Chinese Man, 3 Mart’ta İstanbul’da: Müzikle dünyayı değiştirebiliriz
25.02.2018 12:09 KÜLTÜR SANAT
Yapabileceğimiz şey, farklı insanlar arasında köprüler kurarak farklılıkların kötü bir şey olmadığını, aslında çok güçlü bir özelliğimiz olduğunu anlatabiliriz

BURAK ABATAY @abatayburak

Bağımsız hip hop kolektifi Chinese Man oluşumu, 3 Mart akşamında Babylon’da sahne alacak. Reggae, funk ve old school hip hop’ı turntable şovları ve sıra dışı videolarıyla sahne performansına dönüştüren Fransız müzik grubu Chinese Man ile BirGün için konuştuk.

»Bu sizin İstanbul’daki ilk sahneniz olmayacak. Önceki konserleriniz nasıl geçti?
Evet, İstanbul’da daha önce de konserlerimiz olmuştu ve verdiğimiz iki konser de muhteşemdi! İlk geldiğimizde neyle karşılacağımızı hiç bilmiyorduk ama epeyce dinleyici vardı ve çok havalı bir konser olmuştu. Türkler parti yapmayı seviyor!

»“I’ve Got That Tune” şarkısından sonra sizin için çok fazla şey yolunda gitti. Geçen yıllar size neler hissettirdi?
Dünyanın dört bir yanından insanların müziğimizi beğenmesi ve 10 yılı aşkın bir süredir bizi takip ettiğini bilmek harika bir duygu. İhtiyacımız olan enerjiyi ve ilhamı da burada buluyoruz. Yapabildiğimiz kadar da sürdüreceğiz bunu.

»Müzik türlerine yakıştırılmış mesajlar her zaman kendini öne çıkarmıştır. Sözgelimi rock müzik barışı ifade ediyorsa, rap ya da punk da isyanı temsil edebiliyor. Trip-hop’ın böyle bir mesajı var mı?
Bu soruyu cevaplamak zor çünkü trip-hop olarak adlandırdığımız tarz çok geniş bir müzik türü... Biz, anlattığımız hikâyede ise müziğimizle, adımızla özgürlük ve dayanışmayı vurgulamaya çalışıyoruz. Bildiğimiz bir şey daha var ki, o da, bu değerleri trip-hop yapan diğer isimlerle de paylaşmamız.

»Son albümünüz Shikantaza’nın isminin arkasındaki hikâyeyi merak ediyorum...
Bu albümle beraber fikrimiz, müziğimizde, söz ve beste yazma süreçlerinde ve yöntemlerimizde bir değişiklik olmaksızın nasıl bir evrim yaratabileceğimiz üzerineydi. İçimizden bazıları Zen felsefesiyle ilgileniyordu ve bununla beraber Shikantaza ismini keşfettik. Oluşturulan sound da, isim de gayet hoş oldu.

»Zen sizi nasıl etkiledi ki?
Zen felsefesi çok fazla parça halinde bulunan bir bütün. Ama şunu söylemek gerçekten mümkün, isteriz ki yaptığımız işleri devamlı geliştirelim ve kariyerimizi de sakin sakin, hassasiyetlerimizle oluşturalım. Şimdiki zamanın tadını çıkarmayı seviyoruz. Zen’in bizlere sundukları ile aklımızda olanlar çok iyi eşleşiyor.

»Doğu’dan aldığınız ilham sadece bir zevk meselesi mi? Yoksa bilinçli olarak üretilen bir sentez mi?
Bu esas olarak bir zevk meselesi ve doğunun estetiği, kültürü ve yaşam biçimi bizde fazlasıyla ilgi uyandırıyor.

chinese-man-3-mart-ta-istanbul-da-muzikle-dunyayi-degistirebiliriz-432021-1.

»Türk müziği hakkında ne düşünüyorsunuz?
Uzman değiliz ama Selda Bağcan, Selim Sesler veya Erkan Oğur gibi birçok Türk sanatçısını seviyoruz. Dürüst olmak gerekirse hip hop sahnesinde neler olup bittiğini bilmiyoruz ama Ceza’nın yaptıklarını seviyoruz. Şarkı sözleri bizim için fazlasıyla karışık olsa bile. Ancak yine de keşfedeceğimiz daha çok şey var.

»Down adlı şarkınızda Moğollar’ın Haliç’te Gün Batışı sample’ını da kullandınız...
Fransa’da bir plak dükkânında plaklara bakınıyorduk. Orada denk geldik bu şarkıya. Ve çok da sevdik. Hayranlarımıza biraz Türk müziği sunmanın havalı bir şey olacağını düşündük. İyi de oldu.

»“Shikantaza” albümünde çok fazla düet var. Çalışacağınız kimseleri nasıl tercih ediyorsunuz?
Yalnızca gerçekten sevdiğimiz ve bizimle çalışmak için motive olan müzisyenlerle çalışıyoruz. İnsan faktörü de çok önemli, işbirliği yaptığımız insanlarla iyi bir ilişkiye ihtiyacımız var. Bir şarkıyı dinlemeye başlıyoruz ve şarkının eşlik edecek birine ihtiyaç duyup duymadığını hissetmeye çalışıyoruz. Ardından doğrudan sanatçılarla iletişim kurmaya ve şarkıyı hissedip hissetmediklerini ve bizimle bir şeyler yapmak isteyip istemediklerini soruyoruz. Aslında gerçekten oldukça basit bir süreç, bazen işe yarıyor. Bazen de yaramıyor!

»Mottonuz, “Müzik yap, savaşma!” Gerçekten müziğin hayatta bir şeyleri değiştirebileceğini düşünüyor musunuz?
Belki müzik kendi başına bir şeyleri değiştiremez. Ama birey olarak müzisyenler bir şeyleri değiştirmeye yardımcı olabilirler. Tüm dünyayı dolaşmak ve farklı ülkelerden ve kültürlerden çok sayıda insanla tanışmak için bir şansa sahibiz. Yapabileceğimiz şey, farklı insanlar arasında köprüler kurarak farklılıkların kötü bir şey olmadığını, aslında çok güçlü bir özelliğimiz olduğunu anlatabiliriz. Farklılıklarımızla hep birlikte olumlu ve güzel şeyler yaratabileceğimizi insanlara gösterebiliriz. Evet, belki bu çok küçük bir şey. Ama yine de bir ‘şey’, değil mi ?

»Türk dinleyiciyi konserde neler bekliyor?
Sahnede yeni konuklar, yeni parçalar, yeni videolar vs. ile bu yıl yeni bir gösteri sunacağız. Daha önce bizi dinlemiş ve izlemiş hayranlarımız gerçekten yeni ve farklı bir şeyler görecekler.