Anasayfa KÜLTÜR SANAT Bu mekân kasten boş bırakılmıştır

Bu mekân kasten boş bırakılmıştır

Boş sayfalar. Kâğıda basılı kitaplardaki boş sayfalar ile PDF formatlı metinlerdeki boş sayfalar farklı duygular yaratıyor insanda. Bir PDF dosyasına göz attığımızda karşılaştığımız boş sayfa bizi tedirgin ediyor olmalı. Acaba sayfa mı yüklenmedi yoksa eksik bir metinle mi karşı karşıyayız? Tedirginliğimizi gidermek istemeleri, boş sayfalara düşülen şu nottan belli: “This page is intentionally left blank”, yani “bu sayfa kasten boş bırakılmıştır”. Aynı metnin basılı halinde bu sayfalar yine boştur ama yayıncı ya da editör bu boş sayfalara herhangi bir not düşme gereği duymamıştır. Elimizde tuttuğumuz, kokladığımız, içine girdiğimiz basılı kitaptaki boşluk ile sörf yaptığımız parlak ekran yüzeyindeki boşluk arasında fark olmalı. Gerçek uzam ile sanal uzam arasındaki fark. Kitaplardaki boş sayfalar okuma yolculuğumuz sırasında yorgun düşmüş zihnimize ve gözlerimize bir mola, yolculuk sırasında karşılaştıklarımızı yeniden düşünme fırsatı sağlarken, ekranda karşılaştığımız boşluklar nedense bir eksiklik duygusu yaratıyor ve tedirgin ediyor bizi. Kasten bırakılmış boşlukların tedirginliği.


Bir denetim ve biçimlendirme alanı olarak sanal uzamdaki boşluk imgelerle, görsellerle, sözcüklerle doldurulmuş, yalıtılmış kutuların düzlemidir ve sanal uzamda ancak dörtgen kutuların içinde varolabilirsiniz. Ekran düzlemindeki her şey, tüm kimlikler dörtgen formundadır çünkü. Aşırı geometrik, iki boyutlu bir düzlem. Facebook bize “Ne düşünüyorsun?” diye sorduğunda ya da bir şeyler paylaştığımızda kendimizi kutuya sığdırarak ifade ediyor ve kimliklendiriyoruz.

Oysa gerçek uzamın sınırlarını istediğiniz gibi genişletebilirsiniz, kendinizi de; kudretinize bağlı. Var olan her şey boşlukta kendi kudretince hareket eder çünkü. İbnü’l Arabi “Varoluşun kökeni harekettir” derken, Demokritos’un sesi yankılanır sesinde; atomların boşlukta hareket ettiklerini ve birbiriyle çarpışarak yeni dünyalar yaratabileceklerini söyleyen sesi. Ve başka atomlara eklenerek durmadan genişleyen toplumsal bedene dönüşebilirsiniz. Hareket eden sözcüklerin birbiriyle çarpışarak, birbiriyle kaynaşarak oluşturduğu kitabın bedeni de boşluklu bir bedendir ve sözcüklerin birbirine sızdığı sayfalarda yeni anlamlar yankılanır. Ve anlamlar boşluklarda yankılandıkça, tınıları birbirleriyle karışıp çoğalacaklar.

Kamusal mekânın, yaratıcı boşluğun sanal uzama dönüştürüldüğü zamanlardayız. Sanal ortamdaki metinlere “bu sayfa kasten boş bırakılmıştır” notunun düşülmesi gibi, kamusal mekânlara da benzer notlar düşülüyor artık. Adı üzerinde, kamuya ait olması gereken rastlantısal karşılaşmaların mekânı tanımlı ve kasıtlı bir mülke dönüşmüştür. New York’ta bir şirket, binasının önündeki meydanı, “mülkü ve koruması AT&T’ye ait KAMUSAL MEKÂN” olarak ilan etmesi, kamusallığın ve kamusal insanın çöküşünün ilanıdır (bkz Bakan, ‘Şirket’, Ayrıntı). Kamusal mekânlar: Karşılaşmalar ve kaynaşmalarla yeni bağlar ve yeni dünyalar kurabileceğimiz herkese ait boşluklar. Ama giderek sanallaşan bir mekânda, kasıtlı olarak bırakılmış kutuların içine hapsettiler bizi. Kasten boş bırakılan mekânlar, tek tek atomların izlendiği, yapabilecekleri hareketlerin önceden kestirilebildiği kontrol mekânlarıdır. Bugün hiçbirimiz izlendiğimizden en ufak bir kuşkuya kapılmıyoruz. O halde kasten kamusal mekân olarak ayrılmış kutularda değil, aksine kutuların duvarlarında açacağımız çatlaklarda kamusallaşabiliriz ancak.

Kendini tanrısal vasıflarla donatan, tanrısallıktan pay aldığını iddia eden bir iktidar var karşımızda. İncil’deki tanrının vasıflarıyla işleyen bir iktidar: “Omniscient” (her şeyi bilen), “omnipresent” (her yerde bulunan) ve “omnipotent” (her şeye gücü yeten). Yeryüzünü haritalandırıp izlenecek yolları ve mekânları biçimlendiren, her şeyi duyan, gören ve bilen, kadir-i mutlak bir iktidarın gözden kaçırdığı çatlaklar vardır her zaman: Bireyler arasındaki mikro ilişkiler. Kamusallık; tanımlı, kısıtlı ve kasten bırakılmış, bireyleri birbirinden yalıtan boşluklarda değil, bireylerin birbirine dokunabileceği, dokundukça genişleteceği çatlaklarda ortaya çıkacak.

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

11,542AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Ölümlü şezlong kavgasının detayları ortaya çıkıyor: AKP’li başkanın ağabeyi çıktı

Balıkesir'in Edremit ilçesinde şezlong tartışması nedeniyle polis memuru Kadir Ozan Yüce’nin öldüğü,...

Türkiye F-35 üretim zincirinden çıkartılıyor

F-35 savaş uçaklarını üreten Lockheed Martin, Türkiye'nin üretim zincirinden çıkartılacağını açıkladı.

Beyaz Saray’da ‘Türkiye’ toplantısı: Olası yaptırımlar görüşülüyor

Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alımına ilişkin yaptırımların görüşülmesinin beklendiği Beyaz Saray toplantısı başladı.

IMF büyüme tahminlerini aşağı çekti

Uluslararası Para Fonu, Washington'daki merkezinde açıkladığı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nda ABD ve...

ABD: İran’a ait ikinci bir insansız hava aracı düşürmüş olabiliriz

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Kenneth McKenzie, bir savaş gemisinin geçtiğimiz...

’30 Ağustos halkı ilgilendiren bir bayram değil’ diyen AKP’li belediye başkanından geri adım

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Temmuz ayı toplantısı ikinci oturumu gerçekleşti. AKP'li Alinur...

Hakan Atilla Türkiye’ye gönderiliyor

Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, Türkiye'ye gönderilecek.

Hasankeyf için çağrı yapıldı

BERKAY SAĞOLİzmir Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi...

5 ayda 724 bin kişi icralık oldu

Kredi kartı ve tüketici kredisi borcunu zamanında ödeyemediği için icralık olanların sayısının...

ABD Savunma Bakanı belli oldu

ABD Kongresi, ABD Savunma Bakanlığı'na ABD Başkanı Donald Trump tarafından aday gösterilen...

Sonraki haber