Bünyamin Aygün’ü serbest bırakın
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Milliyet gazetesi foto muhabiri Bünyamin Aygün’den yaklaşık bir aydır haber alınamıyor. Aygün, haber amacıyla
gittiği Suriye’de kaçırıldı. Hatay Yayladağ’dan 26 Kasım Salı günü sınırın diğer yakasındaki Selkin köyüne geçen Aygün, burada haber çalışması yaptıktan sonra bir muhalif komutanın kendisiyle görüş-mek istemesi üzerine gazetesini arayarak bu komutanla görüşeceğini söyledi. Bu telefon görüşmesinden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.

Cihatçı çetelerin çöplüğüne dönüşen Suriye’de Aygün’ün hangi gruplar tarafından kaçırıldığı bilinmiyor. Tek bilinen
Aygün’ün sayıları yüzleri bulan bu gruplardan birinin elinde rehin tutulduğu. Bölgede bizzat AKP hükümeti tarafından desteklenen onlarca örgüt var. Ahraruş Şam’dan Kuzey Kasırgası’na, Tevhid Sancağı Tugayı’ndan Faruk Tugayı’na... Aygün, El Kaide bağlantılı grupların da elinde olabilir, Baş-bakan Erdoğan’ın irtibat halinde oldukları-nı itiraf ettiği ÖSO’nun da.

• • •

Çatışmaların başladığı Mart 2011’den bu yana 110 gazetecinin hayatını kaybettiği Suriye, bütün dünyada gazeteciler için en tehlikeli ülkelerden biri. Şu anda 30’dan fazla gazeteci, çeşitli gruplar tarafından alıkonulmuş durumda. İspanyol gazetesi El Mundo muhabirleri Javier Espinosa ve Ricardo Garcia Vilanova da eylül ayında Türkiye sınırı yakınında kaçırılmıştı. Kendilerinden hâlâ haber alınabilmiş değil.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ülkeyi “gazeteci mezarlığı” olarak adlandı-rıyor. Ve bu ülkeye gidecek ya da gitmeyi planlayan gazetecileri uyarıyor. Çatışma ve kriz bölgelerinde gazeteciler açısından görev yapmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Gazeteciler, foto muhabirleri, kameramanlar giderek daha güvenliksiz, daha tehlikeli ortamlarda çalışmak zorunda kalıyor. Çatışma bölgelerinde görevlendirilen gazeteciler ağır bedeller ödemek zorunda bırakılıyorlar.

• • •

Suriye’de kaos kolay kolay bitmeyecek gibi. Yanı başımızda bir Afganistan oluş-tu. ElKaide, El Nusra, ÖSO, İslam Cephesi, savaş lordları, baronlar... Suriye’yi ‘iç işimiz’ olarak niteleyenler haklı çıktı! Suriye’nin bütün sorunları artık bize uzanmış, bizim de sorunumuz haline gelmiş durumda. AKP’nin rejim değişikliği politikası Suriye’de iflas etti. AKP Suriye’yi değiştirmeye çalışırken Suriye, Türkiye’yi derinden etkileyecek sorunlarını ihraç etti. Cilvegözü, Reyhanlı, Antep derken Hükümet’in Suriye politikasının faturası kabarıyor... Fetihçi hayallerin, tek adam
olma hevesinin, bölgeye nizam verme isteğinin faturası ağır bedellere mal oluyor. Suriye bizim iç işimiz ‘arka bahçemiz’ diyen, Şam’a 82. il muamelesi yapan, birkaç saatte Şam’a ineriz diyenlerin eseridir Bünyamin Aygün’ün kaçırılması.

• • •

Dün birçok kentte Bünyamin Aygün için eşzamanlı eylemler vardı. Arkadaş-ları, dostları, meslek örgütleri sokağa
çıkarak Bünyamin Aygün’ün serbest bı-rakılmasını istedi. Yetkililerden daha fazla duyarlılık talep etti. Tek amacı haber yapmak ve yaşananları aktarmak olan Aygün’ün çetelerin elinden kurtarılması için tüm kanalların seferber edilmesi istendi. Hükümet’in daha fazla sorumluluk üstlenmesi çağrısında bulunuldu.

Suriye bumerangı kadın, çocuk, yaşlı, genç, gazeteci demeden herkesi vuruyor. Mezhepçi, neo Osmanlıcı dış politikanın bir bumerang misali Türkiye’yi vuracağı uyarılarına kulak asmayan AKP, Bünyamin Aygün’ün başına gelebilecek her türlü olumsuzluğun baş sorumlusudur. AKP; hükümetiyle, dışişleri bakanıyla, kibirli başbakanıyla bu sorumluluktan kaçamayacaktır. Onları “değerli yalnızlık”ları da kurtaramayacaktır.