Çamur yağmurları için uzmanlar uyardı: Toz deyip geçmemeli
27.03.2018 07:27 ÇEVRE
Türk Toraks Derneği’nden Doç. Dr. Çalışır, “Astım, KOAH, kalp gibi hastalarda atakları tetikleyebilir” derken İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Öztopal, “Toz deyip geçmemeli” uyarısında bulundu

HABER MERKEZİ

Kuzey Afrika kaynaklı toz oluşumunun kuvvetli hava akımları ile taşınmasıyla dünden itibaren Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı ve Batı Karadeniz’de yer yer çamur yağmuru etkili oldu.

İstanbul’da toz kirleticileri nedeniyle hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün PM için belirlediği 20 mikrogramın kat kat üzerine çıktı.

İstanbul’da;
PM 2.5 düzeylerine göre havadaki partikül madde 54.3 hesaplandı.
PM10 Aksaray için 162 mikrogram
PM10 Alibeyköy için 183 mikrogram
PM10 Göztepe için 220 mikrogram
PM10 Mecdiyeköy için 219 mikrogram
olarak ölçüldü.

Çamur şeklinde yağan tozların bugünden itibaren etkilerini kaybetmeleri bekleniyor.

Dışarıya çıkılmamalı

Türk Toraks Derneği’nden Doç. Dr. Haluk Çalışır, çamur yağmurlarının bütün kirleticiler gibi sağlığa olumsuz etkileri olduğunu kaydetti.

“Çöl tozları doğa kaynaklı hava kirliliği nedenlerindendir. Ancak endüstriyel kaynaklı kirleticiler gibi zararlı. Astım, KOAH, kalp gibi hastalarda atakları tetikleyebilir” diyen Doç. Dr. Çalışır, “Hastalığı olanlar ve çocuklar dışarı çıkmamalı. Sağlıklı insanlar özellikle açık ortamda egzersizden kaçınmalıdır” dedi.

Doç. Dr Çalışır ayrıca şehirlerin tasarımında ve geleceğinde doğa kaynaklı bu tip gelişimlere dikkat edilmesi gerektiğini belirtip, “Kentlerin rüzgar akışına uygun tasarlanması şart. Büyük bloklarla kenti ablukaya almamak lazım. Kent tasarımında bu tip durumları dikkate almak lazım. Aksi durumda kirleticiler şehrin içinde kümeleniyor ve uzun süre şehirde yaşayanlara zarar verebiliyor” uyarısı yaptı.

Açık hava etkinlikleri azaltılmalı

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Ahmet Öztopal, toz taşınmasının ciddiye alınması gerektiğine dikkat çekti. “Dünyamızdaki başlıca toz kaynakları olarak Asya, Afrika, Arabistan Yarımadası, Avustralya ve Güney Amerika’da bulunan çölleri gösterebiliriz. Bunlar arasında Afrika’da bulunan Sahra Çölü ile Asya’da bulunan Gobi ve Taklamakan çölleri en bilindik olanlarıdır. Bu bölgelerden kalkan tozlar, atmosferimizin üst tabakalarına kadar yükselerek, binlerce km uzaklara ulaşabilmektedirler. Yağış ile birleşmeleri neticesinde de yeryüzüne çamur olarak düşmektedirler” diyen İTÜ Öğretim Üyesi Öztopal, “Toz deyip geçmemek lazım. Yaşanılan toz fırtınaları kara, deniz ve havayolu ulaşımını olumsuz yönde etkileyerek, ulaşımda önemli aksamalara da neden olabilmektedirler.
Ayrıca solunum sistemimiz üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle de, solum yolu ve kalp sorunları olan kişiler ile yaşlı ve çocuklar, tozdan önemli derecede etkilenebilmektedirler” ifadelerini kullandı.

Öğretim Üyesi Ahmet Öztopal sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkemizde görülen tozların kaynağı Afrika ve Ortadoğu’dur. Özellikle Irak ve Suriye sınırımız ile Güneydoğu bölgemiz tozdan en çok etkilenen alanlardır. Bununla birlikte, Afrika kaynaklı çöl tozları da etkisini batı bölgelerimizde hissettirmektedirler.
Bugün yaşadığımız duruma bakacak olursak, toz taşınım kaynağının Afrika olduğu görülmektedir. Yapılan toz taşınım tahminlerine göre, şu anki durum bir önceki toz taşınımı kadar yoğun gözükmemekle birlikte, bu taşınımdan en çok Batı bölgelerimizin etkileneceği görülmektedir. Asıl etki bugün (pazartesi) gerçekleşecek olup, yarından (salıdan) itibaren toz etkisinin azalma eğilimine girmesi beklenmektedir.

Toz taşınım zamanlarında, çamur yağması normal bir durumdur. Ayrıca, bu dönemlerde, özellikle solunum yolu ve kalp rahatsızlıkları olan kişiler ile yaşlı ve çocuklarımızın dikkatli olmaları gerekmektedir. Mümkün mertebe de toza maruz kalma süresi azaltılmalıdır. Dolayısıyla açık hava etkinlilerinin azaltılması önemlidir.”

Bakteriler ‘otostopla’ kilometrelerce uzağa gidiyor

Prof. Dr. Elif Dağlı, çöl tozu fırtınalarının her yıl 2.2 milyar metreküp toprağın atmosfere karışmasına neden olduğunu söyleyerek bu tozların astım hastalarının kriz sıklığını artırdığını vurguladı. Ayrıca deneysel çalışmaların çöl tozlarının yüz damarlarına etki yaparak baş ağrısına neden olabileceğini gösterdiğini belirtti.
Prof. Dr. Elif Dağlı, çöl tozlarıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Çöl tozu fırtınaları her yıl 2.2 milyar metreküp toprağın atmosfere karışmasına neden oluyor. Sahra çöllerinden kalkan kuartz mineralleri, mikroplar içeren tozlar bütün dünyayı dolaşıp Atlantik’i aşıp Amerika’ya bile ulaşabiliyor. Her gram toprakta bir milyar bakteri olabileceği dikkate alınırsa, ne kadar bakterinin fırtınalar ile yer değiştirdiği şaşırtıcıdır. Afrika’da bulunan mikropların Amerika Birleşik Devletleri’ne çöl fırtınaları ile “otostop” yaptığı görülmüştür.”