CHP darbeye nasıl destek verdi? Açıklıyorum!
Bülent Mumay Bülent Mumay

CHP’nin, İstanbul Milletvekili ve gazeteci Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasından sonra aldığı yürüyüş kararının, yeminli iktidar kalemlerinin hoşuna gitmediği çok açık. “Böyle muhalefet olur mu?” eleştirileriyle, iktidar koltuğundan nasıl muhalefet edileceğini öğretmeye kalkanlar oluyor. Bugüne kadar iktidarın herhangi bir icraatına ilişkin, yağcılık ve kutsama dışında kalem oynatmamış isimlerin, durmuşken iki kez doğruyu gösteren saatin performansını bile göstermesini beklemiyoruz elbette.

Selvi boylu, ‘AK’ yazmalı
Yalnız, Adalet Yürüyüşü’nü eleştirirken kullanılan “FETÖ istedi, 15 Haziran’da ikinci darbe hazırlığı vardı zaten. CHP ona hizmet ediyor” cümlesi aklın sınırlarını zorlayacak cinsten. Bir hafta önce daha ortalıkta ne CHP’li vekil tutuklaması ne de adalet yürüyüşü kararı varken, Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, “15 Haziran’da yeni darbe girişimi olacağı konuşuluyor” diyerek verdi gazı. Üzerine atlayanlar olunca, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bile darbe hazırlığını yalanladı. Üzerinden günler geçti, bu iktidarın göreve getirdiği yargıçlar, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nu tutukladı. 14 Haziran öğleden sonra alınan bu tutuklama kararından sonra CHP yürüyüş kararı aldı. Haliyle yürüyüşe 15 Haziran’da başlandı.

Yap, işlet, küfret dönemi
Bu kronolojiyi hatırlattıktan sonra çamur medyasının kalemlerini mantığının üzerinden geçelim… CHP, kendi vekilini tutuklatıyor, arkasından yürüyüş kararı alarak FETÖ’nün istediği ikinci darbe girişimine yol veriyor, öyle mi? Allahım sen bizim aklımızı koru.

Biri tarih uyduruyor, diğerleri üzerine atlıyor; faturası, milletvekili tutuklanınca adalet için sokaklara düşen muhalefete kesiliyor. O kalemler çok haklı valla, “Böyle muhalefet olmaz!”

***

Bu tekmeyi de FETÖ mü attırdı?

chp-darbeye-nasil-destek-verdi-acikliyorum-305500-1.

Son dönemde, memlekette yaşanan her şeyi FETÖ’ye bağlama hastalığı tavan yaptı. Fethullahçıların halk nezdinde itibarlarının yeterince dibe vurduğuna kanaat getirmeyen iktidar ve medyası, gök gürlese Gülencileri suçlayacak hale geldi. Ama haklarını yemeyelim, birçok şeyi yeni keşfettiler. Yıllar önce sınav skandallarından kumpas davalarına kadar birçok noktada F tipi çete işaret edildiğinde sustular, bu suçların üstünü örttüler, yapılan alçaklıkları yazanları da hain ilan ettiler. O yüzden meseleye yeni uyandıkları için mesafeyi kapatmak için hızlı koşmak zorundalar, bunu anlıyoruz. Ama yine de mantık sınırları çerçevesinde kalsak?

Şifre bedduada gizli!
Son örnek, Soma davasından. Birkaç gün önce havuz medyasına verilen “adrese teslim” haberlerin başlığına göre, “Soma faciasında FETÖ izi” var. Haberlere göre, 13 Mayıs 2014’teki facia, bu tarihten 3 ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ı engellemek için “düzenlenmiş.”

Haberde görüş beyan eden uzmanlar, faciadaki FETÖ için de muazzam bir kanıt bulmuş. ABD’de yaşayan tarikat lideri Fethullah Gülen’in, iktidara yönelik “Ocaklarınıza ateş düşsün” bedduası, sabotaj mesajıymış. Bedduada adı geçen ocak “maden ocağı”ymış.

chp-darbeye-nasil-destek-verdi-acikliyorum-305501-1.

Ben bu haberi fena halde ciddiye aldım. Hemen arşivleri karıştırıp, bu FETÖ’cü Soma sabotajında yaşananları yakından inceledim. 301 işçinin can verdiği facianın ne kadar normal olduğunu açıklamak için kullanılan “fıtrat” açıklaması ve madenci yakınlarıyla “süpermarketteki tartışma”ya hiç girmeyeceğim.

Kimin işine yarayacak?
Yalnız, o facia unutulsa bile hafızalardan silinemeyecek bir kare var. Erdoğan’ın o dönemki danışmanlarından Yusuf Yerkel’in, polislerin koruması altında madenci tekmelemesi…

Acaba, bu tekmeyi de FETÖ mü attırdı? FETÖ’nün “madene sabotaj”ına tepki gösterenleri acımasızca tekmelemişti malum. Sonra da sahte iş göremez raporu almıştı kendi için.

Beyler, darbe girişimini ve arkasındaki çeteyi cezalandırayım derken meseleyi fena halde sulandırıyorsunuz. Bu yine dönüp dolaşıp gerçek suçluların işine yarayacak. Tıpkı Ergenekon’da olduğu gibi.