Cahit Berkay: Çok yalanlar söylendi, çok belden aşağı vuruldu
26.02.2018 10:21 KÜLTÜR SANAT
Çok yalanlar söylendi, çok belden aşağı vuruldu. Toplu istifa dilekçeleri verildiğinde hemen Kültür Bakanlığı’nı aradık ve gelin bizi inceleyin, dedik. Geçen hafta 3 müfettiş geldi ve incelemelerini yapıyorlar

DERYA AYDOĞAN [email protected]

Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan mevcut yönetimi hedef alarak istifa eden Orhan Gencebay’ın sözleri tartışmalara neden olmuştu. Yaşananları ve tüm iddiaları MESAM’da yönetim kurulu başkan yardımcılığı yapan Moğollar grubunun kurucularından Cahit Berkay’a sorduk.

» Orhan Gencebay'ın istifa dilekçesinin sosyal medyaya düşmesinin ardından tartışmalar yaşandı ve MESAM ile ilgili iddialar ortaya atıldı. Neler oluyor?
MESAM’da uzun zamandır yaşanan bir sıkıntı vardı. Yönetim kurulu masasında alınan kararlar, yönetim kurulu daha binayı terk etmeden sosyal medyaya düşüyordu. Bunun kaynağını bulmak için baya uğraştık. Hatta bazı arkadaşlarımız zan altında kaldı. Herkes birbirinden şüphelendi fakat sonunda bunu kimin yaptığını tespit ettik. O arkadaşımızı haysiyet kuruluna verdik ve haysiyet kurulu da o arkadaşı hem yönetim kurulundan hem de MESAM üyeliğinden ihraç etti.

» Kanıt var mı ?
Tabii var. Bu olay tespit edilince yönetim kurulu masasında ciddi bir gerilim oldu. Gencebay istifa etti. Bazen kızarsın, isyan edersin sonra konuşulur ertesi gün tekrar devam edersin yönetim kurulu üyeliğine, anlık kızgınlıklar dedik, arkadaşımız döner dedik fakat anında o istifa dilekçesi de sosyal medyaya düştü. Beni genel sekreter aradı ve “Dilekçe sosyal medyaya düştüğüne göre biz suçlu duruma düşeriz. Evrakı yani istifa dilekçesini işleme koyalım” dedi ve böylelikle süreç başladı. Bunların hepsi mide bulandıran şeyler. Gencebay yönetim kurulu başkanıydı daha sonra Arif Sağ geldi. Masada karşıt fikirler oldu ki bu bizce çok doğal çünkü demokratik bir ortamımız var. Herkesin görüşü farklı olabilir ama her zaman bir ortak yol da bulunur. Bu kurumda 13 ay başkanlık yapan sayın Gencebay “İşe yaramaz personel var" dedi "Yönetim kurulu toplantısını kamera ile kayıt altına alalım” dedi. Biz de “O zaman bütün MESAM’ı kayıt altına alalım” dedik. Önemli, özel belgeler hemen sosyal medyaya düşüyor, o zaman bizim görüşmelerimizi kim sağlama alacak? Bu çok ciddi bir konu. O yüzden dikkatli yaklaşıp dikkatli karar vermek lazım. Sayın Gencebay da bu durumdan “MESAM şeffaf değildir” anlamını çıkarttı. Halbuki MESAM hiç bu kadar şeffaf olmamıştır. Gerçekten her şeyimiz açıktır. Her kurumun olduğu gibi MESAM’ın da ticari gizlilikleri vardır. Bir sürü kurumla anlaşma yapıyoruz ve bu tarz bilgilerin dışarı çıkmaması gerekir. Mesela seçim tarihi önce 17-18 Mart’a alındı sonra 24 -25 arasında gitti geldi ve sonunda 17-18’e geri döndük. 30 senedir MESAM’ın genel kurulları hep hafta sonu yapılır çünkü üyelerimizin ciddi bir kısmı Anadolu’dan ve yurt dışından geliyor. Kurulu hafta içine almak demek onları yok saymak demektir. Mesela, MESAM’ın geçmişten gelen genel sekreterlik bütçesinde 9 milyon TL açığı vardı, bunun bir kısmı kur farkından oluşuyordu ama sonuç olarak borç ödendi ve 3 küsür milyon TL de kara geçildi. MESAM madem kötü ellerde yönetiliyor, bunu nasıl yapabildik?

