alpertasbeyoglu

CHP’li deveye sormuşlar

Acaba CHP bu seçimde  Kürt seçmenden ne kadar oy alacak?

Önce 22 Temmuz 2007 seçim sonuçlarını hatırlayalım. CHP’nin bölgede oy oranı yüzde 8. Yani barajın altında!

CHP’nin 16 ildeki toplam oyu DTP’nin Diyarbakır’da aldığı oyların da altında.

Sadece 3 milletvekili çıkarabilmiş. O da aşiret, ağa dolayımıyla…

Kürt seçmen CHP’den umudunu kesmiş. Aslına bakarsanız CHP de bölgeden umudunu kesmiş. 2007 seçimlerinde Deniz Baykal’ın en az uğradığı bölge buralarıydı. Belki yuhalanma korkusu belki de söyleyecek bir şeylerinin olmaması “gözden ırak olunma” tercihini dayatmıştı. Gönülden de ırak olunması doğaldı.

Sonra CHP’nin açılıp saçılmalarından  ünlü “Kürt Açılımı” paketinin kurdelesi çözüldü.  İçinden sadece Kürtçe müzik çıktı. 21 Aralık’ta CHP’liler Kurultay’da bu müzikle dans etti. Yani 1989’da ve 1999’da hazırlanan iki farklı “Kürt Raporu”nun getirdiği demokrasi ve özgürlük açılımı 2009’da notalarda kalmıştı.

Bu uzun ve de -artık mevzuu CHP olduğu için- sıkıcı girizgâha neden gerek duyduk?

CHP Lideri Deniz Baykal, TRT’nin “Kürt Açılımı” paketinin gerisinde kalmış olmalarını içine sindirememiş olacak ki  TRT Şeş yani Kürtçe televizyon kanalı ile ilgili çok çarpıcı bir açıklamada bulundu.

Şöyle dedi:

“Devletin kurumlarının ‘etnik çabaya destek’ olması yanlıştır. Proje Türkiye’nin ‘temel devlet anlayışına’ terstir. ‘Herkes kendi anadilinde yayın yapabilir, bu kendi haklarıdır. Ama devletin parasının, kaynaklarının, 70 milyonun parasının sadece bir kesim vatandaşlarımızın etnik talepleri doğrultusunda harcanması doğru değildir. Yanlış bir istikamete gidiliyor. Bunlar ne yaptıklarını ya biliyorlar ve çok tehlikeli iş yapıyorlar ya da ne yaptıklarını bilmiyorlar.”

Açıklama da CHP’nin ‘Kürt Açılımı’ da ‘devenin neresi doğru ki’ sorusuna benziyor.

Başlayalım: 1989 Kürt Raporu’nda CHP ne vadediyordu? Medyada ana dilde yayın hakkı.

1995 ve 1999’da revize edilen raporlar ne diyordu? Anadilin medyada da kullanımı özgürlüğü…

Şimdilerde hazırlanan ve 1989 Raporu’ndan ilham alındığı söylenen “Kürt Açılımı” taslağında ne deniyor? 24 saat Kürtçe yayın yapabilen televizyonlar…

Bütün bu yazılıp çizilenler unutulmuş olunabilir mi? Ya da bu partinin bir hafızası yok mu?

Hadi “yok” diyelim.

Şu  cümlelere ne buyrulur:

“Devletin parasının, kaynaklarının, 70 milyonun parasının sadece bir kesim vatandaşlarımızın etnik talepleri doğrultusunda harcanması doğru değildir.”

Şimdi gel de Alevilerin Diyanet’e bütçeden ayrılan gelirden hak talep etmelerini onayla!

Şimdi gel de Kürt seçmenin verdiği vergileri  “70 milyonun parası” içinde say!

Kürtlerle nüfusumuz 86 milyon mu oluyor?

Alevilere “devletten kaynak istemeniz yanlış. Ayrımcılık yapıyorsunuz” yüzsüzlüğü ile karşı çıkan bu hükümetten ne farkınız kaldı?

Ben bu “bir kesim” lafına da gıcık oluyorum. Resmen bölücülük!

“Bir kesim vatandaş” ayrımını siyasi literatüre Erbakan kazandırmıştı. Ötekileştirmenin Arapçasıydı.

Şimdi bu deyim Baykal’a kısmet oldu.

Bakalım “o kesimden” bu defa  mart ayında yüzde 8’i de alabilecek mi?

 

BİZİ TAKİP EDİN

359,909BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,086,766TakipçiTakip Et
7,819AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL