Bu bakana Türkiye’de bakan olmaz
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN
İsveç’te gözler aydır bu adamın üzerinde. Bütün sonbaharı yaptığı açıklamaları adım adım takip ederek geçirdik. Çünkü o, söyledikleriyle alıp alıp açıkladığı kararlarla İsveç ekonomisini...

İsveç’te gözler aydır bu adamın üzerinde. Bütün sonbaharı yaptığı açıklamaları adım adım takip ederek geçirdik. Çünkü o, söyledikleriyle alıp alıp açıkladığı kararlarla İsveç ekonomisini yönetiyor. Dünya ekonomik krizdeyken o,  gemisini karaya oturtmadan emin sulara taşımaya çalıyor. Anders Borg, 1968 doğumlu, İsveç Ekonomi Bakanı. Türkiye’de Anders Borg tipinde bir adamın, bakan olmayı bir kenara bırakın, bir bankada gişe memuru olması bile şimdilik mümkün değil.

Çünkü kırk yaşındaki bu adam uzun saçlı ve küpeli. 2006 yılından beri hükümette ekonomi bakanı olarak görev alan Borg, evli, üç çocuğu var ve kendisini feminist olarak tanımlıyor. Lise yıllarından itibaren şimdiki hükümet partisinin çeşitli bölümlerinde siyeset yapan Borg, üniversite eğitimini felsefe, ekonomi tarihi ve siyaset bilimleri üzerine tamamlıyor. Stockholm Üniversitesi’nde iki yıllık ulusal ekonomi doktorası yapıyor ve eğitimi sonrasında çeşitli bankalarda yönetici olarak görev alıyor.

Eski banka yöneticisi, sağcı hükümetin, at kuyruklu Ekonomi Bakanı Borg, son açıklamalarında bankalara yüklendi. İsveçlilere çağrıda bulunan bakan, vatandaşların bankalarını arayıp “Üst düzey banka yöneticilerine verdiğiniz bonuslar mı önemli yoksa ev keredileri faizleri mi?” diye sorulmasını istedi. Ekonomi Bakanı, özellikle borç garantisi konusunda bankaların kapsamlı bir şekilde devlet sistemiyle birleşmesini istiyor. Borç vermek için borçlanan bankaların borçlarını garanti altına alınmak isteniyor. Bu işbirliğiyle piyasalarda  güven sağlanacak ve böylelikle bankaların borçlanma masrafları düşecek. Borg, bankalara “Ben, seni göreyim, sen de vatandaşın senden aldığı borcun faizini yükseltme” diyor.

Küresel krizi, ekonomisinde iyiden iyiye hissetmeye başlayan İsveç’te yaşanacak gelişmeler bir bir anlatılıyor. Hiç kimse “Taş gibiyiz bize bir şey olmaz” demiyor. Ekonomi Bakanı Anders Borg, İsveç’te önümüzdeki 3 yıl içinde işsizliğin artacağını bildiriyor. Ülke genelinde 170 bin kişi işsiz kalacak. Kriz patladığından beri şimdiye kadar 39 bin 940 kişi işten çıkartıldı.

 İsveç ekonomisinin lokamatif güçleri de işten çıkarmalarda baş rolleri oynadı. Otomobil sektörünün devi Volvo 30 Eylül’deki ilk işten çıkarmalardan beri İsveç’te 4 bin, Belçika’da 600 çoğunluğu fabrika işçisi olan çalışanlarının işlerine son verdi. Üretim alanı iş makinaları olan Sandvik firması da daha üç gün önce 800 kişiyi işten çıkardığını duyurdu. İsveçli ilaç şirketi Astra Zeneca da personelinde azaltmaya gideceğini açıkladı.

Peki nasıl oluyor da rahatına böylesi düşkün bir toplumunda işten çıkarmalar, gelir azalmaları infial yarat mıyor? Herkes biliyor ki bu kriz tüm dünyada yaşanıyor. Katlanmak gerek. Sosyal devlet anlayışı içinde İsveç’te daha önceden unutulmamış, krizden çok önce düşünülmüş bir iki ön hazırlık da var. Örneğin, işsizlik parası. Çalışanların maaşlarından çalıştıkları süre boyunca yapılan belli kesintiler işsiz kaldıklarında onlara geri dönüyor. İsveç’te işsiz kalanlara ayda 11 bin 120 kron yani 2 bin YTL’nin üzerinde para ödeniyor. Bu işsizlik parası belli sendikalara üye olunursa artabiliyor da. İşsizler bir yılla iki yıl arasında değişen bir zaman diliminde işsizlik parası alabiliyor.  Kriz dolayısıyla çalışma sürüsi yarım zamana düşürülen bazı iş kollarında çalışanlar, işsizlik parasının altında ücretler alabiliyor.

Ayrıca firmalar, işten çıkardıkları kişilerin maduriyetini azaltmakla yükümlüler. Örneğin Volvo, işinden her hangi bir koşul öne sürmeden ayrılan her işçisine 100 bin kronluk, yaklaşık 20 bin YTL bir tazminat ödedi. Bu parayı alan işçiler, belli bir süre işsizlik parasından yararlanamayacak.  Özellikle Kuzey İsveç’te nufusun azlığından dolayı hâlâ işçi ve çalışan sıkıntısı yaşanıyor.

Toplumun herkesimi krizin faturasını ödesin isteniyor. Tam da bu yüzden Ekonomi Bakın Borg’un çeşitli şirketlerin CEO’ları için gereğinden fazla kazandıklarına dağir yönettiği suçlama dönüp yine hükümeti vurdu. İsveç Postanesinin Genel Müdürü’nün aylık kazancının 900 bin kron, yani 180 bin YTL olduğu gazetelere düştü. Başbakanın 131 bin kron, yaklaşık 26 bin 200 YTL kazandığı ülkede, devletin CEO’su nasıl böyle kazanır sorusu bu kez Borg’a soruldu.