» Orhan Gencebay’ın yaşadığı başka sorunlar olmuş muydu?
Tabii ki içerde masada bir sorun olduğu belliydi. Hep doğrunun peşinde olduk ama masadan bilgi sızdırılması konusu büyük bir çatlak oluşturdu. Ve o çatlak sonucunda bu noktaya gelindi. Çok belden aşağı vuruldu, çok yalanlar söylendi.

» Ne zaman başladı bu bilgi sızdırılma olayı?
Yıllardır var. İsim vermeyeyim de evraklar direkt birine gidiyor. Hep aynı kişi. O kişi de sosyal medyadan paylaşıyor. Neticede iki ayrı grup olması çok doğal, insanların genel kurula ayrı listeler yapması çok doğal ama istifa ederken 5’i birden istifa ediyorsa burada bir gariplik var bence. Üyenin birisi zaten ihraç edildi haysiyet kurulu tarafından, bir basın toplantısı yaptılar sanki o üye de istifa ediyormuş gibi gösterildi. Halbuki öncesinde gönderildi, onun istifa etmesi gibi bir şey söz konusu olamaz.

» O üye Suat Suna mı?
Evet Suat Suna.

» Orhan Gencebay’ın istifa dilekçesinin internete sızması bilinçli mi sizce? Neden sızdırılmış olabilir?
Onu bilemeyeceğim. O dilekçenin masada gizli kalması gerekiyordu.

» İstifa dilekçesini sızdıran tespit edildi mi?
Dilekçenin nasıl dışarıya sızdığını evet tespit ettik. Bunu da bizim Celal Ulusu arkadaşımız tespit etti. Ben önce inanmadım. Ciddi söylüyorum, mümkün değil dedim. Sonra bir ses kaydını dinledim ve inanamadım. O arkadaş da gitti sonra.

» Recep Ergül , Ahmet Selçuk İlkan, Fuat Güner de istifa etti. Bir grup mu oluşmuştu?
Evet, son toplantılarda baya keskin bir durum vardı. Birtakım doğrular var ve o doğruları akıl mantık sahibi bir insan yadsımaz. O doğrunun ya da yanlışın ne olduğunu görür. Ben gördüğüm de tavrımı öbür grupla beraber, Arif Sağ ile bir verdim. Bizim doğrularımız bir. Aslında biz uzunca bir süre hep ortak kararlar aldık, oy birliği ile kararlar aldık. Çok can alıcı konularda Orhan Gencebay da biz de hep aynı şekilde hareket ettik. Niye bu hale geldik? Püf noktası, karşı tarafı zayıflatma niyeti. Genel kurulda bizi zayıflatma niyeti. Bunun belden aşağı vurulmadan yapılması daha hakkaniyetli olurdu. Hep belden aşağı vuruldu. Biz böcek bile arattık yönetim kurulu odasında. Bazı arkadaşlarımız şaibe içinde kaldı. Küfürler edildi. Keşke o arkadaş öyle bir yola girmeseydi de bunların hiçbiri yaşanmasaydı.
» İstifa dilekçesinde bahsedilen konulardan biri de “etnik ayrımcılık yapıldığına dair” kuşku yaratacak cümleler idi.
Maalesef. O konulara hiç girmeyeyim. Orhan “ben öyle demek istemedim” dedi ama yazdıkları ortada. Okuduysanız görmüşsünüzdür ne demek istediğini.

» Gencebay ve Arif Sağ’ın dostluklarının bitişi dışında MESAM gibi bir kurumun yaşadıkları soru işaretleri oluşturdu kamuoyunda değil mi?
Bu çok hicap verici bir şey. Utandırıcı bir durum çünkü biz kurum olarak zaten hak ettiğimiz paraları tahsil edemiyoruz, çok büyük kayıplarımız var. Bu kurumun her şeyden önce oraya konsantre olması lazım. Dışarıdan öyle ihraç edilen isimler var bir tanesi geri döndü Faruk Demir. Haysiyet kurulu vasıtasıyla üyelikten neden gönderildiklerini incelemek lazım. Orada her şey apaçık yazılı. Burada evrak gösterecek değilim, evrakları çıkartmam dışarıya. Yasalar neyi emrediyorsa neyi işaret ediyorsa onlar olacak.

» İstifa edenler geri döner mi?
Tahmin etmiyorum. Keşke dönseler ama döneceklerini zannetmiyorum. Zaten kurula az bir zaman kaldı. Arif ve Orhan 50 yıllık dost. Orhan diyor ki "Arif benim ismimi ağzına almasın”, Arif de öyle diyor. Böyle keskin bir noktaya gelindi. İstifa dilekçesindeki ithamlar çok ağır şeyler. Bunun altını çizerek söylüyorum, belden aşağı vuruldu. Bizim de elimiz armut toplamayacak ve doğruları ortaya koyacağız. Ben hep aklın yolu birdir, derim. 2 tane doğru yoktur 1 tane doğru vardır. Çok üzülüyoruz çünkü bizim için kutsaldır, telif hakları üzerine çalışmak. Omuz omuza çalıştığımız insanlar bunlar. Böyle bir yanılgının içine düşmeleri çok üzücü. O yanılgı da işte söylediğim gibi evrak aktarımı ve bunu kendi lehlerine kullanma çabaları. Biz de bunun farkına varınca, iş bu noktaya geldi. Bu evrak sızdırma işinde Orhan yok onu söyleyeyim. Onunla alakası yok.

» “Televizyon kanallarına indirim yapıldı” açıklaması var. Yaptınız mı?
Toplu istifa dilekçeleri verildiği zaman hemen Kültür Bakanlığı'nı aradık ve gelin bizi inceleyin, müfettiş gönderin dedik. Şeffalık bizce böyle olur. Geçen hafta 3 müfettiş geldi ve incelemelerini yapıyorlar. Tüm detayların incelenmesini kendimiz istedik. O söylenenlerin altının doldurulması lazım. Hangi kanala ne kadar indirim yapıldı? Ve kim yaptı? Metin Karataş muhasip üye, ben başkan yardımcısıyım. Adamın para ödeyecek durumu yok diye küçük indirimler yapılmıştır ama asıl büyük indirimler ismini söylemeyeceğim bir başkan varken yapılmış. Bizim tarifelerimiz, her şeyimiz belli. Ona ayrı öbürüne ayrı bir durumumuz yok. Hakkımızın peşinde koşuyoruz. Gencebay da koştu, Arif de koştu, ben de koştum, bütün masa koştu. Bazen hiçbir şey alamayacak iken o ufak hakkı, bedeli tahsil etmek önemlidir. Böyle durumlarda sadece indirimler yapılmıştır. Ticari bir yaklaşımdır bu. Buna çok dikkat ederiz. Bunun dışında şahit olduğum keyfi bir indirim kesinlikle olmamıştır. O kadar şaibeli bi iş ki bu iş, prensip olarak bu tarz bir pazarlıkta MESAM'dan 2 kişi bulunur. Özellikle dikkat ederiz buna. Genel sekreter ve yönetim kurulundan biri mutlaka olacak. Sen tek başına gittiğin zaman şaibe altında kalırsın. O yüzden hep iki kişi gider yapar bu işleri.

» Genel kurulda neler olacak? Sizin olduğunuz yönetim ne kadar süre daha devam etmeyi hedefliyor?
Yönetim kurulu toplantılarımızı yapmaya devam ediyoruz. MESAM'ı genel kurula sağlıklı bir şekilde götürmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu bizim en asli görevimiz. Biz seçilelim ya da seçilmeyelim bunun önemi yok. Demokratik ve üzerine hiçbir şaibenin yapışmayacağı bir genel kurul yapmak zorundayız. 9000'in üstünde üye var toplamda. Devamlı istifalar ve yeni girişler oluyor, devamlı çoğalıyoruz. Oy verme ve seçilme hakkına sahip olan asil üye sayısı ise 900’ün üstünde. İşin kötüsü, millet ağzını açtığı zaman mangalda kül bırakmıyor. MESAM üyesi isen gel şu kongreye ve oy ver. Tuzu kuru olanların çoğu gelmiyor. Gelsinler sahiplensinler. Ben geldim 72 yaşına Arif 74 yaşında. Orhan da 74 yaşında. Bizler daha ne kadar koşturacağız. Mümkün olduğu kadar gençlere, taze kanlara bu işi devretmemiz lazım. Aramızda tepişmekten hala” ben ben ben” diyoruz. Gençlerin yolunu açalım. Her kurumda böyle olmalı.