Cimbom'un ayak sesleri!
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT
Galatasaray, Devler Ligi'ne kusursuz bir başlangıç yaptı. Lokomotiv Moskova'yı 3-0 mağlup eden sarı-kırmızılılar gruptan çıkma yolunda ilk adımı attı

Devler arenasında gala zamanı... Bir tarafta Galatasaray, diğer köşede Lokomotif Moskova... Nefesler tutulmuş İtalyan hakem Rochhi'nin ilk düdüğü bekleniyor.

Aslan'ın şüphesiz genlerine işlemiştir Avrupa maçları. Daha sabahın köründe gördüğüm sarı-kırmızılı formalar adeta taraftarın bayramını müjdeliyordu. Kadrolar açıklandığında heyecan katlanıyordu.

Fatih Terim'in 11'i şüphesiz birçoklarını şaşırtıyordu. Deneyimli teknik direktör Linnes'in sağa, Donk'u savunmanın göbeğine koymuştu. Hocanın sürprizleri bununla da bitmemiş, Trabzon'da takımını yakan Belhanda çimlere sürülmüştü. Kâğıt üstünde Faslı oyuncu, Ndiaye ve Emre Akbaba'yla Voltron'ı da oluşturabilir, kimi zaman yaptığı gibi saç baş da yoldurabilir.

Rus ekibinde tanıdıklar dikkat çekiyordu. Başta eski Beşiktaşlı Manuel Fernandes, savunmada yaşlı kurt Corluka, deneyimli Alman Höwedes, orta sahada Krychowiak, yıllardır bu arenanın gediklisi Farfan ve tabii bir de Lokomotif'in Devler Ligi'nde oynadığı tüm maçlarda kulübede olan 71 yaşındaki Semin... 0-0'ı çok iyi oynayan rakibin başlama vuruşu öncesi Cimbom'un defansını ne kadar zorlayacağı merak konusuydu.

Derken o büyülü an geliyor, Seyrantepe'de Şampiyonlar Ligi marşı çalmaya başlıyordu...

Santrayı müteakip Aslan'ın iştahı gözle görülüyordu. Taraftarlar ve Terim belli ki o müziği çok ama çok özlemişti. Dakikalar 9'u gösterirken, tribünlerden çıkan gol sesi kulakları sağır ediyordu. Cuma akşamı Kasımpaşa'ya iki gol atan Garry Rodrigues bu sefer içeri kat edip yerden sert vurmuştu.

Geriye düşen Moskovalılar 20'de tehlikeli geliyor, Farfan'ın kafasına Muslera hayır diyordu. Fernandes'in sazı eline almasıyla birlikte rakip vites yükseltmişti. 29'daki kornerde Aslan'ın kalesini melekler korumuştu. 40'taki köşe atışında ise altıpasta unutulan Farfan kötü vurmuştu. İyi başlayan devre kötü bitmişse de soyunma odasına üstünlükle gidilmişti.
İkinci yarıya Galatasaray biraz silkelenerek başlıyordu. Görüntü netti, Cimbom sahasında durarak savunma yapamıyordu. Topa sahip olmak, rakip kaleye gitmek maçın kilidiydi. Oyunu tekrar kontrol altına alan ev sahibi, aradığı ikinci golü 67'de frikikten bulmuştu. Tartışılan Eren muhteşem vurmuştu!

Son bölümde Belhanda'yı çıkarıp Maicon'u alan Terim vidaları iyice sıkıyordu. 87'de Aslan'ın en iyilerinden Ndiaye gereksiz bir şekilde ikinci sarıyı görüp atılmıştı. Uzatmalarda kazanılan penaltıyı kullanan Selçuk maçın skorunu ilan etmişti: 3-0!

Bu skorla Galatasaray Şampiyonlar Ligi'ne muhteşem başladı. Yalnız vurgulamalı, ilk devredeki o 25 dakikalık bölümde gol yememek büyük bir şanstı. Amatör bir şekilde atılan Ndiaye, Porto deplasmanında olmayacak. Yazık...