Çatlaklardan sızan her ışıkta
Bekir Özgür Aybar Bekir Özgür Aybar
Tıpkı yılın ilk günlerinde David Bowie’nin yaptığı gibi klas bir final albümü bırakıp öyle gitti Leonard Cohen. Seksen iki yaşındaydı, birkaç hafta önce “Artık ölüme hazırım” demişti

Dokuz yaşında babasını henüz kaybeden bir çocuktu Cohen. Kendi sözleriyle omzunun teki yokmuş gibi atlattı gençlik dönemini. Yirmilerine gelmeden şairdi. Kelimelerle salt kendi gözünden aklına yansıyan dünyasını tanımak ve tanımlamak onun geri kalan tüm yaşamını kapsayacaktı. Bunu fark etmişti. Keskin hırsları var mıydı, bilmiyorum ama onun adım adım hayallerinin peşinden gittiğine şüphe yok. Üstelik kurduğu hayallerin hiçbirisi etrafında olup biten gerçeklerden, acılardan, umutlardan ve ölümlerden kopuk değildi. Cam bir fanusun içinde yaşamadı Cohen. Los Angeles’ta, New York’ta veya Londra’da bir otel odasında yeni şarkılar için söz yazarken eşitsizlikleri, insan yapımı cehennemleri hissetti. Hayatın kimi insanlar için daha acımasız olduğunun farkındaydı, Orwell’ın dediği gibi dünyada birilerinin daha fazla eşit olduğunu da biliyordu. 1980’lerin son çeyreğinde yayımladığı “I’m Your Man” adlı albümünde yer alan “Everybody Knows” şarkısında şöyle demişti Cohen: “Herkes biliyor iyi adamların kaybettiğini / Herkes biliyor bu dövüşün hileli olduğunu.”

‘Artık hazırım’
Büyük sanatçının “You Want It Darker” adlı final stüdyo albümü bu Ekim ayında yayımlanmıştı. Cohen bu albümdeki şarkılarla hâlâ ayakta olmasına karşın artık yorulduğunu da belli etmişti. Son röportajında “Yarım kalan şarkılarım var, ama onları tamamlayabileceğimi hiç sanmıyorum. Kim bilir, belki bir taze kan gelir ve belki olur. Ama kendimi ruhani stratejilere bırakmaya cüret edemem. Artık ölmeye hazırım. Umarım bu söylediğim çok rahatsız edici olmamıştır. Ancak benim için durum bu” demişti.

21 Eylül 1934 tarihinde yaşama gözlerini açan Leonard Cohen önceki gün yaşama veda etti. Tam seksen iki yaşındaydı ve geriye onlarca albüm, yüzlerce şarkı, hikâye, bir o kadar da şiir bıraktı. Bir insan öldüğünde geriye sadece giysileri ve eşyaları kalmaz. Cohen dokunduğu her şeyi miras bıraktı. Aşkları, tutkuları, kara mizahı, sesi ve kalemiyle onun sonsuzluğun ışığında yürümeye devam edeceğini biliyorum. Çünkü bunu bir şarkısında bizzat O söylemişti: “Bir çatlak var her şeyde. Işık böyle girer içeri.”