Çellosu sayesinde soykırımdan kurtulan kadının konuşması ayakta alkışlandı
01.02.2018 15:33 DÜNYA

Almanya Federal Meclisi'nde dün düzenlenen bir törenle Yahudi Soykırımı (Holokost) anıldı. Nazi Almanyası döneminde Auschwitz Toplama Kampı'ndan sağ kurtulan ve şu anda İngiltere'de yaşayan Anita Lasker-Wallfisch de törene davet edilenler arasındaydı.

"SAĞ KURTULMAMI VİYOLANSELİME BORÇLUYUM"
DW'de yer alan habere göre, Almanya Federal Meclis'teki konuşmasında Toplama Kampı'ndaki yaşamından kesitleri sohbet edercesine anlatan 92 yaşındaki Anita Lasker-Wallfisch, soykırımdan sağ kurtulmuş olmasını viyolonsel çalmasına ve kampın orkestrasında bir viyolonsel çalana ihtiyaç duyulmasına borçlu olduğunu söyledi.



'İNSANLAR CANLI CANLI YAKILDI'
Gençlik döneminde Auschwitz ve Bergen-Belsen toplama kamplarına kapatılan Lasker-Wallfisch, söz konusu kamplardan sağ kurtulabildi. Anne ve babası Naziler tarafından katledildikten sonra kız kardeşi Renate ile birlikte Auschwitz Toplama Kampı'na sevk edilen Lasker-Wallfisch, "Çoğu kez kampa getirilen insanlar canlı canlı ocaklarda yakıldı, bunları gözlerimle gördüm. Kampa gelenler eğer anında gaz odasında yok edilmiyorlarsa, onların daha sonra buradan sağ kurtulmaları da mümkün olmuyordu” diye anlatıyor.

Lasker-Wallfisch'i çellosu ölümden kurtarmıştı, çünkü kampın kadın orkestrasında çello çalması uygun bulunmuştu. Orkestra çoğu kez de kampta görev yapan Naziler için çalıyordu.

Lasker-Wallfisch soykırımdan sonra Almanya'ya bir daha ayak basmayı hiç düşünmüyordu. Ama daha sonra fikrini değiştirdi. Federal Meclis salonuna Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier‘in kolunda ağır adımlarla giren Lasker-Wallfisch başından geçenleri ana dili olan Almancasıyla akıcı şekilde anlattı.



"YAHUDİ DÜŞMANLIĞI 2 BİN YILLIK VİRÜS"

"Almanya savaştan sonra örnek bir tavır aldı ve hiçbir şey inkâr edilmedi” ifadesini de kullanan Lasker-Wallfisch, bugünkü nesillerin geçmişte işlenen suçlardan sorumlu tutulmak istememelerini anlayışla karşılamak gerektiğini, ancak yaşanmış olanların da inkâr edilmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Lasker-Wallfisch burada söz konusu olanın suçlu kompleksine girmek değil, "bu tür şeylerin bir daha olmaması için" güvenliğin sağlanması meselesi olduğunu belirtti.

Yahudi düşmanlığının "2 bin yıllk bir virüs olduğunu" ifade eden Lasker-Wallfisch bugün Yahudi okullarının ve kreşlerin yine koruma altına alınmak zorunda kalınmasının bir skandal olduğunu söyledi ve İsrail'e yapılan eleştirilere de yanıt verdi. Lasker-Wallfisch "Bugün İsrail‘in kendini savunmasını eleştirenler, Nazi döneminde de Yahudiler kendilerini savunmadılar diye eleştirmişti" ifadesini kullandı.

Nazi Almanyası döneminin soykırım kurbanları her 27 Ocak günü dünya çapında çeşitli etkinliklerle anılıyor. 27 Ocak 1945'te Auschwitz Toplama Kampı'ndaki tutuklular Sovyet askerleri tarafından, Anita Lasker-Wallfisch ile kız kardeşi Renate ise Bergen-Belsen'deki kamptan 1945 ilkbaharında İngiliz birlikleri tarafından kurtarılmıştı. Almanya 1996 yılından bu yana 27 Ocak gününde anma etkinlikleri düzenliyor.

İLK DEFA AŞIRI SAĞ PARTİ AfD'Lİ ANMA

26'ncısı düzenlenen etkinlik her yılkinden biraz farklıydı. Çünkü son seçimlerden bu yana Federal Meclis'te aşırı sağ popülist Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) milletvekilleri de oturuyor. Bu partinin kimi üyeleri soykırımın abartıldığını, birçokları da Nazilerin kitlesel kıyımlarını anmanın artık çok gerekli olmadığı görüşünü savunuyorlar.

Federal Meclis Başkanı Schäuble bugünkü konuşması sırasında "Birileri halktan bahsediyor ama halkın sadece belirli bir bölümünü kastediyorsa, onlar halkı kutuplaştırıyor demektir” diye konuştu. Schäuble'nin bu yöndeki konuşmasına AfD sıralarından alkış gelmedi.

Aynı şey Lasker-Wallfisch'in konuşmasında sözü sığınmacılara getirmesi sırasında da yaşandı. Lasker-Wallfisch Nazi dönemine atıfta bulunarak, "O dönemde sınırlar bize tamamen kapatılmıştı. Ama şimdilerde bu ülkede sığınmacılara kapılar cömertçe, cesurca ve insanî bir jestin göstergesi olarak açıldı" ifadesini kullandı. Bu cümle de AfD dışında Federal Meclis'teki tüm gruplar tarafından alkış aldı.

Lasker-Wallfisch konuşmasını bitirirken "Nefret sadece zehirdir ve sonuçta nefret duyan kişi kendi kendini zehirler” ifadesini kullandı. Bu cümleyle Lasker-Wallfisch hem geçmişi hem de bugünü kastediyor. Konuşmasını sadece "Thank you" diye noktalayan Lasker Wallfisch'i Federal Meclis'teki tüm gruplar ve belirli bir duraksamadan sonra AfD milletvekilleri de ayakta alkışladı.