Bu köstebek başka türlü köstebek
Barış Akpolat Barış Akpolat

Anaakım medya ve müziğin iletişiminin sorunlu olduğu bir gerçek. Burada müzik yapan kişi ve gazetecinin ilişkisi biraz gönül işine dayalıdır. Hatır gönül işinden bahsetmiyorum. Müzisyen kendini samimi bir biçimde kendini anlatan işi icra eder. Pozitif enerjisi müziğe yansır. Dinlediğin iş tam sana göre değilse bile samimiyet alırsan desteklersin naçizane. Desteklemezsen bir şey olmaz diye bir kaide yok ve fakat iyi destek alan sanatçı biraz daha ön plana çıkar, kendini birkaç fazla kişiye daha gösterme şansı yakalar ama sonrası yine kendine kalmış.

Geçen haftalarda yeni bazı gruplardan bahsedeceğimi söylemiştim. O kadar çok yeni ve güzel grup var ki nereden başlayıp nasıl devam edeceğimi bilemedim. O yüzden son dönemlerde sıklıkla dinlediğim iki gruptan başlamaya karar verdim. Bundan sonraki haftalarda da arka arkaya olmamak koşuluyla elimden geldiğince güzel bulduğum isimleri paylaşacağım. Tür ayırt etmeksizin.

El Topo
Güzel bir 3’lü var karşımızda. El Topo, İspanyolca’da köstebek anlamına geliyor. Hatta El Topo adında Alejandro Jodorowsky’nin 1970 yapımı filmi vardır. Beklenenin çok üstünde bir math-rock/deneysel deneyimi sunuyor El Topo. Kali adlı şarkıları gerçekten de vokal girdiği anda sizi içine alıyor. Yağız (ex Chopstick Suicide), Birkan ve Durukan’ın yeni albümü Ye’cüc Me’cüc konsept olarak İskandinav, Hint ve Chibcha yerlileri’Nin mitolojilerindeki 3 kötü tanrıçayı ele alıyor. Bu gürültücü albümün vokallerinde de Soner Avcu var. Vokaller gayet iyi, enstrüman hakimiyetleri de başarılı duyuluyor. Ama grubu canlı dinlemeden kesin bir yargıya varamam. Özellikle davullar gayet zor paternlerden oluşuyor. Performansları da albüm kadar iyiyse elimizde şahane bir grup var demek oluyor bu. 3 Şubat Cuma Peyote’de lansmanları olacak.

Emergency Broadcast
Karşımızda gayet sert ve kamyon gibi bir grup var. İster kendi pisliğiyle kavga etsin, protest iş yapan isimlere karşı her daim bir sempatim vardır. Sanmayın ki tırt iş yapıyorsan ve protestsen seviyorum. O kadar da değil. Emergency Broadcast memleketin son yıllarda gördüğü en güzel gruplardan biri. Bir kez o sevdiğim 90’lar punk ve hardcore sound’unu gayet net duyuyorsunuz. Soundları her yeni kayıtlarında gelişiyor. Genç bir grup olmalarına rağmen Biohazar, Sick Of It All gruplarını ilk duyduğum ergenlik yıllarımdaki gibi duvarları yumruklama isteği uyandırıyorlar. Real Tale albümlerindeki Tyrants and Clowns’un Gezi Parklı klibi ve şarkı sonundaki George Carlin’in tiradı müthiş detaylar. Hardcore ve punk seviyorsanız doğru yerdesiniz. Ateş gibi grup.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız