Bu işte bir terslik var!
TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ TUĞÇE MADAYANTİ DİZİCİ

Kaybedenler Kulübü filminin saygı duyduğumuz yönetmeni Tolga Örnek neden böyle bir film çekti? Yazık değil mi onu takip eden seyirciye? Komedi melodram türünde diyebileceğimiz Sen Benim Her Şeyimsin, baba kız ilişkisi üzerine kurulu. Filmin orijinali bir Meksika filmi. Aptal bir pembe dizi gibi gözüken filmin orijinalindeki baba Meksika’nın televizyon starlarındanmış. Bizimkiler de yeni furyaya uymuş az uyarlama üstü yeniden çekim dünyasına girmişler. Filmin ışığından, diyaloglarına, cırtlak renkli sanat yönetiminden oyunculuklarına kadar orijinalini taklit eden bu filmin her şeyi rahatsız edici. İnsan okyanuslar ötesinde çekilmiş kötü bir filmi sırf orada tuttu diye taklit ederse olacağı budur.

Kesting

Derler ki bir yönetmenin işinin yarısından fazlası doğru kestingtir (oyuncu seçimi). Ama bizim kektörde (oluşamamış sektör) kesting arkadaş sohbetlerinde kararlaştırılan, yönetmen ve yapımcıların aday oyuncularla lalettayin bir yerde görüşülerek yaptığı ciddiyetsiz bir iş anlaşması gibidir. Deneme çekimi yaptıklarını bile sanmıyorum. Pek çok ünlü ismin deneme çekimine katılmama prensibi olduğunu bile biliyoruz. Yahu böyle kompleksli yanlış bir prensip olur mu? Bunun dışında Melis Birkan’ın rol yapamadığını bizim yönetmenler ne zaman görecek merak ediyorum. Tolga Çevik bir nebze olsun filmin kurtarıcısı. Ancak oyuncunun yüzü filmde kullanılan bu cırtlak patlak ışığa ve bu kadar yakın çekime müsait değil. Hiç mi görmüyorsunuz bunu?

Hey gidi garip

Bence şu an vizyondaki ve vizyona girecek hiçbir yerli komedi filmi izlenmeyi hak etmiyor. Neden bu kadar sert yazdın demeyin. O kırılmasın bu parasından olmasın diyerek bu iş yapılmaz. Hazır kimse ile arkadaş değilken veya reklam olsun diye yazmam istenmiyorken yazabileyim... Düşünün, baba kız temalı filmlerde Türk sinemasının en iyi örneklerinden olan, Memduh Ün’ün ‘Garip’ filmini düşünün. Oradaki samimiyeti hatırlayın. Ve şimdi baba kız temalı filmlerin geldiği noktaya bakın. Bu işte bir terslik var!

***

Çılgın Ofis Partisi: Bu mu Noel filmi?

Bizim jenerasyonun sevimli Noel filmlerinden olan Home Alone gibi yapımlardan nasıl oldu da içinde kokain, popolar ve erkek organlarının dolaştığı Noel filmlerine gelebildik. Noel filmleri harika sinema örnekleri değildir belki ama ucuz komedi de değillerdir. Örneğin geçen senenin Noel filmi olan Love The Coopers filmi eksiklerine rağmen aile vurgusu yapan gayet sıcak bir filmdi. Ama bu sene iş çığırından çıkmış gibi.


Çöpten hikâye

Büyük stüdyoların büyük patronları 2 yönetmen, 6 senarist ve onlarca iyi komedi oyuncusu ile nasıl bu kadar rezalet bir iş yapabildi? İşte Çılgın Ofis Partisi (Office Christmas Party) bu görünmez para babası -özel günler filmleri komitelerinden- birinin en son kötü örneklerinden biri...Tatil sezonudur. Partilemeyi seven Clay’in (TJ Miller) yönettiği Zenotek firmasının Chicago ofisi, şirketin CEO’su olan seksi ve sert ablası Carol (Jennifer Aniston) tarafından kapatılmak istenmektedir. Şirketin teknik sorumlusu Josh (Jason Bateman) ile Clay bunu önlemek için önemli bir müşteriyi şirkete bağlamak isterler. Bu müşteriyi kafalamak için de onu ofisin çılgın Noel partisine çağırırlar. Evet onca senaristin yazdığı hikaye bu kadar.

Onca stara rağmen

Bunca komedi starı bu hikayeyi izlenilir kılamaya yetmiyor. The Switch filminde de beraber oynayan kimyaları gayet tutan Aniston ve Bateman’ın bu filmdeki birliktelikleri hiç bir işe yaramıyor. Silicon Valley dizisinden sevdiğimiz komedyen TJ Miller ise zaten yerlerde olan kaliteyi daha da düşürmekten başka bir işe yaramıyor. Her ne kadar Jennifer Aniston hayranı olsak da kendisini bu ucuz komedilerde görmekten artık sıkıldık. Kate McKinnon gibi varlığı bile komedi unsuru olan bir yetenek ise kaybolup gitmiş filmde. İnanabiliyor musunuz McKinnon’ın komedisi sadece giydiği aptal Noel kazağında. Çok az sahnesi olmasına rağmen filmde kadın pezevenk rolündeki Jillian Bell aklımda kalan tek isim. Komik davranırken keskin bir şekilde ciddiyete geçiş yapmasını çok sevdim. Ana akım komedi zaten aptallar içindir demiyorum ama ancak beyninizi bir süreliğine kapatmak isterseniz bu film tercih edilebilir. Gülmemek ise garanti.