Bu kez babanız gündeme getirdi
ÜNAL ÖZMEN ÜNAL ÖZMEN

İçinde TÜRGEV geçen yazılarıma açılan üç davadan birinin gerekçesi “gündemde olmadığı halde gündeme getirerek hakaret etmek”. Hukuk literatüründe böyle bir suç yok! Ama davacı Bilal Erdoğan olunca oluyor.

Gündeme getirilmesinin hakaret suçu sayıldığı konu, Suudi Kralı’nın Bilal Erdoğan’a 99 milyon 990 dolar parayı niçin verdiğini sormuş olmamız. Kusura bakmayın, doğru düzgün yanıtlamadan bu sorunun peşini bırakmayız. Yine soruyorum; ey Bilal Erdoğan, Suudi Kralı 100 milyon dolardan on dolar eksik bu parayı sana niçin verdi. Söyle, bu para neyin nesi?

Suç olan, Bilal adını kullanmak mı yoksa bu soruları tekrarlamak mı! Mahkemeler bir karar verebilse, işi toplumu ilgilendiren olayları gündeme getirmek olan gazetelerin ve gazete yazarının bu saçma gerekçeyle yargılanmasına hukuk ne diyor anlayacağız. Gelin görün ki mahkemeler bir türlü karar veremiyor! Çarşamba günkü duruşmadan yine karar çıkmadı.

Bu kez TÜRGEV ve Bilal adını gündemde değilken gündeme getirmiyoruz. Sebep, baba Erdoğan’ın çarşamba günü TÜRGEV yurtlarının açılışına katılması ve ağız dolusu hakaretleri.  Erdoğan mahkemesi, askeri, polisi, istihbaratı ve tüm yetkilerini kullandığı devletin arkasına gizlenerek resmen halka hakaret etti. Ekmeğini yediği insanların gözüne baka baka türkücü müsveddesinin kaldığı yerden devamla “Varsın onlar kendilerine icazetli şakirt yetiştirsinler!  varsın onlar inadına dekolte, inadına mini etek diye feveran etsinler!” dedi. Onlar dediği sen, ben, o; yani, ölçü etek boyu olduğunda memleketin yüzde doksanı...

Oğul ise İstanbul’daki törenin başında; parti devletinin eyaletteki temsilcileri arasında (vali, büyükşehir belediye başkanı, emniyet müdürü, partilerinin il başkanı ile ilçe belediye başkanları) tam bir şehzade havasında. Bir parça özdeşliğim kalmış olsa devlete hakaret sayacağım bir manzara.

Baba Erdoğan “TÜRGEV’le inancına, tarihine bağlı nesiller” yetiştirecek! Neden inancına, tarihine bağlı? Çünkü inancına bağlı nesil o inancın temsilcisine sadakatte kusur etmez. Bizim eğitim anlayışımız bunun tam tersi; olabildiği kadar çok soru soran, yanıtını alana dek de sorusunu tekrarlayan bir nesil yetiştirmeyi amaçlıyor. İsterseniz sözü buraya kadar getirmişken yanıtını aradığımız sorulardan ikisini muhataplarına buradan bir kez daha iletelim:

1) Kraldan gelen para, Türk eğitim sistemini Suudileştirme anlaşması karşılığı mıdır?

2) Bilinen 99 milyon 990 bin dolar dışında Suudi Arabistan’dan başka para geldi mi?

Lütfen savcılara havale etme yerine bu sorulara bir yanıt verin!