Bu fuarda bütün dertlerimizi sırtlandık
16.11.2018 10:26 KÜLTÜR SANAT
TÜYAP'taki imza günlerinde okurları ile buluşan Soysal: Türkiye tarihindeki en büyük ekonomik krizi yaşarken toplumun üzerinde ‘her şey pahalı duygusu’ doğallıkla iyice köpürdü ve daha çok arttı ki önemli bir somut nedeni var bunun. Beri tarafta şunu unutmamak gerekiyor; kitap temel ihtiyaç maddesidir

DERYA AYDOĞAN [email protected]

Sıra dışı çocuk ve gençlik kitaplarıyla tanınan yazar Mine Soysal, 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'nda okurları ile buluştu. Her yaştan okur kitlesine sahip Soysal ile kitap fuarının bu yılki önemini konuştuk.

► Okurlar ve yayınevleri ekonomik açıdan zor günler geçirirken, bu yılki fuar nasıl bir umut vadediyor sizce?
Umut vadediyor çünkü yayıncıların, yazarların, kitaba emek veren bütün kesimlerin en büyük buluşmasındayız ve bütün dertlerimizi sırtlandık. Burada kitapların ve okurların arasında kendimize oksijen çadırı yaratmış gibiyiz aslında. Yayıncılar son derece cefakâr ve dirençli ekiplerdir. O nedenle Türkiye’de yayıncı olmak zaten hiç kolay değil, normal koşullarda da kolay değildi. 2018 gerçekten felaketler silsilesi olarak yaşandı yaşanıyor. Henüz hiçbir şey geçmiş değil. Dediğim gibi bizim panzehrimiz okurlarımız ve yaptığımız nitelikli güzel kitapların arasında olabilmek. Bu tabi ki müthiş bir umut ve yarın hayali yaratıyor hepimize.

Kitap temel ihtiyaçtır
► Herkesin cebindeki paranın eridiği, değer kaybettiği bu dönemde okuyucuya ne tavsiye edersiniz?
Ülkemizde şöyle bir yanılsama var. Kitabın ucuz olması ve etiket fiyatının çok az olması gerektiğine dair, tuhaf bir yanılsama var. Zaten böyle bir ülkeydik hep... Türkiye, tarihindeki en büyük ekonomik krizi yaşarken toplumun üzerindeki ‘her şey pahalı duygusu’ doğallıkla iyice köpürdü, daha çok arttı ki önemli bir somut nedeni var bunun. Ama beri tarafta şunu unutmamak gerekiyor; kitap acil ihtiyaç maddesi, temel ihtiyaç maddesidir. Ekonomik sıkıntıda ilk anda kitabı kesmek bizim alışkanlığımızdır. Mesela tost almayı veya gofret almayı kesmeyiz ama kitap almayı azaltırız, kesebiliriz. Burada değiştirebileceğimiz çok şey var. Kitabın acil ihtiyaç malzemesi olduğunu unutmayalım. Bence kitaplar her an her koşulda okura ulaşabilmeli. Yani içindekilerden okurun edinebilmesi gerekir. İlla satın alarak değil, kitapların halk kütüphaneleri ve kitapçılar aracılığı ile ülkenin her noktasına ulaştırılması temel ve çok acil bir ihtiyaca cevaptır.

bu-fuarda-butun-dertlerimizi-sirtlandik-531509-1.



► Küçük okurlarınızla buluştunuz, kitaplarınızı imzaladınız. Sizin için bu buluşmaların önemi nedir?
Ben şanslı bir yazarım. Çünkü sık sık okullarda ve kütüphanelerde pek çok farklı organizasyonlarda okurlarımla bir araya gelebiliyorum. O nedenle kendimi her zaman çok şanslı bulurum. Ama fuarda bir araya gelişin şöyle bir heyecanı var; genellikle büyükleri ile geliyor küçükler fuara. O zaman o kuşaklar arası farkın aslında okurlarımızla asıl nelere neden olabildiğini tekrar izleyebiliyorum, tanık olabiliyorum. Anne ve babalar çocukları için kitap imzalatırken, gözümün içine bakarken benim çocuğu ile iletişim kurmamı değil kendisi ile iletişim kurmamı istiyor ve çocuğunun adını kendi bana söylüyor. Halbuki; beşinci, altıncı, yedinci sınıftaki bir insan için istediği yazarla istediği gibi iletişim kurmak kendi hakkı, en doğal yapabileceği şey ama yetişkinlerle çocuklar arasında müthiş çatışmalar, çelişkiler, tatlı-acı bir sürü sorun burada hepimizin içinden gelip geçiyor. Hayat sonuçta… Ama bütün bunlarla halli hamur olmak ve onlarla, normalde belki de bir iki dakika içinde bile günlük hayatlarında konuşamayacakları gibi bir iki şey konuşmak hem benim için muhteşem ve inanıyorum ki onların bu gece yatağa yattıklarında akıllarında küçük küçük bir sürü sözcükler, cümleler, bakışlar kalacak... O da çok umut verici ve iyi hissettirici bir şey.