Değişim umuttur!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

CHP, 24 Haziran seçimlerinde bekleneni vermeyen, halkın umudunu kıran bir sonuç aldı…

CHP son 8 yılın en düşük oy oranına ulaştı…

95 yıllık asırlık çınar olarak nitelenen CHP 9’uncu kez, aynı Genel Başkan ve yönetimiyle seçim kaybetti.

Seçim kampanyasındaki yanlışlar, boşa harcanan propaganda giderleri, seçimlerin içeriğini kavramamış stratejiler, uygulamada geri kalışlar, koordinasyon eksiklikleri bir yana asıl kin ve nefretlesol kadroları tasfiye etme taktiği ve de hizipsel çıkar üzerine dayalı milletvekilleri listeleri bu kötü sonucun nedenleri arasındaydı.

Nitekim sadece yönetim hataları nedeniyle CHP üyeleri ve oy veren seçmenler hak etmediği bir sonuçla karşılaştı…

• • •

24 Haziran seçimlerinin bir başka ilginç sonucu ise CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin, adayı olduğu partiden daha fazla oy almasıydı.

Yeni bir isim, yeni bir söylem biçimi, yeni bir iddia, yığınların İnce’nin meydan toplantılarına katılmasını sağladı…

Görülen o ki; toplum hak ve özgürlüğünü kaybettiği, sıkıştığı, can ve mal güvencesinin ortadan kalktığı, devletin yapısının bir adama göre şekillendiği bu rejimde yeni bir umut arıyor!..

• • •

Ülkeyi ve CHP’yi düşünenler dün bir araya gelerek CHP’nin yeniden umut olması için değişimin şart olduğunu ilan ettiler.

PM üyesi Prof. Gaye Usluer ile Bilecik Mv. Yaşar Tüzün kurultay delegelerine bir çağrı yaptı.

Çağrı gerekçelerinde çok haklılar!..

Bilinen kesin bir şey var ki, bu yönetimle CHPyerel seçimleri kazanamaz!

Öyleyse ülkeyi ve CHP’yi düşünen kurultay delegeleri kararlarını vermeli.

Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği için kurultayı toplamalılar…

Artık; “ama, fakat” deme zamanı değil!..

• • •

Dünkü açıklanan değişim için kurultay çağrısını sizlerle paylaşmak isterim…

“BAŞKA BİR TÜRKİYE MÜMKÜN! CHP DEĞİŞİRSE TÜRKİYE DEĞİŞİR

Göz göre göre gelen tek adam rejimine karşı Cumhuriyeti layıkıyla savunamadık. Milyonların katıldığı Cumhuriyet mitinglerini, Gezi eylemlerini, referandum kampanyasını ve Adalet Yürüyüşü’nü iktidar yürüyüşüne dönüştüremedik.

24 Haziran baskın seçiminde yakaladığımız önemli hamlemizi Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 31’lere taşısak da iktidar olmakla taçlandıramadık!

Üstelik süreç iyi yönetilemediği için derin hayal kırıklıkları yaşadık ve yaşattık.

Özellikle son 30-40 yıldır kök salmış örgütlü kötülüğe karşı, Cumhuriyetin kurucusu, 95 yıllık bir partinin üyeleri olarak susmamız, var olan bu durumu kabul etmemiz düşünülemez.

Yüzü otoriteye, adaletsizliğe, eşitsizliğe dönük bu rejimi değiştirmenin yolu, demokrasiye inanan milyonların desteğini alarak, önümüzdeki yerel seçimlerde partimizi, başta büyük şehirler olmak üzere en fazla sayıda yerel yönetimlerde iktidara taşımaktan geçer.

Değişim artık zorunludur ve önce kendi içimizde başlatmalıyız bu değişimi!

Çünkü tam 9 seçimdir aynı yöntemleri uygulayarak farklı sonuçlar alınamayacağını yaşayarak gördük.

9 seçim kaybeden ve yaşanan yenilgilerde sorumluluk almaktan imtina eden partimizin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve onun belirlediği yönetim anlayışı siyasi ömrünü tamamlamıştır.

Partimiz, iktidar olmak bir yana, kazanımlarını koruyamayan bir durumda. İktidar deyince parti içi iktidarı anlayan zihniyetten bir an önce kurtulmamızın yolu, bakış açımızı da siyaset yapma biçimimizi de değiştirmekten geçer. Bizim parti politikalarımız ve söylemlerimiz Türkiye’nin çıkarları için olmalıdır. Ürkek ve savunma odaklı bir çizgiyle, merkeze ve sağa yaslanarak büyüme hayallerini terk etmek zorundayız! Uzun zamandır koalisyon dâhil iktidar olamayan partimizin asıl sorunu esas olarak, kimin genel başkan olacağı değil, hangi kadrolarla ve hangi yönetim anlayışıyla partimizi iktidara taşıyacağıdır.

Bu koşullarda, partimiz kişisel kinler ve kavgalar üzerinden, dengeler arasında yaratılan yarılmalardan değil ideolojik ve politik duruştan beslenmelidir. Partimize gönül veren, emek veren en üst kademesinden en alt kademesine kadar tüm üye ve yöneticilerimizin enerjisini iktidar olmaya verdiğini düşünün! İşte o zaman iktidar olmak an meselesi olacaktır!

Tüm yetkileri tek başına eline alan tek adam rejimine karşıyız! Hayatımızın tüm alanlarında; Partimizde, sokakta, evde her yerde tek adam olma ve tek adam tarafından yönetilmeye karşı durmalıyız!

Partinin en önemli organı PM’yi etkisiz hale getiren, MYK’yı sıradanlaştıran, üyenin yönetim sürecine katılımını engelleyen hatta mahalle delegeliğinden başlayarak üyemizi kendi aralarında kamplaştıran mevcut tüzüğün değişmesi partimizi büyütür aynı zamanda iradeyi güçlendirir.

Değişime buradan başlamalıyız! Tüzük kurultayının olduğu gün birçok yol arkadaşlarımızla anti demokratik olma yönünde ilerleyen bu tüzüğe karşı durduk, şimdi de değişmesini istiyoruz!

Cüretimiz halkımızın değişim talebinden geliyor…

Partimizi de Türkiye’yi de eşitlik, özgürlük, demokrasi temelinde yeniden inşa etmek için yeterli birikimimiz ve gücümüz var!

Bizler artık yeter diyoruz. Partimizin ve ülkemizin huzuru için, partimizi olağanüstü kurultaya çağırıyoruz! Gelin aydınlık günleri hep birlikte kuralım!..”

• • •

Uygarca yapılan bu ‘çağrı’ heyecan veriyor!

• • •

Bilinmeli ki; iddia ve kararlılık umudu yaratır!..

Ait olduğu örgüte ilke ve vefa ile bağlanmak ise güven duygusunu oluşturur!..

• • •

CHP, umut ve güveni topluma verebilecek mi?! Yeniden insan, emek ve sol diyebilecek mi?!

CHP bu sınavdan geçmek zorunda!..

Çünkü 8 ay sonra ‘yerel seçimler’ yapılacak!.

Bu seçimde tek adam rejimini değiştirmek için mutlaka başarılı olunmalı.

Yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir. Oradaki başarı laik demokratik parlamenter sisteme yeniden dönüşün yolunu açar!.. CHP herkesin umudu olur!