‘Çocuklara felsefe yapmayı öğretmeliyiz’
08.04.2018 08:20 GÜNCEL
Felsefe dersi içeriğinin düşünmeye dayalı bir yapıda düzenlenmesi gerektiğini söyleyen felsefe eğitmeni Dr. Özdemir, “Çocuklara ‘felsefe yapmak’ öğretilmeli” dedi

MUSTAFA KÖMÜŞ

Felsefe dersleri ve içeriği Türkiye’de uzun süre gündemi meşgul etti. Ders saatlerinin yetersizliğinden, içerikteki salt ezbere yönelten ifadelere kadar felsefeye dair birçok konu tartışıldı. Felsefe Eğitmeni Dr. Özge Özdemir ile felsefe eğitiminin ve derslerin içeriğinin nasıl olması gerektiğine dair konuştuk.

Türkiye’de daha çok felsefe tarihinin ve felsefenin alt alanlarının anlatıldığını belirterek ‘felsefe yapma’nın öğretilmesinin gerektiğini vurgulayan Özdemir, şu ifadeleri kullandı:

“Sorun, ders saati ve ders kitabından çok, dersin nasıl uygulandığı ve öğretmenin yetkinliği sorusudur. Bugün eğitimin değişen işlevi göz önüne alınacak olursa, yani bilgiden çok beceri kazandırmaya dayalı bir eğitim ihtiyacından bahsediliyorsa, bu noktada ‘Ders buna uygun işlenmekte midir?’ sorusu önemli. Çünkü felsefe, arzu edilen eleştirel düşünme ve demokratik vatandaşlık becerilerinin gelişimi açısından önemli bir araç, dersi bu kazanımlara göre yürütmek de bir yöntem sorunu.”

Dersin verilme yaşı aşağı çekilmeli
Yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın birçok yerinde felsefenin ortaöğretim seviyesinde başladığını aktaran Özdemir, şöyle devam etti:

“Çocuklar 15-18 yaş aralığında bir disiplin olarak felsefeyle karşılaşıyor. Genellikle de felsefe tarihini ya da felsefenin alt alanlarını anlatan bir ders olarak görüyorlar. Bu geç bir yaş ve ezber bir bilgi, çocukları felsefeden uzaklaştırıyor. Önerim, ‘felsefe yapma’yı öğreten bir dersin çok daha erken yaşta başlaması. Dediğim gibi, eğer eğitimde daha çok zihinsel, sosyal, duygusal becerilerin geliştirilmesi hedefleniyorsa, bu ancak beceri kazandırmaya yönelik, sağlamlığını ispatlamış yöntemlerle mümkün. Çocuklar İçin Felsefe (P4C) 70’li yıllardan bu yana teorisi, uygulamaları, içeriği ve araştırma raporlarıyla rüştünü ispatlamış bir yöntem olarak, ülkemizde öğretmen eğitimi yoluyla yaygınlaştırılabilir. Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi. Biz Boğaziçi Üniversitesi’nde bu alanda bir sertifika programı açarak, bu konudaki ilk adımları attık. Ama bakanlık seviyesinde konunun ele alınması, etki yaratma açısından çok önemli bir adım olacaktır.”

Evrensel değerler anlatılmalı
Eğitimde uygulanan değerler eğitimi ile ilgili sorumuza da cevap veren Özdemir, şöyle konuştu:
“İlköğretim ve ortaöğretim ders programlarına baktığımızda değerler eğitimi adı altında özel bir ders yok. Ama başka dersler aracılığıyla hedeflenen bir kazanım olarak karşımıza çıkıyor. Mesela geçen hafta ‘şehitlikte değerler eğitimi dersi’ gibi bir başlığa rastladım. Bunu benim onaylamamı bir kenara bırakın, Bakanlığın ders planlamalarında yazdığı amaç ve kazanımlarla da bir ilgisi yok. Evrensel değerlerin öğrenilmesiyse ve deneyime dayalı öğrenmeyse amaç, yapılan işin bununla hiçbir ilgisi yok.”