Çin Komünizmi: Sinyal sola, dönüş sağa - I
KAMURAN KIZLAK KAMURAN KIZLAK

İleri Doğru Büyük Atılım kampanyasının Mao’nun umduğu sonuçları vermemesinin nedenleri hakkında çok şey söylenebilir. Mao’nun iflah olmaz iyimserliği, tez canlılığı ve halkın devrimci ruhuna duyduğu büyük güven bu konuda ustayı yanıltmış gibi görünüyor. Böyle devrimci bir ütopyayı bu kadar büyük bir ülkede yaşamla buluşturmayı planlamak tam Mao’ya göre bir cesaret. Sorun, ütopyanın gerçekle-yaşamla buluşabilmesi için gerekli koşulların iyi hesaplanamamış olması. Projenin başarısızlığa uğramasının en önemli nedenleri bence şunlar: (1) Mevcut sanayi kuruluşlarıyla bağlantılar dâhil merkezi kurumsal yapılarla yerel komünler arasındaki ilişkilerin ve organizasyonun her anlamda yetersizliği ve dağınıklığı. (2) Parti kadrolarının kırsal üretici yaşamı organize etmedeki beceriksizlikleri, ne yapacaklarını tam bilemedikleri için yetersiz kalmaları hatta sıklıkla işleri karıştırmaları. (3) Sürecin üç yıldır devam eden ve kıtlık yaratan iklim felaketi koşullarında yaşanması. (4) Köylülerin kıtlık korkusuyla paylarına düşenden fazla ürüne el koymaları ve henüz olgunlaşmamış ürünleri tüketmeleri.

Atılım projesinin sonlandırılması ve Mao’nun sorumluluğu üstlenip devlet başkanlığından ayrılmasıyla, “Yeni ÇKP”ye göre “modernist/pragmatist” diye adlandırılan küçük burjuva devrimcileri; anti-komünist veya dezenformasyon yayan batı yayınlarına göre ise “Stalinist kanat” parti içinde güç kazanır ve hızlı bir değişim başlar. Bürokrasi tekrar düzenlenir, yerel/kırsal kadroların çoğu görevden uzaklaştırılır ve yerlerine pragmatist parti görevlileri getirilir. Komünlerin yönetimi değiştirilir: İleri Doğru Büyük Atılım sırasında köylülerin seçtiği (Maocu) komün liderlerinin yerini atanmış maaşlı “profesyonel” yöneticiler alır. Ekonominin başına Deng Xiaoping getirilir ve Sovyet modelinden ilham alan kalkınma stratejisine dönülür. Bu model gereğince, komünlerin ürettiği ürünler bir devlet tekeli tarafından satın alınıp “sosyalist-pazar ekonomisinin gereklerine uygun olarak” satılır. Yani daha önce Mao’nun ret ettiği “İlkel Sosyalist Birikim” -tarım sektöründen ağır sanayi yatırımı için kaynak yaratma- modeline geri dönülür.

Komün yönetimlerinde yapılan değişikliğin sonuçları, köylülerin komünlere yabancılaşması, uzaklaşması ve üretimin düşmesidir. Bir zaman sonra ÇKP, kırsal işçilerin artık komünlerde değil kendilerine ait işlerde çalışmak istedikleri sürpriziyle karşılaşır. Aslında, ülkenin birkaç bölgesinde köylüler yerel (komün) yöneticileriyle anlaşarak arazileri bir şekilde bölüşmüş ve kendileri için çalışmaya başlamışlardır. Bu, komün yönetimlerinin devletten gizli yaptıkları bir iş. (Köylüler, bu yasadışı iş ortaya çıkarsa tutuklanan komün yöneticilerinin ailelerine bakacaklarına dair yöneticilerle anlaşma yapmışlar). Bu işi ortaya çıkaran fakat yöneticileri cezalandırmak yerine bu sistemi geliştiren ve bir ekonomik model haline getirip uygulayan kişi Moa’nun en eski yol arkadaşlarından Zhao Ziyang’dır. (1989’da Tiananmen meydanında açlık grevindeki protestocu öğrencileri ziyaret edip görüşme yaptığı için görevden alınan ve ömür boyu ev hapsinde tutulan başbakan). Yani “Yeni Çin”in ekonomik modelinin temelleri böyle atılmıştır.

“Yeni ÇKP”ye göre, “Ülke genelinde kendi işinde çalışma oranının artması hızlı ve anlamlı bir üretim artışıyla sonuçlandı ve yiyecek sıkıntısı görece hızlı çözüldü”. Bu cümlede kapitalist dönüşümü kutsama adına bir açık çarpıtma var. Tarımsal üretim artışı aslında şu iki faktörün bir sonucu: (1) İleriye Doğru Büyük Atılım kampanyasından üç yıl önce başlayan ve o sırada devam eden iklim felaketi koşullarının düzelmesi. (2) Atılım kampanyası sırasında komünlerin inşa ettiği sulama kanallarının hem kurak arazilere su sağlaması hem de selleri önlemesi. Buna ek olarak, komünlerin o güne kadar kullanılamayan arazileri ıslah etmesi ve ürün alması.

Komünler zaman içinde devlet tekeli pazarlama kuruluşuna ürün tedarik eden “ara işletme” haline gelmeye başlar. Bu, aslında komünlerin yavaş yavaş çözülme sürecidir (1980’lerin başında kapatılır) ve kırsal nüfusa hem ağır bir yoksullaşma hem de yaşam kalitesinde ciddi bir bozulma olarak yansımıştır. (Devam edecek…)