Denetimsiz yapılar faciaya kapı aralıyor: “Türkiye’de yaklaşık 13 milyon ruhsatsız yapı var”
26.07.2018 07:20 GÜNCEL
Seçimlerden hemen önce bilimsel bir çalışma yapılmadan AKP tarafından hayata geçirilen imar affı tartışılmaya devam ediyor. Beyoğlu’nda önceki gün çöken binaya benzer birçok denetimsiz yapı söz konusu afla ruhsat alabilecek

MELİS GÜNDEN

İstanbul Beyoğlu’nda iki gün önce yoğun yağış sonrası temelindeki toprağın kayması ve istinat duvarının yıkılması sonucu bir bina çöktü. Binanın ruhsatsız olduğu resmi makamlarca doğrulandı. Ancak bina eğer çökmeseydi ‘İmar Barışı’ adı altında hayata geçirilen imar affından yararlanabilecekti. İstanbul’da bu yapı gibi çökme tehlikesi ile karşı karşıya kalan pek çok yapı mevcut.

Seçimlerden hemen önce apar topar yasalaştırılan imar affı ile bu yapıların yasal düzenlemeler yapılmaksızın ruhsata kavuşacağı biliniyor. Deprem ihtimali yüksek olan İstanbul’da imar affından yararlanan bölgeler arasında deprem riskinin yüksek olduğu yerler de bulunuyor. Dikkat çıkan verilere göre Deprem Bölgeleri Haritası İndeksi’nde, Rumelikavağı, İstinye ile Sarıyer; ikinci ve üçüncü derece deprem bölgesinde yer alıyor. Önceki gün facianın eşiğinden dönülmesinin ardından İstanbul’un birçok yerinde mevcut olan tehlikeyi meslek odaları temsilcileri ile konuştuk. Konuya ilişkin çalışmaları bulunan meslek odaları temsilcilerinin verdiği bilgiler büyük tehlikelerin kapıda olduğunu gösteriyor.

Yüzde 70’i riskli
Resmi makamların imar açıklamasında yer alan bilgileri referans vererek konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Nusret Suna “İmar barışı açıklamasında Türkiye’deki yapıların yüzde 60’ı ruhsatsız ve iskânsız, dendi. Bu çok büyük bir rakam. Rakam olarak düşünüldüğünde yaklaşık 10-13 milyon arasında ruhsatsız bina var deniyor. Bunu da İstanbul’daki yapı ortalamasına vurduğunuz zaman rakamlar çok büyük.” diye konuştu.

denetimsiz-yapilar-faciaya-kapi-araliyor-turkiye-de-yaklasik-13-milyon-ruhsatsiz-yapi-var-491915-1.

TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman’a göre İstanbul’un yüzde 70’inde kaçak yapıların yer aldığı riskli bölgeler var. İstanbul’un her yerinde kaçak yapılaşmış ve imar planı disiplini dışında inşa edilen yapılar olduğunu söyleyen TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman “İstanbul’daki bölgelerin çok büyük bir kısmı Beyoğlu’nda yıkılan bina ile benzer riskleri taşıyor” dedi.

“Kaçak yapılar arttı”
İmar affının yurttaşların can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini söyleyen TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu “Yapıların güvenliği ve kentleşme konusunda ciddi sorunlar var. Yapıların birçoğu depreme ve afetlere karşı dayanıklı değil. Bu koşullarda imar affının çıkarılması bu riskleri daha da arttırıyor. İmar affı çıktığı tarihten itibaren binalara kaçak katlar, ilaveler yapılmaya başlandı. Kamu arazileri ya da özel inşaat arazi yerlerinde ruhsata tabii olmayan tamamen kaçak bir takım yapılaşmalar hız kazandı. Yurttaş kısa vadede bir takım avantaj elde ediyor gibi görünse de gerçekte bütün hayatları tehlikeye atılıyor” diye konuştu. Muhcu’ya göre, özellikle kentin çeperlerinde ya kaçak ya da ruhsat gereklerine aykırı binalar var ve onların riskli bölgeler olduğu söylenebilir. Öte yandan, kamu denetimi almamış bu yapıların çoğu dere yatakları, tarım arazileri ve içme suyu havzaları üzerine yapılıyor.

denetimsiz-yapilar-faciaya-kapi-araliyor-turkiye-de-yaklasik-13-milyon-ruhsatsiz-yapi-var-492075-1.

