Canpolat: İstanbul’un iki yakasını bir araya getireceğiz!
13.01.2018 11:00 SİYASET

UĞUR ŞAHİN
[email protected]
@uugurs

CHP'de devam eden kongre sürecinde gözler İstanbul il yönetiminin belirleneceği bugün başlayacak kongreye çevrildi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “‘Demokratik bir yarış istiyorum” diyerek isim işaret etmediği kongrede, “İstanbul’u kazanmak için adayım” diyen CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Canan Kaftancıoğlu ile iki yıldır başkanlık görevini yürüten Cemal Canpolat yarışacak. Doğal delegelerle birlikte 640 kişinin oy kullanacağı seçim öncesinde Canan Kaftancıoğlu ile Cemal Canpolat BirGün’ün sorularını yanıtladı

Mevcut Başkan Cemal Canpolat, aday olma nedenini, “Toplumsal muhalefetin tamamıyla bütünleştirdiğimiz partimizi, İstanbul’da iktidar yapmak için yeniden adayım” sözleriyle açıklıyor. Yolsuzlukla mücadele edeceklerini ifade eden Canpolat, halka birlikte kentsel dönüşüm hedeflediklerini ve depreme hazır bir İstanbul’u yaratmayı amaçladıklarını söyledi. “Yarım kalan işimizi tamamlayacağız” diyen Canpolat, CHP içinde kazanan ya da kaybeden olmaz. Cumhuriyet'in tehlikede olduğu bir dönemde hepimizin tek amacı tek adam rejimini sona erdirmektir” diyor.

Canpolat’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

» İl Başkanlığı görevinde bulunduğunuz 2 yılda neler yaptınız?

2 yıldır sürdürdüğüm il başkanlığı görevi süresince kentin merkezine hapsedilen partimizi İstanbul’un çeperlerine taşıdık, ötekileştirilenlerle, dışlananlarla bütünleştik. Örgütümüzün taleplerine sahip çıktık. Barışın sesini yükseltmek için 100 kişilik heyetle Diyarbakır’a gittik. Diğer tüm sol partiler, emek dünyası, işçi örgütlenmeleri, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve meslek odalarıyla partimiz arasındaki ilişkileri güçlendirdik. 1 Mayıs’ların kitlesel olarak kutlanabilmesinin önünü açtık, işçi sınıfının taleplerine kayıtsız şartsız destek verdik. Binlerce kentsel dönüşüm mağdurunun sesi olmaya, onları rant uğruna yerinden edenlere karşı haklı mücadelemizi yükselttik. 15 Temmuz’dan sonra darbecilere de diktacılara en büyük tokatı İstanbul’da attık. 30 bin kişi gelmez diyenlere inat, 1 milyon 500 bin kişiyle Taksim’e çıktık. Her türlü baskıya rağmen, 16 Nisan’da İstanbul’da 200 bin kişiyle sandıklara sahip çıktık, İstanbul’u kazandık! CHP İstanbul Örgütü olarak Genel Başkan’ımızın hak, hukuk ve adalet için gerçekleştirdiği tarihin en uzun yürüyüşünü tarihin en büyük mitingiyle taçlandırdık. Genel Başkan’ımızı Maltepe’de 4 milyon yurttaşımızla birlikte karşıladık. Hukuksuzluklara, gericiliğe karşı Maçka’da binlerce yurttaşımızla adalet nöbetlerinde buluştuk. Partimizin İstanbul’un 958 mahallesinde örgütlenmesini tamamladık. Bu bir ilktir. Şimdi 16 Nisan’da tek adam rejimine karşı kazandığımız zaferi, İstanbul’da iktidar olarak taçlandırmaya hazırlanıyoruz.

Kaftancıoğlu: Diktaya karşı hayır diyen  İstanbul bize evet diyecek Kaftancıoğlu: Diktaya karşı hayır diyen İstanbul bize evet diyecek

» Yeniden il başkanı seçilirseniz, neler yapacaksınız?

