Bu piyasalar niye bizi sevmez?
MÜSLÜM GÜLHAN MÜSLÜM GÜLHAN

Şu dolar ile endekslerin konumları ve inip çıkmaları artık yaşamımıza yön verir hale geldi.

Doların inmesi, borsanın çıkması en önemli yaşam kriterlerimiz...

Gerçi Jöleli kadar değerimiz yok, adam konuştu mu, veya dile getirdi mi, ortalık karışıyor…

Dolar 2,7 ve ok yukarı doğru, endeks yeşilden kırmızı durumunda ok aşağıya gösteriyor. Tabi kaybeden biz oluyoruz da onun umurunda değil.

Şu faiz ile enflasyonun beraber aşağıya gitme isteği ile ortaya çıkan bir durumdan geldik buralara.

Futbol camiası da bu konuda fena değil hani;

Calderon’dan hemen cevap geldi ve sol cenaptaki futbolcumuz tepki verdi “ evet faiz inmeli”, tabi piyasalar onu da iplemedi.

Bilmiyorum Messi ile Ronaldo “evet inmeli” deseydi piyasalarımız ne olurdu?

Bir de şu “piyasalar aldı” diye bir durumumuz var.

Hani Demirören “sizce mahsuru yoksa tekrar başkanlığa aday olmak istiyorum” icazet aldı ya! Piyasalardan “tık” yok. Hani şimdi piyasalar Demirören’in “biat” ve sadakatini almış mı oldu?

Ama kesin emin olduğum şeyin de; piyasaların Ulusal takımın başarısızlığını çoktan satın aldığıdır.

Artık maçlarda kimse TV’nin başına bile gitmiyor.

Halbuki Fatih Terim ile Türkiye Futbolunun cari açığı tetikleyen unsurlar olmasına rağmen niye bu piyasalar tepki vermez?

Terim ile Türkiye Futbolunun da ki başarısızlığın maliyet analizini yapsak, inananın milyar dolarlık zararlar ortaya çıkar.

Gerçi Fenerbahçe bu sene bu işe sıkı girdi, olası bir başarısızlık da ki zarar ve borçlanma gene bize açık olarak gelecektir.

Ama Galatasaray için aynı şeyi söylemek mümkün değil, bakın Bilal’e iyi para verdi ve yerli oyuncu, yani para içeride kaldı! Sabri ise bizim en büyük güvencemiz 4,8 milyon ile para politikasına yeni bir anlam kazandırdı ve paramızı o da korudu.

Sıcak para politikası Sabri’de tuttu...

Eminim piyasalar bunun kıymetini verip yeşerecektir…

Aşkın piyasa değerini bana psikolog olan eski kız arkadaşım öğretti! Evlilik ve çocuk hakkında konuşurken “Koçgillerden biriyle olsam 6 yada 7 çocuk yaparım” diyerek “aşk” ile “çocuk” arasındaki pariteyi ortaya koymuştu.

Bazen psikologları da anlamak mümkün değil?

Endekslere de takılıp kalmak bazen anlamlı olmuyor. Yeşil renkli oklar yapacağız diye canımız çıkıyor.

Sabri gibi olmak var… Adam değerine değer katarak ortamı nasıl sabitledi, kıskanmak elde değil!

Demirören de aynı; sürekli sermaye artırımına giderek o da kendini TFF’de sabitledi!

Hele-hele o Kulüpler Birliğinin şirket kurup TV maç yayınlarını kendileri satmaya karar vermesi ve TFF Başkanının bunu “canı, gönülden” desteklemesi, herkesin değerine değer katarak kimsenin kıpırdamamasını sağladı.

Tabi orada da yükselen değer Gümüşdağ var.

Onun endeksindeki tüm oklar yukarı ve bir orman gibi yem yeşil… Bir orman gibi kardeşçesine demeği çok isterdim de; piyasalar kolektif şuuru kabul etmiyor, hatta kusuyor…

Allah’tan bu kutsal topraklarda, kutsal insanlar görev başında da dinimize, imanımıza ve paramıza(!) sahip çıkıp koruyorlar! Kimseye de zırnık vermiyorlar?

Artı piyasalar bile “Allah razı olsun” diyor!

Kapitalizm dini de öğrendi!

Bizim jenerasyonun da en büyük kaybı(…) bu kutsal topraklarda (!) tıpkı Nazım Hikmet gibi ortak yaşam istemektir.

"Yarin yanağından gayrı her şeyde hep beraber" diyebilmek adına…