Deplasman kabusu Başkent’te devam
FIRAT TOPAL FIRAT TOPAL

Galatasaray şampiyonluk yolunda hayati önem taşıyan Gençlerbirliği deplasmanında oldukça kötü bir oyunla 1-0 mağlup oldu.

Oldukça kötü bir ilk yarı oynadı Galatasaray. Mariano, Nagatomo ve özellikle de Rodrigues birçok kez topla buluşmalarına rağmen nerede ise bunların tümünü çok kötü kullandılar. Japon oyuncu yaptığı bindirmelerde Selçuk’tan istediği topları alamayınca ve Gençlerbirliği’nin çok ender sağ kanat akınlarını çoğu kez tek başına durdurmak zorunda kalınca ilk yarıda 6 kilometre ile sahanın en çok koşan futbolcusu oldu. Halbuki takımı oyunun tamamını rakip sahada oynamıştı nerede ise. Buna ilaveten ne Gençlerbirliği’nin 5’li defans hattı arasında kaybolan Gomis ne de ona yardımcı olmak için gerek içeriye kıvrılan gerekse de sağ çizgiye deplase olan Feghouli etkili olabildiler ilk yarıda. Tabii hal böyleyken sarı-kırmızılıların gol bulması ceza sahasına atılan serseri topların hücum oyuncularının önüne düşmesine kalmıştı ki Terim’in öğrencileri bu topları ceza sahasına gönderemediler bile. Tabii Gençlerbirliği’nin bu oyununun bir bedeli olacaktı o da 9 kişiyle kapanan takımının hızlı çıkışlarda Manu’nun deparlarına yetişmek için gerekli mesafeyi zamanında kapatamaması ve organize olamaması. Ev sahibi ekip ilk 45 dakikada dikine yaptığı pasların nerede ise tümünde isabet kaydedemedi bu yüzden. Şöyle söyleyelim, eğer iki teknik adam ve sahadaki futbolcular aynı plan ve felsefe ile ertesi sabaha kadar oynamaya devam etseler gol izleyemeyebilirdik.

İkinci yarıda ilk hamle Ümit Özat’tan geldi aslında. Ahmet Oğuz’u Nagatomo’nun tek başına kalışlarını kullanmak için sağa yerleştirdiğinde amacı oradan boşluk bulmaktı, ancak Eren’in oyuna girişiyle Gençlerbirliği maçın 92. dakikasında atacağı gole kadar düşünemedi hücumu. Eren, Sinan, Feghouli ve Gomis başta olmak üzere Galatasaray hücum hattının tamamı etkisiz futbolu ikinci yarıda da sürdürdüler. Mariano ve Nagatomo’nun yan ortaları isabetsizlik sınırlarını zorladığı dakikalarda Maicon dahi denedi bu ortaları, ancak sonuç aynıydı. Öyle ki ilk yan top tehlikesinin gerçekleşmesi için Donk’un sahaya girişine ihtiyaç duydu Galatasaray. Maçın sonundaki gol, adeta rakiplerin son yarım saatte kurdukları rüyanın gerçekleşmesini sağlayan bir mutlu son onlar için.

Galatasaray bu virajdan 3 puanla çıkıp rakiplerine önemli bir mesaj verebilirdi. Şimdi kalan 5 maçta 5 galibiyet parolasını uygulamak zorundalar. Üstelik “acaba iyileşiyor mu?” denilen deplasman karnesine bir zayıf daha eklendi. İçeride şampiyonluktaki doğrudan rakiplerle 2 maç ve deplasmanda aynen Gençlerbirliği gibi düşme hattından kurtulmaya çalışan Osmanlıspor mücadeleleri pek rahat bir fikstürü göstermiyor.