Anasayfa GÜNCEL Bu ahlaki mesele değil

Bu ahlaki mesele değil

Tabii ki eşit koşullarda yapılmadı referandum. ”Evetçiler” yarattıkları eşitsizliği saklamak ne kelime, gözümüze gözümüze soktular adeta. Devletin, televizyonundan, neredeyse sağlık ocaklarına, camilerine, valisinden kaymakamına kadar neyi varsa “evet” cephesi için koşturdular. Koşturulanlar da bundan pek yakınıyor değillerdi elbette.

Tüm bu tanık olduklarımız “genel ahlak” çerçevesinden baktığımızda elbette failleri için yüz kızartıcı eylemlerdi. Ama çok basit ancak çok köklü insani duyarlılıklar üzerine inşa edilmiş genel ahlak açısından değerlendirilip ele alınacak bir durum değil bu. Çünkü genel ahlakın kurallarının, her türden inancın “özel ahlakı” karşısında pek bir geçerliliği yok. Dolayısıyla amaca giden yolda her şeyin mubah olması genel ahlak tarafından benimsenmese de amacın kutsiyetine uygun “ahlak dışılık”lar yapmak, yapanlar açısından çok “doğal. Ulvi bir amaç için yapılır bu tür şeyler. O nedenle bizim “ne kadar da etik dışı”, “amma da ahlaksızlık” gibi çıkışlarımız muhataplarımızın amaçlarının kutsiyeti(!) karşısında hiçbir anlam ifade etmez.


İşin içinde ümmetin çıkarı varsa kim takar genel ahlakın kurallarını? Referandumdan zaferle çıkmayı tüm ümmetin meselesi gibi göstermediler mi bunlar? Kazanan Recep Tayyip değildi ki, onun şahsında İslam’dı. Öyle demediler mi? Genel ahlakın hırsızlığın bir türü sayarak lanetlediği “yolsuzluk” için “şeri açıdan bakıldığında yolsuzluk hırsızlık sayılmaz” diyen bunların fetvacısı o zat değil mi? Bu nedenledir ki, sizi bilmem ama ben uzun zamandan beri meseleye ahlak falan gibi yüksek insani hassasiyetler cephesinden bakmıyorum. Şu ayakkabı kutusunda paralar, sıfırlanması istenen meblağlar konuşulduğu sıralarda, toplumda bunun düpedüz yolsuzluk olduğu kanaati yaygınlaştığında “Müslümanın günah işleme özgürlüğü vardır” diyen bunların milletvekili değil miydi? O adama hangi ahlakı anımsatacaksınız?

Referandumda hile hurda yapıldı mı, yapıldı mı? Ahlaka aykırı mı? Hayır, değil. Çünkü her türlü aracı cihadın bir parçası haline getiren için, hele Darül harp’te, yalan, hile mubahtır. O nedenle hiçbir şey olmamış gibi, hiç yüzleri kızarmadan karşımıza geçip “milli irade” deyip durmalarının nedeni budur.

Recep Tayyip Erdoğan’ın bu toplumu böldüğü doğru. En büyük kötülüğü de geleneksel bir karakter taşıyan Anadolu İslamı’nı yok etmekle yaptı. Mesele bu açıdan önemli. Artık Anadolu İslamı falan yok. Selefileştirilmiş bir İslam anlayışını aşıladılar bünyeye çünkü. Bu kadar öfke, kendinden olmayana bu kadar nefret geleneksel Anadolu İslamı’nın özellikleri arasında yoktu bildiğim kadarıyla. Bu Selefi tutumudur.


