Buradayız Ahparig
HANDE DEMİRCİOĞLU HANDE DEMİRCİOĞLU

Gökyüzü yırtılmış, ışık hatları derin yarıklarla kenti sarmakta. Sağanaktan doluya dönen damlalar, asfalyalar (hepimizde) atmış. Tropik iklimin etkisinde,  sesin yankısı; Nisan ayı. Türler arası dillerle zamanı geçişli kılan ay ışığı. Mermer masaya dağılan notlar; esas mesele yüzleşme becerisi, bilgisi. Kavram-jenosid / bağlam-özür. “Gerçeğe ihtiyacımız var” diyebilmek, anlayabilmek, dayanışabilmek maksadıyla geçen gecelerin ardından gelen gerilimli günler. Kurşuni mavide belirginleşen hilal. 1915'te ölüme gönderilen ermeni aydınların anısına düzenlenen etkinlikler, umut verici. Anlamı değerli bir adım dostların Harbiye’de buluşarak Haysiyet taşı dikecek olması. 

Tehdit, şantaj, sansür, baskılanan kamusal hayat. Oluş, varoluş sanki kavramlar kayıp! Bağlamı olsun olmasın mikrofona haykıran kindar, asabi dil; otokrasi heveslisi saray ve eşrafının, son salvoları! Düşüncenin, düşlerin peşi sıra yürüyoruz biz. Bizler, sosyalistler; “Akılla kalp arasında kurulan kopmaz bir bağ. Sadece doğru fikirlerin egemen olduğu bir uzmanlar sistemi değil, iyi kalplerin nefes aldığı bir dünya.”  

1915 yılı Nisan ayında bir şafak vakti komşularımız, dönemin Ermeni aydınları İstanbul’daki evlerinden zorla alınıp sürgüne gönderildi. Müzikolog, besteci ve rahip Gomidas ise o karanlık ölüm seyahatinden döndüğünde aklını yitirmişti! Krikor Zohrab, Taniel Varujan ve niceleri ıssız Anadolu yollarında katledildi. İfade özgürlüğü, hayat, haysiyet mücadelesiyle büyüyen örgütlülük,  gücünü tutuklanan Ermeni Aydınlarımızın/yurttaşlarımızın; ruhlarından, eserlerinden, masumiyetlerinden almaktadır.

Doğu Roma’nın dört dilli, dört dinli başkenti çoğulculuğundan, farklılıklarından arındırıldı. Sessiz sokaklar, renksiz meydanlar adına türlü günahlar işlendi. Yıllar önce komşularımızın boğaz sularına son kez bakış anı. Bir an,  bize açılan, dağılan saçılan belleğimiz. Bu büyük felaket yaralı bereli geçmişimizin yapı sökümü elbet. Nice aydının kalp ağrısı. İçini acıtır içini. Unutulmamalı, kadim diller, suretler silinemez kentte. İzler, bitimsizlikte.    

Kapitalizm siyasal/sosyolojik/estetik hunharca katle örülürken dünya, hayat pratiklerini, üretimlerini tanımsızlık ve sınırsızlık üzerine kuruyor. Performanslara dayalı anlık bir yaratıcı alan bitimsiz bir yeni… Harbiye Sahnesi’nden Taksim’e doğru yürüyerek büyük sahnede beliren çok sesli çok renkli oyunlar. Maile bir e-posta daha düşüyor. Hükümet sakıncalılar listesi hazırlamış. “B. Haziran Hareketi ülke genelinde eylem ve etkinlik başlatabilir.” Toma’ların arkasına saklanarak kükreyen saraylıların sesi barikatların ötesinde cılız bir tını şimdi. Ağaçlara sarılarak başlayan haysiyet mücadelesi, çağ yangınının habercisiydi; cenazelerin, katliamların, pogromların ardından bir kez daha direnişten dirilişe yükselen günler. Tropik iklimde Haziran şafakları.