Bu hafta ne bulduk, ne öğrendik? ‘Uzaylılar’ yere ayak bastı
08.10.2017 11:44 BİRGÜN PAZAR

2 Sovyet kozmonotu, tam 185 gün uzayda kaldıktan sonra dünyaya döndü. Bu inanılmaz bir rekordu...

11 Ekim: Rekor kıran kozmonotlar döndü
Uzay istasyonu Salyut 6’da 185 gün kalarak rekor kıran Sovyet kozmonotları Valery V. Ryumin ve Leonid I. Popov, 11 Ekim 1980’de dünyaya döndü. Kozmonotların yaşama alanlarında bir cimnastik aleti, özel uyku tulumları, yerçekimsiz ortama uygun tuvalet ve duşların yanında bir de küçük bir laboratuvar bulunuyordu. Başka araçlarla kenetlenme olmaksızın 90 metreküp yaşama alanına sahipti

Ayrıca Valery Ryumin 1979 yılında, tek seferde 175 gün, arada bir dünyaya gidip gelmek suretiyle toplamda 362 gün söz konusu istasyonda kalarak, en uzun süre uzayda ikamet eden insan rekorunu kırmıştır.

Salyut 6, 29 Eylül 1979’da yörüngeye oturtulan Sovyet uzay istasyonuydu. Genel olarak önceki Salyut serisi istasyonlara benzemekle birlikte, Progress ikmâl araçlarının kenetlenebileceği ikinci bir kapı gibi devrimsel bazı tasarım yenilikleri içeriyordu. Bu sayede, Salyut 6, uzun süreli uzay görevlerini destekleyebildi.

1977’den 1982’ye kadar Salyut 6’yı beş uzun ve onbir kısa süreli mürettebat ziyaret etti.

12 Ekim: Colomb Karayipler’e ulaştı

bu-hafta-ne-bulduk-ne-ogrendik-uzaylilar-yere-ayak-basti-362811-1.
Bir sömürgeci kaşif olan Kristof Kolomb, İspanya’nın Katolik Kralları himayesinde Atlas Okyanusu’nu aşan dört sefer yaptı. Kolomb, 12 Ekim 1492’de Karayipler’e ulaştı. Fakat Doğu Hint Adaları’na geldiğini düşünüyordu. Aslında seferin gerçek amacı Hindistan ve Çin’e (Doğu Hint Adaları) yeni deniz ticaret yolları bulmaktı. Ama Colomb Amerika’yı keşfetmişti. Bu keşfin ardından İngiltere ve İspanya başta olmak üzere Avrupa devletleri Amerika Kıtası’nı sömürgeleştirmeye başladı. Colomb’un keşfinin üzerinden bir buçuk asır geçtikten sonra, Kuzey ve Güney Amerika’da yaşayan yerli halkın nüfusu, tahminen %80 oranında azaldı. 1492’de 50 milyon olan nüfus, 1650’ye gelindiğinde 8 milyona düşmüştü. Ölümlerin birinci sebebi ise Eski Dünya’dan, yani Avrasya ve Afrika’dan gelen bulaşıcı hastalıklardı.

13 Ekim: Messier Girdap’ı keşffetti

bu-hafta-ne-bulduk-ne-ogrendik-uzaylilar-yere-ayak-basti-362812-1.
Fransız astronom Charles Messier, 13 Ekim 1773 günü Girdap Gökadası’nı keşfetti. Girdap Gökadası, Gökyüzünün en ünlü sarmal gökadalarından biridir. Bu gökada ve ona eşlik eden amatör gözlemciler tarafından kolayca gözlemlenebilir. Girdap Gökadası; özellikle sarmal kollar ve etkileşen gökadaların, yapılarının daha iyi anlaşılabilmesi için çalışan profesyonel gökbilimciler için, oldukça popülerdir. Messier ise 1774’te bulutsular ve yıldız kümeleri gibi 45 derin uzay nesnesinden oluşan bir katalog yayımladı. Bu kataloğun hazırlanma amacı, kendisi gibi kuyrukluyıldız avcılarına ve diğer gökyüzü gözlemcilerine, değişmeyen gökcisimleriyle hareketli gökcisimlerinin ayırt edilebilmesine yardım etmekti.

14 Ekim: İlk kez ses duvarı aşıldı

bu-hafta-ne-bulduk-ne-ogrendik-uzaylilar-yere-ayak-basti-362813-1.
Takvim yaprakları 14 Ekim 1947’yi gösterdiğinde, ilk kez bir insan ses duvarını aşmayı başarabildi. Elbette bunu bir uçakla yaptı. ABD’li test pilotu Chuck Yeager, Bell X-1 uçağını test ederken, ses hızını aşan ilk insan unvanını kazandı. ‘Ses duvarını aşmak’ ifadesi, havada ses hızıyla ya da ona yakın bir hızla hareket eden bir cismin oluşturduğu aerodinamik olayların tümünü tanımlar. Yeager daha sonra askeri kariyerinde general rütbesine kadar yükseldi.