Çıplak kral, gerçekliğe örtü olur
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN
İsveç kraliyet ailesinin harcamaları mercek altına alınıyor.
İsveç kraliyet ailesinin harcamaları mercek altına alınıyor. Parlamento, saraya aktarılan paraların, nerelere gittiğini ayrıntılı bir şekilde inceleme ve takibini yapma görevini, hükümete verdi. Gerçi hükümet, bu görev için çok hevesli sayılmaz. Sağ kanatta siyaset yapan dört partinin oluşturduğu iktidardaki azınlık hükümeti, bu kararla bir geleneği de bozmuş oldu. Kraliyet ailesiyle İsveç’in sağcıları siyasi tarih boyunca hep iyi geçinmişler. Sosyal Demokrat Parti’nin, yüz yıldır parti tüzüğünde bulunan ama uygulamaya geçirilmeyen “Monarşinin sonlandırılması” ibaresi, sarayı sola karşı mesafeli olmaya zorlamış.  Saray mensupları, sağ hükümetlerin iktidarda oldukları dönemde, daha derin ve rahat nefes almışlar. Yalnız bu kez işler sarayın beklediği gibi olmadı.

Kral 16’ncı Carl Gustaf’ın şanssızlığından mıdır bilinmez, hükümette sağcılar otururken saray parlamentoya para pul hesabı verecek. Olayın aslı, sağ hükümetin saraya attığı bir kazık değil, tamamen dalgınlık. Geri dönüşü olmayan bu dalgınlığı yapan da iktidar ortağı Merkez Parti’den parlamenter Per Åsling. Sosyal Demokratlara sağ hükümet döneminde sarayı sıkıştırma keyfini yaşatan Per Åsling, düzenlediği bir basın toplantısıyla kendisini ne kadar “suçlu” hissettiğini anlattı.  Parlamentoda, çarşamba günü,  “Sarayın paralarını sayalım mı?” görüşmesinde, hükümet kanadı, bir oyla solun istediğini yapmak zorunda kaldı. Karar, 146’ya 144 oyla alındı. İşte o bir oyu da yanlışlıkla sağcı parlamenter Åsling vermiş. Oylama tamamlandıktan sonra hatasını anlayan parlamenter, olayı, “O gün dikkatsizdim” diye açıkladı. Åsling, eğer yanlış düğmeye basmasaydı oylama 145’e, 145 bir denklikle bitecekti. Bu eşitlik durumunda nihai karar da kurayla belirlenecekti.

Sağcı parlamenteri çok üzmüş olsa da çarşamba günkü oylamada çıkan karar, sarayın durumunun kuraya kalmasından iyidir. Şimdi gerekli çalışmalar yapılır, kraliyet sarayının ekonomisi incelenir. Sonuçta kimsecikler, 16’ncı Gustaf’un kişisel hesaplarını denetlemeyecek. Yine de bu yeni durum, İsveç’te monarşinin altını oymak olarak değerlendiriliyor. İsveç kraliyet ailesinin başında, kara bulutlar son dönemlerde pek eksik olmuyor.

İsveç Kralı 16’ncı Carl Gustaf hakkında geçen yıl yayımlanan bir kitap, saray için büyük bir utanç olmuştu. Kral Gustaf’un İsveç gizli servisini de peşine takan, karmaşık aşk hayatı, bu kitapta tanıkların ifadeleriyle anlatılmıştı. Gustaf’un saraydan kaçıp striptiz kulüplerini gidişleri ve buralarda İsveç’in mafya dünyasından kişilerle kurduğu arkadaşlıklar, kitabın yazarları tarafından deşifre edilmişti. Bugünlerde de, Kral Carl Gustaf’un uygunsuz fotoğraflarının dünya basınına sızacağı iddia ediliyor. Durum buysa “Kral çıplak” olacak.

Pek çok İsveçli, sarayın kaybettiği itibarından dolayı rahatsız. Bu rahatsızlık çarşamba günkü oylama öncesi yapılan konuşmalarla parlamentoya da taşındı. Saray ekonomisine getirilmesi tasarlanan inceleme kararı ateşli tartışmalara sahne oldu.  İsveç’in sağcıları, yıldızını parlatmak isteyenlerin krala saldırdığını söyledi. Muhafazakâr Parti’den Andreas Norlen Sosyal Demokratlara yüklenerek “Monarşiyi zayıflatmak için altın bir dönemdeyiz. Krala her taraftan ve bu çok olağanmış gibi saldırlar geliyor” dedi. Sosyal Demokratlardan Sven-Erik Österberg suçlamalara “Biz herhangi bir kitabın peşinden koşturmuyoruz. Sarayın ekonomisinin denetimini arttırmanın zamanı gelmişti. Saray mensubu olsaydım, en çok Sosyal Demokratlardan korkmazdım. Kralın arkadaş çevresinden daha çok endişe duyardım” diye cevap verdi.  İsveç Parlamentosu, kralın paralarını konuşurken çok başka bir ekonomi haberi düştü ajanslara. Sony Ericsson telefonlardan Ericsson ibaresi kaldırılacakmış. Şirket evliliğine giden Japon ve İsveçli iki teknoloji devi, yollarını ayırmış. Ericsson şirketi, isim haklarını Sony’e devredip cep telefonu işinden elini çekmiş. Cep telefonunu bulan İsveçlilerin artık bir cep telefonu markası yok. Bu neyin altın çağı?