en fazla tütün üretilen ancak Derbent Baraj gölü nedeniyle topraklarının büyük bölümünü kaybeden kolay gölle birlikte gelişen balıkçılıktan da nasibini alamamış. Balıkçılığı Kolay dışından gelen şirketler yapıyor, devletin bilinçli politikaları sonucu tütün üretiminden vazgeçirilen halk, yaşadıkları yerleri terk edip büyük kentlere göç etmiş. Kolay’daki en geç vatandaşın 50 yaşında olduğunu, hiç çocuk doğmadığını anlatan eski Belediye Başkanı Hüseyin Şahin, “Burada hayat durdu. Türkiye’nin en kaliteli tütünü üretiliyordu önce araziler gitti sonra tütünü üretecek olanlar” diyor.

Kolay’ın Neyzen Tevfik’in babasının yaşadığı yer olduğunun altını çizen, geçmişteki canlı kültür sanat yaşamını, “Futbol sahasında bale gösterisi yaptırdık” sözleriyle anlatan Başkan Şahin’le boş sokaklarda yürüdük. Neyzen Tevfik’in heykelinin bulunduğu yere doğru giderken süslü ve yeni bir yapı dikkatimizi çekiyor. Binaya baktığımızı gören Kolaylılar, “Kuran Kursu burası” diyor, gülerek. Kolay’da yaşayanlar azatlığı için banka şubelerinin kapandığını, PTT’nin faaliyetini son verdiğini anlatan yurttaşlar, “Siz gelmeden birkaç saat önce tek banka otomatını kaldırmaya geldiler, direndik , şimdilik vazgeçtiler, bize üç ay müddet verip gittiler” diye anlatıyor.

***

Son tütün üreticisi

birgun-minubusu-samsun-da-meralari-lojistik-koy-tarimi-cengiz-yok-ediyor-416063-1.

Kolay’da geçmişte her hane tütün üretirken bugün sadece tek bir tütün üreticisi kalmış. Eski muhtar Nevzat Tokur, “Ben de inadımdan bırakmıyorum, zaten ektiğim az bir yer. Kolay’ı bitirdiler, hiç kimse bir şey üretmiyor, köyde doğru dürüst yaşayan yok ama üç tane kahvehane var, olanlar kahvede vakit öldürüyor” diyor.

“Direndi, kazandılar”
Bafra’da son ziyaretimizi organik tarım yaparak ayakta kalan Sürmeli Köyü’ne yaptık. Köy kahvehanesinde bir araya gelen köylülerin anlattıkları da daha önce anlatılanların birebir aynısı. Ancak burada bir başka sorun daha anlatılıyor, köy tüzel kişiliklerinin mallarına, hatta paralarına el konulması. Hükümet’in Bütünşehir Yasası ile aldığı yetkilerini kullanarak, büyük alanlara el koyduğundan dert yanan bir köylü, “Aşağı köydekiler direndi vermedi, biz ne yaptık, sustuk baktık” diye sitem ediyor.

Abdullah Tan isimli bir köylü de devletin tarım politikasının, ülkeyi ithal ürünlere muhtaç hale getirdiğini, ürünün gerçek değerini vermediğini, girdilerin pahalılığını anlatırken “Biz ürettiğimizin karılığını istiyoruz onlar bize sadaka veriyor” diyor. Borçları nedeniyle sağlık hizmeti de alamadığından yakınan Abdullah Tan’a, bir başka köylü, “Ödeseydin borcunu. Hükümet daha ne yapsın, bak ben yeşil kartlıyım istediğim gibi tedavi görüyorum. Parti kötüleme” diye tepki gösteriyor. Yanında oturan ve Abdullah Tan’ın söylediklerine katıldığını belirten bir hemşehrisini de “Sus, yerin kulağı var” diye sertçe uyarıyor.

Samsun’daki program, akşam EMO Salonu’nda yapılan bir panelle son buldu. Toplantıya katılanlar, özgür basının az sayıdaki temsilcilerinden olan BirGün’e olan desteklerini dile getirdi.