BirGün; patronsuz ama sahipsiz değil
01.02.2018 07:35 GÜNCEL

BirGün gazetesi bundan iki yıl önce şu sözlerle bir üyelik kampanyası başlattı: “Bir üye-destekçi kampanyası başlatıyoruz. Binlerce okurumuzun, sevenimizin desteği ile sabit bir gelire kavuşmak istiyoruz. Karşılığında da e-gazete üyeliği, kitap dergi hediyeleri, festival biletleri veriyoruz. Bu ülkede BirGün’ün yaşamasını, büyümesini isteyecek on binlerin, yüz binlerin olduğunu biliyoruz.”

Kampanyamız ikinci yılını da doldurdu. Şimdi yenileme sürecimiz ve yeni okurlarımızın katılacağı kampanyamız başlıyor. Bu iki yıl içerisinde çağrımıza ülkenin çok çeşitli yerlerinden destek geldi. Yurtdışında gazeteyi alma şansı olmayan dostlarımız için de güzel bir imkân oldu. Peki, bu bir yıl içinde başka neler oldu ve biz neler yaptık?
2017 tüm diğer alanlarda olduğu gibi gazetecilik açısından da zorlu bir yıldı. Fiilen ve hukuksuzluklarla tüm erkleri kontrolüne almış olan kişiler, bu fiili yönetimin anayasal mevzuatını da yapmak için kolları sıvadı. Ülkeyi eşitsiz koşullarda bir referanduma götürdüler. Tüm adaletsizliklere rağmen halk kendi olanaklarıyla yüzde 50’nin üzerinde bir “Hayır” çıkarmayı başardı. Sandıkta kazandığımızı türlü hilelerle masa başında kaybettik. Bunun üzerine oluşan toplumsal tepki Adalet Yürüyüşü’nde ve Adalet Mitingi’nde kendisini gösterdi. BirGün “Hayır’ın çağrısının” sözcüsü olmaya çalıştı. Medyada yok sayılanların sözü oldu. Adalet Yürüyüşü’nü ana muhalefetin yürüyüşünden çıkarıp tüm halkın tepkisinin akacağı bir yol olmasına çalıştı. Sayfalarını yürüyüşe ve yürüyüşçülere açtı. Ülkenin sokulduğu savaş ortamında ifade özgürlüğünün, yaşamı savunanların, hekimlerin, sanatçıların yanında durdu.

TIKLA, BİRGÜN'E ABONE OL

Tüm bunlar olurken haber alma hakkına ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırılar da sürdü. Çalışma arkadaşımız Mahir, tüm dünyanın gördüğü, yazıp çizdiği, Bakan’ın ortaya saçılmış maillerini Twitter’da paylaştığı iddiası ile terör suçlamasıyla bir yıla yakın tutuklu kaldı. Oysa öyle bir paylaşım da yoktu. Mahir, tahliye edildi ama yaşamından çalınan günlerin hesabını henüz kimse vermedi.

Tüm bu sıkıntılar içinde bizler işimizi yapmaya devam etmeye çalıştık. Döviz nedeniyle kâğıt fiyatları tavan yaptı, ayakta kalmak için baskı sayımızı indirdik, tirajımızı kademeli olarak azalttık. İnternete yatırım yaptık, her gün canlı yayınlar ve stüdyo konukları ile bir nevi web tv hizmeti vermeye başladık. Bu yayınlarımız Tele 1 ekranlarında dayanışma ile yer aldı. Basılı gazetede ise internette zaten gördüğünüz haberleri giren değil fikre, arka plana, analize, ağırlık veren bir gazete olmaya çalıştık. Bu sırada da ülkede çocuk tacizcilerini, ekonomik rezaletleri bulup çıkarmaya devam ettik. BirGün Minibüsü ile halkla buluşup halkın sorunlarını dinledik. MediaCat’in yılın manşeti ödülünü kazandık. Pazar ekimiz her pazar gündemi belirlemeye devam etti.

Yıl boyunca yol arkadaşlıklarını derinden hissettiğimiz meslektaşlarımız başta olmak üzere tüm direnen basın emekçilerine ayrıca teşekkür ediyoruz. Üye olup paylaşan aydın, yazar ve siyasetçilere de minnettarız.

BirGün’ün sesi “hayır”ın sesi, adaletin, özgürlüğün, barışın ve emekçi halkın sesidir. BirGün patronsuzdur ama sahipsiz değildir!

birgun-patronsuz-ama-sahipsiz-degil-421876-1.

TIKLA, BİRGÜN'E ABONE OL