CHP'li Özel’den Danıştay paneli ile ilgili açıklama
22.06.2018 15:25 GÜNCEL
CHP'li Özel Danıştay Başkanlığı’nın “Kamu Görevlilerinin Sadakat Yükümlülüğü” paneli ile ilgili açıklama yayınladı

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Danıştay Başkanlığı'nda seçimlere iki gün kala "Kamu Görevlilerinin Sadakat Yükümlülüğü" başlıklı bir panel düzenlemesini eleştirdi.

Özel, "Seçimlere sadece iki gün kala böyle bir panelin düzenleniyor olmasını, kamu kurumlarında seçimleri etkilemek amaçlı, bir aday lehine propaganda yapılması biçiminde değerlendiriyor, bu durumu doğru bulmadığımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığında ve CHP’nin çoğunlukta olduğu parlamentoda kamu görevlilerinin görevde yükselmeleri için partizanca davranmaları gerekmeyecek, hangi siyasi görüşten olurlarsa olsunlar, yasalara ve anayasaya uygun biçiminde görevlerini gerçekleştirmeleri durumunda liyakat esasına göre yükselmeleri mümkün olacaktır" dedi.

AÇIKLAMANIN TAM METNİ

"24 Haziran Pazar günü yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi ve adayı Muharrem İnce’nin en önemli vaatlerinden biri, kuşkusuz kuvvetler ayrımını tesis edecek biçimde adımlar atmak, hakim ve savcıların yürütme gücünü elinde bulunduranların önünde ayağa kalkmayacakları, cübbelerindeki olmayan düğmelerini iliklemek zorunda kalmayacakları biçimde yargı bağımsızlığını sağlamaktır.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 16 yıllık iktidarı boyunca, yargıyı kendisine ayak bağı olarak gören Recep Tayyip Erdoğan, eski ortakları FETÖ ile 12 Eylül 2010 referandumunda giriştikleri işbirliğiyle yüksek yargı organlarına kendi militanlarını doldurmuş ve erkler ayrılığını ayaklar altına alarak, yargıyı kendileri için dikensiz bir gül bahçesi haline getirmiştir.

Bu doğrultuda çay toplamaya götürdüğü yüksek yargı organlarının başkanları, karar almadan önce, evrensel hukuk kurallarını gözetmemiş, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden gelecek sinyalleri beklemiş, yeni hakim ve savcı alımlarında iktidar partisinde daha önce il ve ilçe yöneticiliği yapmış avukatlar tercih edilerek, parti devletinin yargı ayağını tamamlama yolunda adımlar atılmıştır.

Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde Danıştay Başkanlığı görevini üstlenen Zerrin Güngör, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde geçen yıl gerçekleştirilen Adalet Yürüyüşü’ne “Sözde Adalet Yürüyüşü” ifadesini kullanarak, yargı bağımsızlığının fiilen olmadığını kanıtlamıştı. Danıştay Başkanı ile geçtiğimiz aylarda bir uçak yolculuğu sırasında karşılaşmış, bu ifadeleri nedeniyle eleştirilerimi aktarmıştım. Bu sırada açıkça ortaya çıkmıştır ki kendisi Adalet Yürüyüşü’nün milletvekilimiz Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasıyla başladığını bilmediği gibi, bazı makam ve mercilerce kendisine dikte ettirilen görüşleri savunmaya yönelmiştir.

Adalet Yürüyüşü’nden ve gerekçelerinden bihaber olan Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’ün girişimleriyle, 24 Haziran gibi Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birine yalnızca iki gün kala Danıştay Başkanlığı tarafından “Kamu Görevlilerinin Sadakat Yükümlülüğü” başlıklı bir panel düzenlenecek olması, parti devletinin ve yargı bağımsızlığının geldiği boyutların görülmesi açısından kamuoyunca bilinmek durumundadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Sadakat” başlıklı 6’ncı maddesi, devlet memurlarının anayasaya ve kanunlara sadakatla bağlı kalması gerektiğinin altını çizmektedir. Ancak, kanunda da ifade edildiği üzere kamu görevlilerinin sadakati, bir partinin genel başkanı sıfatına sahip cumhurbaşkanına değil, anayasaya ve yasalara olmak durumundadır.

Seçimlere sadece iki gün kala böyle bir panelin düzenleniyor olmasını, kamu kurumlarında seçimleri etkilemek amaçlı, bir aday lehine propaganda yapılması biçiminde değerlendiriyor, bu durumu doğru bulmadığımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığında ve CHP’nin çoğunlukta olduğu parlamentoda kamu görevlilerinin görevde yükselmeleri için partizanca davranmaları gerekmeyecek, hangi siyasi görüşten olurlarsa olsunlar, yasalara ve anayasaya uygun biçiminde görevlerini gerçekleştirmeleri durumunda liyakat esasına göre yükselmeleri mümkün olacaktır. 24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin ardından yapacağımız ilk işlerden birinin yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığını tesis etmek olacağının altını bir kere daha çiziyoruz."