CHP'li Erdoğdu: Demirtaş, terörü bitirmek istediği için içeride
13.04.2018 00:42 GÜNCEL

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu KRT Haber Müdürü Çağlar Cilara’nın sorularını yanıtladı. Erdoğdu, "Demirtaş'ın terörü bitirme çabasını ve samimiyetini ben kendi adıma gördüğümü ve hissettiğimi düşünüyorum. O şiddet bitsin diye bir çaba gösterdiğini ve samimi bir adam olduğunu düşünüyorum. Samimi çabası yüzünden, terörü bitirme çabası yüzünden içeride olabilir” dedi.

Erdoğdu, şöyle devam etti:

"Demirtaş ile programlarımız ayrı, düşüncelerimiz ayrı ama ben Demirtaş'ın TBMM'de siyasetin içinde olması gerektiğini düşünüyorum ve terörü bitirmek için de gerekli bir şey olduğunu düşünüyorum.

"Milletvekillerini hapse atarak sorunu çözeceklerine inananlar..."

“Kim ki bu ülkede milliyetçilikleri kaşıyorsa; Türk veya Kürt milliyetçiliği yaparak bizi ayrıştırmaya çalışıyorsa bizi bölmek istiyor demektir. Milletvekillerini hapse atarak sorunu çözeceklerine inananlar geçmişte bunu yaparak sorunu çözmeyi düşünenlerin ne hale geldiklerini düşünsünler. Bu işlemleri yapanlar yaptıkları sırada kendilerini çok güçlü hissederler ama sonuçta tarih ırmağı bir vadide akar, bunların hepsi o tarih ırmağının içerisinde yuvarlanan kayalar gibi olacaklar, o gün çok utanacaklar."

"Darbe olacağını biliyorlardı"

CHP'nin 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili raporunda çok çarpıcı bilgilerin olduğunu söyleyerek soru üzerine raporun özetini anlatan Erdoğdu, hükümetin darbe olacağını bildiğini ancak müdahale etmediğini savunarak şunları söyledi:

"Darbe olacağını biliyorlar. Bakın bu çok tarihi bir şey. Hem MİT, hem Emniyet hem de Genelkurmay söylüyor. MİT'in darbeden 4 ay önce 'Fetullahçı subayların darbe yapacaklarını tespit ettik' diye bir raporu var. Darbe olacağını biliyorsan sen bu 250 insanı yem olarak mı kullandın? Nasıl silah başında tutarsın bu insanları sen. Sana 4 ay önce diyorlar bunlar darbe yapacaklar, sen bekliyorsun, müdahale etmiyorsun sonra darbe oluyor, ondan sonra darbeyi alıyorsun bir karşı darbeye çeviriyorsun karşı darbe sonrasında da FETÖ ile mücadele diye başlayıp bütün muhaliflerin boynunu vurmaya çalışıyorsun. O gece ben Meclis'te bombalandım. Birileri gecekonduda saklanırken, birileri tünellerin içine girerken, birisi uçakta havada durumu beklerken benim o Meclis'te 7 tane bomba düştü. Orada AKP Milletvekillerini cesaretlendiren bizdik. Bizim Meclis'e girmemiz tarihi bir şeydir. Sonuçta ne oldu? FETÖ diye başladı, darbeyi biz dahil bütün muhaliflere yönelik bir silaha çevirdiler. Bu darbenin olacağını biliyor. Darbe günü yaşananlar var. Darbe raporunu okuduklarında bu darbenin nasıl bilindiğini, AKP tarafından devletin FETÖ'ye nasıl teslim edildiğini tespit ettik."

MİT Müsteşarı ile Genelkurmay Başkanı, darbeden önceki gün 6 buçuk saat ne konuştu?

Erdoğdu şöyle devam etti:

"Darbeden bir gün önce Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın mezuniyet töreni sonrasında MİT Müsteşarı ile Genelkurmay Başkanı'nın bir çardakta yanlarına korumlarını dahi almadan 6 buçuk saat boyunca konuşmaları, ertesi gün MİT Müsteşarı'nın geldiğinde MİT Müsteşarı ve Genelkurmay İkinci Başkanı'nın ifadesine göre saat 6'da koruma müdürü Muhsin'i arayarak, Hakan Fidan'ın, 'Muhsin yanında yeterince cephane, silah adam var mı? Havadan karadan ve denizden saldırı olursa yeteri kadar savunacak kadar gücün var mı?' dediği biliniyor. Darbe günü akşam saat 5 buçuk, 6'da bu konuşma yapılıyor."

"ÖSO'nun kökü El Nusra'dır, El Kaide'dir, IŞİD'dir"

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeybatısında gerçekleştirdiği harekata da değinen Erdoğdu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askeri operasyondaki ortağı Özgür Suriye Ordusu’yla (ÖSO) ilgili olarak da şu ifadeleri kullandı:

"Hükümetin dengesiz, yanlış, tutarsız, çıkarcı ama partizan çıkarcı ve mezhepci politikasının sonucunu Afrin'de bizim Anadolu gençleri canlarını ödeyerek bu hataları düzeltmeye çalışıyorlar. Yapılması gereken ta başında Suriye'de bu savaşın çıkmasını engellemeye çalışmaktı, oranın demokratikleşmesine yardımcı olmaktı. Ama biz ÖSO denen bir grupla ki ÖSO'nun kökü El Nusra'dır, El Kaide'dir, IŞİD'dir, istedikleri kadar kabul etmesinler ÖSO gerçeği budur."