Çeteler ve Bumerang etkisi
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Cihatçıların, radikal İslamcıların, şeriatçı çetelerin av sahasına dönüşen Suriye’de rejime karşı koçbaşı olarak kullanılan “mücahitler” birbirlerine düştü. İnsanın içinden “yiyin birbirinizi” demek geçiyor, ancak diyemiyorsunuz. Zira, Körfez Monarşileri’nin petrodolarlarıyla ‘cihatçı cennetine’ dönüştürülen Suriye’de yaşananlar sınırın bu yakasını ve bölgenin bütününü yakından ilgilendiriyor.

Körfez Arap ülkeleri, AKP hükümeti ve Batılı güçler tarafından korunup palazlandı-rılan cihatçı çeteler bumerang misali efendilerine döndü. Artık sadece Şam rejimini değil bölge başkentlerini de tehdit eder duruma geldiler. Irak ve Şam İslam Devleti (ISIS), AKP’ye ihtar çekerek sınır kapılarını açmaması halinde İstanbul ve Ankara’da “intihar saldırısı” tehdidinde bulundu. İbretlik bir durum. Ancak böyle olacağı belliydi.

Çeteler Suudilere de ültimatom verdi. El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bileşenlerinin de aralarında olduğu 11 grup Riyad destekli Suriye Ulusal Koalisyonu’nu ve Ahmet Al Carba liderliğindeki geçici hükümeti tanımadıklarını ilan edip “şeriat çatı-sı” altında birleştiklerini açıkladı. Ardından da 43 silahlı muhalif grup “Suriye İslami Ordusu” ismiyle tek çatı altında birleşti. Şeriat ordusunun başına ise Liva El İslam Birliği’nin sorumlusu Zahran Alluş getirildi.
Öncesinde ise ISIS ile “ılımlı” ÖSO arasında kılıçlar çekilmişti.

• • •

Çeteler arasındaki kapışma kuzeyle sınırlı değil. Ülkenin doğusunda Irak sınırındaki Deyr Ezzur’da da çatışmalar var. İdlip’ten Halep’e, Rakka’dan Cisr el Şuğur’a sınır bölgelerinde cihatçıların kara bayrakları dalgalanıyor.

Batılı istihbarat örgütlerine göre ülke genelinde binden fazla grup var. Savaşan militanların sayısı yüz bin civarında. Daha çok ÖSO, El Nusra ve ISIS ön plana çıksa da Kuzey Fırtınası Tugayı, Faruk Tugayı, Şam Kartalları Tugayı, Hak Tugayları, Ahraru’ş Şam Tugayı etkin gruplardan. İroniye bakınız ki, hemen hemen hepsi de tugay uzantılı isimlere sahip.

Kerameti kendinden menkul bu örgütler arasında Necmettin Erbakan Tugayı, Yavuz Sultan Selim Tugayı, Fatih Sultan Mehmet Tugayı, Sultan Abdülhamit gibi ilhamını bu topraklardan alanlar da var. Liste uzayıp gider. Rojava’da PYD’ye alternatif olarak oluş-turulan Kürt gruplarını da unutmamak gerek. Kürt Kartalları Tugayı, Meş’al Temo Tugayları gibi.

• • •

Emperyalist güçlerin Suriye’ye yönelik olası saldırıyı ötelemiş olmaları cihat cephesinde büyük bir bozguna yol açtı. Tüm hesaplarını emperyal saldırıya göre dizayn eden bu gruplar şimdi efendilerine baş kaldırıyor. Yeterince destek ve silah alamadıklarından şikâyetçiler.

Efendileri ise kendi elleriyle yarattıkları canavarın korkusu sarmış bulunuyor. Frene basmaları bundan. Tedirginlikleri gün be gün artıyor. Washington’un kulak çekmesiyle AKP de bu gruplarla arasına mesafe koyma telaşına düştü. Ancak suç ortaklıklarını gizleyemiyorlar.

‘Bumerang’, atıldıktan sonra sahibine geri dönen ilkel ama oldukça etkili bir silah. Siyaset biliminde geriye tepen siyasal-sosyal olguları ifade eden “Bumerang Etkisi” kavramı ilhamını Avustralya yerlilerinin bu basit silahından alır.

Suriye’de bugün için yaşanan tam da ‘Bumerang Etkisi’dir. “Demokrasi ve özgürlük” götüreceğiz yalanıyla dünyanın dört bir tarafından cihatçı çetelerin Suriye’ye ihraç edilmesi farkına varılmadan bir bumerang etkisine yol açtı. Bu tablo küresel güçlerin, emperyalistlerin ve de onların taşeronlarının eseri. Eserleriyle övünebilirler şimdi.