Çocuklar el ele yanarken...
GÖZDE BEDELOĞLU GÖZDE BEDELOĞLU

OHAL kapsamında kapatılan 370 dernekten birisi de Gündem Çocuk Derneği. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “vurduk kilidi, gitti” dediği dernek, Karaman’da Ensar Vakfı ve KAİMDER’e bağlı yurtlarda 8-10 yaşlarındaki erkek çocukların öğretmeni tarafından tecavüze uğraması sonucu açılan davanın müdahillerindendi, süreci takip ediyordu. Öğretmen ceza alırken; görevi kötüye kullanma, çocuğun nitelikli istismarı suçunu bildirmeme, vakıflar, dernekler kanunu ve TMK’ye aykırılık suçundan yargılanan Ensar, KAİMDER, Vali Murat Koca ve İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu’na dava açılmasına gerek görülmedi. Ensar Vakfı Başkanı İsmail Dilberoğlu’na göre mahkemenin hızlı bir şekilde dosyayı karara bağlaması, davaya müdahil olmak isteyen kişi, dernek ve baronun sabotaj oyununu bozmuştu! Sabotajdan kasıt, dosyayı Türkiye gündeminde konuşulur tutmak. Konuşulmasın, uzamasın, gün kurtulsun... Ya çocuklar?

Çocuk hak ve ihlallerini görünür kılmak için yıllardır çeşitli projeler üreten Gündem Çocuk Derneği kapatılmadan önce, yılda en az 20 çocuğun hayatını kaybettiği okullardaki fiziki ihmallerle ilgili bir çalışma yürütüyordu. Uzman bir ekiple okulları gezdikten sonra oluşturdukları eksik listesinden yola çıkarak bir kitapçık hazırladılar. Uyulması gerekenler konusunda bütün okullar için önemli bir rehber olabilecek bu kitapçık baskıya gidemeden dernek kapatıldı. Proje kapsamında tespit edilen konular defalarca ağır yaralanma ve ölüme sebebiyet vermiş, hızla düzeltilmesi, tamamlanması gereken eksiklerdi. Kayar demir kapılar, merdiven korkulukları, okul alanı içinde ya da yakınındaki inşaatlar, çatılar, istinat duvarları ve son olarak 29 Kasım gecesi Adana Aladağ’da 11 çocuk ve 1 eğitmenin ölümüne neden olan yangına yol açan elektrik tesisatıyla ilgili ihmaller...

Bundan tam bir yıl önce, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e milyon liralık zırhlı Mercedes ne de güzel yaraşır diye konuşulurken, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde müftülüğe bağlı Kuran kurusunda çıkan yangında 6 çocuk ölmüştü. 5’i balkon kapısının önünde bulundu. Yanmışlardı. Plastik kapıyı eridiği için açamamışlardı. Olay bütün yönleriyle araştırılacak ve sorumlular cezalandırılacaktı. Araştırılmadı, cezalandırılmadı. Bir yıl sonra, Görmez’in 6 milyon 639 bin liraya tamamlanan il müftülüğünün yeni binasını açtığı Adana’nın Aladağ ilçesinde, ‘Süleymancılar’ Cemaati’ne ait öğrenci yurdunda çocukların yanmış bedenleri bu kez kapısı açılmayan yangın merdivenin önünde bulundu. Bu arada kimse, ilkokul çağındaki çocukların, özel yurt yönetmeliğine göre yasak olmasına rağmen, neden yasadışı bir şekilde cemaat yurdunda kaldığını, yurtları denetlemekle görevli olan Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün buna nasıl göz yumduğunu, 4+4+4’le okulsuz bırakılan köy çocuklarının kasaba ve il merkezine geldiğinde neden kalacak yer bulamadıklarını, Aladağ’da bulunan yatılı bölge okulunun neden yıkılıp yerine yenisinin yapılmadığını, çocukların belediye ve mülki amirlerin yönlendirmesiyle nasıl Süleymancılara ait yurtlara yerleştirildiğini soramayacak, sorarsa çocukların konu olduğu bir felakete siyaseti karıştırmakla suçlanacak. Ve evet, bu tam da eğitim üzerinden örgütlenerek güçlenen, devleti ele geçirmek için birkaç ay önce darbeye kalkışan FETÖ’yle mücadele ediliyorken söylenecek.

8 yıl önce Konya Taşkent’te yine Süleymancılara ait ruhsatsız Kuran kursunda gerçekleşen LPG patlamasında 17 öğrenci ve 1 eğitmen ölmüştü. Yine hiçbir kamu görevlisinin yargılanmadığı dava 8 yıldır sonuçsuz sürüyor. Kulp faciasından sonra CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in kurs ve yurtların incelenmesi için meclise verdiği araştırma önergesi işleme bile konulmadı. Hazırlayıp da bastırmaya fırsat bulamadıkları ‘Okullarda Fiziksel Güvenlik Rehberi’nde dikkat çektikleri önemli başlıklardan birini yangının önlenmesi olarak belirleyen Gündem Çocuk Derneği kapatıldı. Yurt yangını sonrası bilgi almak ve gözlemlerini kamuoyu ile paylaşmak için Aladağ’a giden Eğitim Sen Adana Şubesi üyeleri gözaltına alındı. Kilitli kapıların arkasında çocukların el ele tutuşup yanarak ölmeyi beklediği bir ülkede “insanın olduğu yerde hata eksik olmuyor” diye buyurdu Başbakan Yıldırım. Olayın üzerine ciddiyetle gidileceği belli! Kader, fıtrat, başımız sağ olsun... Ülkenin damı çöküyor. Çocuklar el ele yanıyor!