Denetimsizlik yıkım getiriyor, tehlike büyük
31.07.2018 10:05 ÇEVRE
Art arta yaşanan çökme olayları, akıllara olası bir depremin yaratacağı büyük yıkımı getiriyor. Uzmanlar, denetimsizliğe dikkat çekip imar affının getireceği benzer tehlikeye de vurgu yapıyor

DEMET SARGIN [email protected] @demetsrgn

İstanbul’da Beyoğlu ve Sancaktepe’de yaşanan bina ve duvar çökmelerine bir yenisi daha eklendi. Ümraniye’de yaklaşık 1 yıldır yapımı devam eden inşaatın istinat duvarı çöktü. Olayda herhangi bir yaralanma ve can kaybı olmadı. Art arda yaşanan çökmeler denetimsizliği işaret ederken akıllara da olası Marmara depreminin yaratacağı yıkımın boyutlarının ne denli büyük olacağı yönünde şüpheler getiriyor.

Fatih Sultan Mehmet Sanayi Sitesi’ndeki Site Yolu Caddesi’nde 1 yıldır yapımı devam eden inşaatın perde duvarı dün sabah saat 09.30 sıralarında çöktü. Duvarla birlikte inşaatın önündeki yolun bir kısmı da çökerken, yolda bulunan park halindeki 1 otomobil ve 2 kamyonet inşaat çukuruna yuvarlandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.

‘Tekniği hiçe saymak faciaya davetiye’
Yıkım alanını yerinde inceleyen TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Akçelik, çarpık ve denetimsiz yapılaşmaya dikkat çekti. Akçelik şöyle konuştu: “Öncelikle şunun altını çizmemiz lazım, istinat duvarları da bir yapı türüdür. Tüm etkenleri irdelenmiş, önemli mühendislik yapılarıdır. Her yapı gibi istinat duvarları da gerekli mühendislik hesaplarını içerecek şekilde projelendirilmelidir. Jeoloji, jeofizik ve inşaat mühendislerin etkin denetimi olmadan, hesap ve kesitleri yetersiz, zemin koşullarını dikkate almayan yani mühendisliğin gerektirdiği bilim ve tekniği hiçe sayan her proje faciaya davetiye çıkarmaktadır. İstanbul’da 6 günde peşi sıra çöken üç istinat duvarı çarpık ve denetimsiz yapı anlayışının ürünüdür.”

denetimsizlik-yikim-getiriyor-tehlike-buyuk-493746-1.

‘Bu tarz yıkımlar çoğalacaktır’
İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Suna da denetimsizliğe dikkat çekiyor. Gelecekte bu tarz yıkımların daha da çoğalacağını vurgulayan Suna, sözlerini şöyle devam ettiriyor: “İnşaat yapılan yerde araziye uygun istinat sistemi seçilmiyor. Yağmur bunu tetikleyip hızlandırmıştır ama ‘suçlu yağmurdur’ diyemeyiz. Aşırı kentleşme, uygun duvar sisteminin seçilmemesi, arazi yapısının analiz edilmemesi, projedeki hatalar ve denetimsizlik yıkımın sebebidir. Bu da bize bu olayların önümüzdeki dönem çoğalacağını gösteriyor.”

‘Mühendisler devre dışı bırakılıyor’
Suna ayrıca, çıkarılan yeni düzenlemelerle mühendisliğin devre dışı bırakılmak istendiğini de sözlerine ekliyor ve bu durumun gelecekte yıkımları artıracağını söyleyerek bunu şu şekilde açıklıyor: “Mühendislik itibarsızlaştırılıyor. 6 Haziran’da çıkarılan, Yapı Kayıt Belgelerinin Verilmesine İlişkin Tebliğ’in 9. maddesinde şöyle diyor: ‘Ruhsatsız ve iskansız yapıların deprem güvenlikleri, bu yapıların fen ve sanat kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı durumu mal sahibinin beyanına bağlıdır.’ Yani mühendisler devre dışı bırakılıyor. Yani mal sahibi, ‘Benim yapım güvenilir’ derse olay bitiyor. Bunu imar barışı için yaptılar. Öte yandan yine imar barışı açıklanınca ‘mühendis ve mimarların imzalarına gerek yoktur’ dediler. Böyle bir şey olamaz, bu açıkça büyük yıkımlara davetiye çıkarmaktır. Bu da ‘Bürokrasiyi azaltıyoruz’ diye savunuyorlar. Bu politikalar kesinlikle bilinçlidir ve mühendislik ile mimarlığı itibarsızlaştırmaya yöneliktir. Gelecekte yıkımlar artacaktır.”

Raporda var uygulamada yok
Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Şahan ise belediyelerin inşaat firmalarının verdiği raporları onayladığını, bu raporlarda yazanların uygulanıp uygulanmadığını yerinde denetlemediğini anlatıyor. “Burada büyük bir denetim ve kontrol eksikliği var. Gerekli tedbirler alınmamış” diyen Şahan sözlerini şöyle sürdürüyor: “İstinatlar zemine göre ayarlanmamış. Raporlar uygun olsa bile uygulamada yanlışlık var. Denetim kontrollerinde bunlar göz ardı ediliyor, belediyeler bunların üzerinde durmuyor. Uygun rapor varsa belediye tamam diyor ama yerinde bakmıyor. Acaba bu çalışma bu zemine uygun mu değil mi, raporda yazanı uygulamışlar mı uygulamamışlar mı kontrol etmiyorlar. Bahanesi yağmur oluyor. Tehlike hala devam diyor.”

denetimsizlik-yikim-getiriyor-tehlike-buyuk-493747-1.

Ufak bir sarsıntıda da bile benzer sorunlar yaşanacağını ve beklenen Marmara depreminin yıkımının daha büyük olacağını söyleyen Şahan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Her belediyede jeofizik ve jeoloji mühendislerinin denetimci olarak çalışması, yerinde kontrol etmesi lazım bunlar olmadıkça burada sağlıklı bir yapılaşmadan söz edilemez. Bu yıkımlar bize işaret veriyor. Yarın ufak bir sarsıntıda büyük sorunlar yaşanacağına dair. Ki büyük bir deprem olsa karşında kimse duramayacaktır.”

İmar affı tehlike saçıyor
İmar affının yarattığı tehlikeye de değinen Şahan sözlerini şöyle sonlandırıyor: “İmar affı çok büyük tehlike. Zemini kötü yapılar imar affına sığınıyor, iskan alıyor. Kontrol şartının olamaması da büyük bir yanlış. Yapıların sağlamlığı kanıtlanmalı, gerekiyorsa güçlendirmeler yapılmalı, af gerekiyorsa bu şekilde işletilmelidir. Ama, ‘Getirin binanızı kaydettirin, parasını ödeyin, hiçbir bilimsel nitelik aranmadan binam sağlam deyin’ mantığıyla depremdeki ölümlere davetiye çıkarılır. İnsanlar ölünce sorumlusu kim olacak? ‘Binam sağlam’ diyen mal sahibinin tek derdi yasadan ne olursa olsun faydalanmak. Teknik bilmez, mühendislik bilmez, müneccim de değil! Bu yanlıştan biran önce dönülmesi lazım.”