Yarışta eşit olmak, rekabeti hakkaniyetle sürdürmek Anadolu değerler sistemi içinde önemli erdemlerdi. Bu erdemlerin İslam’ı siyasal olarak bir yere götürmeyeceğine inanan selefi, siyasallaşmanın o bildik araçlarına başvurdu bu yüzden. Sahte mağdurlar yaratmaktan, başkalarına iftira atmaya kadar her seferinde kullandıkları araçlara yani. Kabataş’ta “türbanlı bacıya” saldırı palavrası, laikleri, solcuları şeytanlaştırmanın bir provasıydı. İftiraydı, alçaklıktı, ahlaksızlıktı ama selefi İslamının radikalleşmesinde pek bir müthiş siyasal araçtı. Amacın kutsiyeti, aracın ahlaksızlığını örter selefi açısından.

Oy çalarken de mantık buydu. İçlerinden bir tanesi olsun, “yarış da eşit değildi, oylamada da usulsüzlük yapıldı” demiyor farkındaysanız. “Evet” demek farzdır diyen bir şarlatan “alim”in sözleri ahlaktan çok daha etkili çünkü. İktidarda kalmak, inançları açısından o kadar önemli ki bu tiplerin, orada kalmak için yapılan her çaba “farz”dır gerçekten de. İnançları için ahlaksızlık yapmayı, yalan söylemeyi, hileye başvurmayı göze alanlar inançlarının kahramanı sanıyorlardır kendilerini hiç kuşkum yok. Yalan söylemeyi, rakibi hileyle alt etmeyi, inançları için fedakarlık bile sayabilirler bunlar.

Bunların Necip Fazıl’ını, Yassıada’da Menderes’ten örtülü ödenek yoluyla para aldığı için sorguladılar. Utanacağı, sıkılacağı yerde mahkeme heyetine “aldım ama alırken ne zorluklar çektim bir de bana sorun” dedi adam.

İşte bu cihat esintili “özel ahlak” karşısında genel ahlakın hiçbir gücü , etkisi yoktur.

O nedenle feryat, figan “ahlaksızlık yaptılar” deyip durmayalım. Dürüstlükleri tutup “evet yaptık, ne var bunda” deyiverirler, apışıp kalırız.

Ahlaksızlığını kabul edene karşı ne yapabiliriz ki?

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

10,178AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Şehirlerdeki kitapçı oranları belli oldu

Belirli şehirlerdeki 100 bin nüfusa oranla bulunan kitapçı sayıları belli olurken, bu...

Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye 500 milyon avro finansman

Dünya Bankası kentlerde sürdürülebilir kalkınma için Türkiye’ye 500 milyon avro finans verilmesini...

Ferhat Tunç’tan 6. Yılında Gezi Klibi: Anne beni Haziran’da bul

Sanatçı Ferhat Tunç, Gezi direnişinin altıncı yılı anısına, “Anne Beni Haziran’da Bul”...

Aziz Yıldırım: Fenerbahçe’de bir daha yönetici olarak yer almam

Şike soruşturmasıyla "kumpas" suçlaması yöneltilen eski emniyet müdürlerine açılan davayı izlemek için...

Tavuk eti fiyatı 3 ayda yüzde 50 arttı

Son 3 ayda tavuk firmalarının yaptığı zamlarla yüzde 50 artan tavuk eti...

Balıkesir’e aşırı sıcak uyarısı

Balıkesir Valiliği, yaklaşık 10 derece artması beklenen hava sıcaklığına karşı yurttaşları uyardı.

Caretta carettaların yumurtlama alanında yapılacak festival Meclis gündeminde

Mersin'de caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağalarının üreme ve yumurtlama alanı olan...

“3. Havalimanı ihtiyaçtan olmayan bir Binali Yıldırım projesi”

Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, bugünkü yazısında Türk Hava Yolları eski Yönetim...

Kaftancıoğlu: Bir avuç insana rant yaratmak için mücadele edenler kaybedecek

Gaziosmanpaşa’da kentsel dönüşüm mağdurları, yaşadıkları evlerin yıkımıyla ilgili mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma...

Fenerbahçe’de gündem transfer

Fenerbahçe, transfer listesini belirleyerek önümüzdeki sezon için harekete geçti. Emre Belözoğlu ve Allahyar Sayyadmanesh ile büyük ölçüde...

Sonraki haber