İstanbul'un yeniden kurtuluşu için hazırladığımız program öncelikli 3 ana hedef etrafında toplanıyor: Yoksullukla, işsizlikle mücadele, halkla birlikte yerinde kentsel dönüşüm, depreme hazır olan bir İstanbul. İstanbul bugün toplumsal ayrışmanın, sınıf çatışmasının en bariz görüldüğü bir şehir haline geldi. İstanbul Türkiye'de en fazla yoksulun yaşadığı kent. Türkiye'deki her 4 işsizden 1'i İstanbul'da yaşıyor. Komşusu açken tok yatmamak için zengin mahallelerinde yaşamayı seçenler ile bir kuru ekmeği bölüşenler İstanbul'daki ekonomik büyümeden farklı şekilde etkilenmeye devam ediyor. Sürekli göç alan ve nüfusu hızla artan İstanbul’da rant odaklı kentsel dönüşüm uygulamaları ve inşaata dayalı ekonomiyle semtler arası gelişmişlik farkı toplumsal ayrışmayı körüklüyor. Kentsel dönüşüm adı altında İstanbul kimliksizleştiriliyor ve soylulaştırılıyor. Dikta rejimine hayır diyen İstanbul’un il başkanı olarak referandum sürecinde Esenyurt, Beyoğlu, Sultanbeyli, Sultangazi, Esenler, Sancaktepe başta olmak üzere İstanbul’un 39 ilçesinde sokak sokak dolaştım. Bu bölgelerin gençleri işsizlikle; çalışanları geçim derdiyle, çocukları gelecek kaygısıyla boğuşuyor. İstanbul’un arka mahallelerinde, kentin arka yakasında herkesin derdi ortak; geçim derdi, yoksulluk. Bu yüzden hedefimiz net: İstanbul’un iki yakasını bir araya getireceğiz.

» İstanbul’un iki yakasını bir araya getireceğiz diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?

İstanbul’un yeniden yaşanılabilir bir kent olması, iki yakasının bir araya gelmesi için kentin çeperleri olan arka yakası ile kentin merkezi olan ön yakasının kentsel bütünleşme içinde harmanlanmasına ihtiyacımız var. Kent merkezindeki mahalleleri halktan koparan soylulaştırmaya, kentin arka yakasında hızla artan yoksullaşmaya karşı mücadelemizi yükselteceğiz. Türkiye’nin “iki yakasını bir araya getirecek” çözüm ise Türkiye’nin doğusu ile batısının ortak siyaset alanında buluşmasıdır. Bunun için 16 Nisan Referandumu’nda demokrasiden, insan haklarından, eşitlikten, cumhuriyetten yana tavır alan toplumun tüm kesimlerini kucaklayacağız. Ülkemizin doğusu ile batısı arasındaki ekonomik ve sosyal uçurumlar ortadan kaldıracağız; eşit vatandaşlık ilkesi etrafında güçlü bir meclis çatısı altında buluşacağız. Ülkemizin batısındaki laiklik ve doğusundaki barış talebine, Türkiye’nin adalet talebine ses olacağız. Toplumsal barış için elimizi değil gövdemizi bu taşın altına sokmaya; hali hazırda çözümsüz bırakılan Kürt Sorunu’nu ortadan kaldırmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Türkiye’nin iki yakasını bir araya getireceğiz. Sokakta canımız pahasına mücadele ederek kazandığımız hayır bilincini yükseltecek ve İstanbul’da iktidar olacağız. Toplumsal muhalefetin tamamıyla bütünleştirdiğimiz partimizi İstanbul’da iktidar yapmak için yeniden adayım. Yarım kalan işimizi tamamlayacağız, talancıların, rantçıların saltanatına son vereceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi içinde kazanan ya da kaybeden olmaz. Kendi içimizde kavga edecek bir dönemde değiliz. Cumhuriyet'in tehlikede olduğu bir dönemde hepimizin tek amacı tek adam rejimini sona erdirmektir.