Cehennemin arka bahçesi
ERK ACARER ERK ACARER

Ülke sevgisini nereden bilecekler? Vatanmış! ‘Aşk’, ‘yaşam’, ‘dostluk’ yaşında çocuklar, ‘ülke endişesiyle’ gözlerimizin önünde soluyorlar. Hayatımızın, en güzel yıllarını çaldı alçaklar! Hangi cehennemin arka bahçesidir burası? Nerenin Sodom ve Gomore’si?

•••

‘Toprak’ dedikleri yere zehirleri akarken, somut kareler düşüyor zamana. İleride bakmaya utanç duyacağımız, bir sonraki kuşaklara anlatmakta zorlanacağımız kareler.

•••

‘Milli irade’ diye diye… Kayyum atanmayan yer bırakmadılar. Ülke ortasında sandık, sandıkta karanlık, karanlık içinde hapis… 6 milyon oy olan Türkiye’nin üçüncü partisinin lideri… Tecritte.

Bir tarafında adi suçlular diğer yanında IŞİD canileri! Katilleriyle aynı çatı altında!

•••

Şırnak’ta evleri yıkılan çocuklar, soğuktan donuyorlar, ‘bir de’ çadırlarından kovuluyorlar… Coğrafyanın diğer ucunda ‘insan’, ‘seçmen’ şehirdeki havaalanına seviniyor. Bilmiyor ki Şırnak dümdüzdür artık. Nereye betonu döksen oraya uçak iner. Öyle kel, saçma ve aslında yalnızdır. Bilmiyor ki!

Çocuklar…

Kendilerini hiç görmemiş, ‘bilmeyen’ ruhsuz cellâtlarıyla aynı bulut altında!

•••

Yine çocuklar…

Çocuk ve istismarın yan yana gelmesi yetmez! Tasarılara imza atıp Cuma’ya yetişecekler! 12 yaşında çocuk tecavüzcüsüyle evlendirilecek! 4 bin tecavüzcü hapisten çıkacak! Çıksın tabi… ‘Bize’ yer lazım, ‘bize’ yer açılacak! Tecavüzcüler; gazeteci, aydın, sendikacı, üniversite hocası ile yer değiştirecek.

AKP'den 'Çocuk tecavüzcüyle evlendirilsin' önergesi AKP'den 'Çocuk tecavüzcüyle evlendirilsin' önergesi

Şiştt… Kimse duymasın: Bir yılda 17 bin cinsel saldırı yapıldı. Yüzde 35’i 11 yaşın altında! Sanki çocuklara tecavüz etmek için vakıflar kuruluyor ülkende. Bilme! Bileni, yazanı, ortaya çıkaranı suçla. Sus, ses etme…

Suç münferit değil, sistematik üstelik. Ne diyor Bekir Bozdağ; “Düğün dernek yapıldı; ‘o yerin’ savcısı, kaymakamı, emniyet müdürü katıldı, hediyesini verdi.”

12 yaşında kız… Tecavüzcüsüyle aynı yorgan altında!

•••

Ee çocuklar işte…

Hastane kapısında kalan, kışta, karda yorulan… Üstlerinde başlarında yok. Ekmek aşağı yukarı 3 Cent. En pahalı ekmekten çocuğuna gelecek mayalarken…

Ekmeğini çalanla… Aynı meydan altında!

•••

Savaş Kızılkan, Kerem Arat, Murat Ant, İbrahim Kılınç, Kasım Tari, Şefik Tuncer, Sedat Bulut, Abdurrahman Sönmezsoy, Reşit Can, Halil Beşer, Mahmut Batumak, Bedrettin Caylı, Nusret Beyazelma, Yavuz Yıldız, İsmail Tekin, Abdülbaki Aydın…

Siirt’te Ciner Grubu’na bağlı Park Elektrik’e ait bakır madeninde göçük altında kalan işçiler. İsmin ne önemi varsa. Artık sayı bile mühim değil…

Ama… İşçilerle birlikte… ‘Bağzı’ iş makineleri de…

Mesela Caterpillar kepçe, Fiat-Hithachi tekerlekli ekskavatör, Volvo L 50 kazıcı yükleyici…

Ajanslar haber geçiyor… İşçiler ve iş makineleri göçükte!

Makineyle insanı aynı kefeye koyan tükenmişlik, kaypaklık, şuursuzluk, karanlık!

16 işçi, iş makineleriyle aynı göçükte!

•••

Vatanmış!

Seçilmişin katiliyle aynı çatıda, bakmaya kıyamadığın çocuğun tecavüzcüsüyle aynı yorgan altında, emekçinin ve ekmek hırsızının aynı toprakta olduğu yere ülke denmez!

Burası bir cehennemin arka bahçesi, üçüncü dünyanın üçüncü sınıf distopyası ve ‘mutlaka değişecek ‘bir kaderin parçasıdır’ artık. Zıvanadan çıktı; başka türlüsü olmaz!

***

Karanlığa mesaj: Teslim olmayacağız

‘Savaşa son verebiliriz, Emeğimizin Hakkını Alabiliriz, Diktatörlüğü Durdurabiliriz’… Örgütlü ve sistematik kötülüğün karşısında, örgütlü olarak durmazsak akan huysuz jeneriği izlemekten başka seçimimiz kalmayacak! Başka bir ülke, gerçek bir yeni Türkiye istiyoruz. İşte bu yüzden 20 Kasım Pazar günü Kartal Meydanı’nda Haziran’ın çağrısıyla buluşuyoruz. Omuz omuza karanlığa karşı mesajımız var!