Depremden ilk izlenimler
OSMAN ÖZTÜRK OSMAN ÖZTÜRK
Devlet hastanesinin yıkılma riskine karşı boşaltıldığı, sağlık hizmetlerinin Toplum Sağlığı Merkezi’nde yürütüldüğü…
Devlet hastanesinin yıkılma riskine karşı boşaltıldığı, sağlık hizmetlerinin Toplum Sağlığı Merkezi’nde yürütüldüğü…

Sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde, gelenlerin kayıt altına alınmasında ve malzeme temininde ve ekibin eşgüdüm içinde çalışmasında zorlukların olduğu adeta kaotik bir ortamın olduğu…

Deprem mağduru sayısının hızla artması nedeniyle fiziki olarak yetersiz kalan TSM’ye ek olarak “sahra hastanesi” adı verilen birim oluşturulduğu…

***

Sağlık kurumlarına getirilen ölülerin terkedilen hastanenin arka bahçesine götürüldüğü…

Sahibi olmayan ölülerin hastane arka bahçesinde açık şekilde uygun olmayan tarzda bulundurulduğu...

Genel olarak getirilen yaralıların önce triajdan geçirildiği, uzmanlar tarafından ilk müdahale yapıldıktan sonra cevre il ve ilçelere hızla sevk edildiği...

Ameliyathane koşulların oluşturulamadığı...

***

Çok sayıda bina enkazı olması, yine hasar olmasa bile devam eden artçı depremler nedeniyle Erciş halkının tümünün geceyi dışarıda ateş yakarak geçirdiği…

Çadırkentlerin sabaha karsı kurulduğu ve az sayıda kişinin bu olanaktan yararlandığı…

Çadırkentte yapılan gözlemlerde su, meyve suyu ve kuru gıda dağıtımının olduğu, mutfağın kurulmadığı…

Çadırkentte atıklarla ilgili (çöp) olanakların olmadığı...

Isınma sorunu yaşayan çok sayıda vatandaşın battaniye ve giysi arayışında olduğu...

Sağlık merkezleri dahil ilçenin tümünde su olmadığı…

İlçede kaymakamlık belediye, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler tarafından içme suyu dağıtılmasına karşın içme ve kullanma suyu ihtiyacı devam ettiği..

Kızılay ve gönüllü kuruluşların gıda dağıtmalarına karsı gıdaya ulaşamayan çok sayıda insanın olduğu…

Tuvalet gereksinimleri toplu yaşam alanlarında (cami, hastane, kaymakamlık, çadırkent vb) karşılandığı, bununla birlikte tuvaletlerde su bulunmadığı... Bu durumun böyle devam etmesi halinde bulaşıcı hastalıklarla ilgili ciddi tehditler olacağı...

***

Erciş'te yaşayan sağlık emekçilerinden bir aile hekimi ve dört hemşirenin enkaz altında olduğu...

Sağlık kurumlarında çok sayıda yerel sağlık çalışanının, yakınlarının depremden etkilenmelerine karşın özveri ile çalışmaya devam ettiği… Bununla birlikte yorgun ve kaygılı oldukları...

Sağlık kurumlarının fiziksel, barınma ve sterilizasyon olanaklarının yetersiz olduğu…

Depremin üstünden 24 saat geçmesine rağmen sağlık hizmetlerinin koordinasyonsuz ve kaotik şekilde yürütüldüğü…

Acil müdahale dışında poliklinik hizmetlerinin “sahra hastanesi”nde yürütüldüğü... Bölgede birinci basamak sağlık hizmet kurumlarının faal olmadığı...

Bölgenin yakın illerinin büyük hastanelere yönelik sevklerin devam etttiği...

(Gözlenmiştir.)

***

TTB Merkez Konseyi’nden Prof. Dr. Mehmet Zencir ve Dr. Halis Yerlikaya, SES Genel Sekreteri Sıddık Akın ve Merkez Denetleme Kurulu’ndan Fikret Çalağan’ın…

Van depreminin olduğu günün akşamı ulaştıkları Erciş'ten sıcağı sıcağına gözlemlerini paylaşmak istedim sizlerle.

Nazım Hikmet’in, 1939 depreminin ardından yazdığı “Erzincan’da bir kuş var/Kanadında gümüş yok” dizelerindeki gibi günleri yaşıyoruz bugünlerde.

Ölenlerimiz için üzülüyor…

Yaralananlarımızın bir an önce şifa bulmasını bekliyoruz.

Hepimizin başı sağ olsun.