“Yapıyı paraya teslim ediyorlar”
Yapı güvenliğinin insan güvenliği kadar önemli olduğunu belirten İnşaat Mühendisleri Odası’ndan Cemal Gökçe’ye göre, İstanbul’da Beyoğlu’nda yıkılan binanın örneğinde pek çok yapı mevcut.

Gökçe “Beyoğlu Sütlüce’de yıkılan yapının temeli falan yok. Yapıları üst üste yığmışlar. Birileri de gelmiş onun yanında gerekli güvenlik önlemleri almadan hafriyat yapmış. Yapı, kaçak, mühendislik hizmeti görmemiş sadece toprak üzerine kurulmuş. İstanbul’da bunun gibi olukça fazla yapı var. Özellikle gecekondu bölgelerinde böyle yapılar mevcut. Bu yapılar imar affından yararlanacaklar” diye konuştu. İstanbul deprem yaşamaya aday kentlerden biri olduğunu bu nedenle her yapının güvenli olması gerektiğini söyleyen Gökçe: “Mühendis ile yapı arasındaki ilişkiyi koparıyorlar. Yapıyı paraya teslim ediyorlar. İmar affı, rant anlayışına, para anlayışına denk düşüyor” dedi.

***

TMMOB’den açıklama: Rant için değil halk için adım…

denetimsiz-yapilar-faciaya-kapi-araliyor-turkiye-de-yaklasik-13-milyon-ruhsatsiz-yapi-var-491917-1.

Söz konusu faciaya ilişkin TMMOB de bir açıklama yayımladı. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz imzasıyla yayımlanan açıklamada “İstanbul Beyoğlu ilçesinde bulunan 4 katlı bir binanın 24 Temmuz 2018 tarihindeki çöküşü milyonlarca kişi tarafından canlı yayında izlendi. Yan parselde devam eden temel kazısı nedeniyle yaşanan bu elim olayda herhangi bir can kaybı yaşanmamış olsa da, özellikle canlı yayın ekranlarına yansıyan görüntülerden çıkartmamız gereken büyük dersler vardır.”

Açıklamadan öne çıkan bölümler ise şöyle:
»Ülkemizdeki yapı stokunun %60’ı kaçaktır. Bu binaların tamamı hem içinde yaşayanlar hem de çevreleri için hayati tehlike oluşturmaktadır. Birliğimiz ve bağlı Odalarımız imar affı düzenlemesinin yasalaşmaması için gerekli açıklamaları ve uyarıları yapmıştır. Cumhuriyet döneminde 14 kez imar affı çıkarılmıştır. Bu aflar toplumda kanun dışı uygulamaların bir şekilde yasallaştırılacağı algısının pekişmesine neden olmaktadır.

»İmar barışı adı altında işletilen hukuksuzluk, toplumun can ve mal güvenliğini riske atan tüm girişimleri aklamaktadır. Mühendislik ve mimarlık hizmetleri güvenli ve sağlıklı yapılar için bir zorunluluktur. Bilimi ve tekniği, sermaye çevrelerinin ve rant çetelerinin menfaatleri doğrultusunda yok saymak ve bunu yasallaştırmak yapılabilecek en büyük yanlıştır.
»Sağlıklı kentleşmenin ve güvenli yapılaşmanın birinci derecede sorumlusu olan iktidar, mülkiyet, yapı grubu ve yapı sınıfı gibi idari ve teknik konuları mal sahibinin beyanına bağlayan tasarı ile bilimi, tekniği ve uygulayıcıları olan mühendis, mimar ve şehir planlama mesleklerini inkar ettiği gibi vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini de yok saymaktadır.

»İmara aykırı, çevre ve doğa tahribatına neden olan ve en önemlisi de yeterli mühendislik hizmeti almadığı için olası depreme dayanıklılık bağlamında riskli yapılar devlet eliyle meşrulaştırılmakta, hukuka uyan vatandaşlarımız cezalandırılırken, kural tanımayanlar ödüllendirilmektedir. Belediye sınırları içerisindeki yapıların güvensizliğinin ve kaçak olmasının çeşitli patlama ve yıkımla ortaya çıkması, belediyelerin bu alandaki sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.

»TMMOB olarak, rant uğruna, oy uğruna, para uğruna insan hayatını hiçe sayan düzenlemelere, çarpık ve güvenliksiz yapılaşmaya karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.