Derbinin şifreleri
FIRAT TOPAL FIRAT TOPAL

Fenerbahçe ve Galatasaray şampiyonluk yolunda en büyük favori olmayı bırakın henüz ciddi bir aday haline gelemedikleri sezonun geri kalanını büyük ölçüde etkileyecek bir maça çıkıyorlar. İki takımın galibiyete ulaşma reçeteleri üzerinden bir ön inceleme yapmak istedik.

Fenerbahçe nasıl kazanır?
2 hafta önce Başakşehir’in Seyrantepe’de 2-1 kazanıp şampiyonluk yolunda nasıl iddialı bir aday olduğunu kanıtladığı mücadelenin ardından yazdığımız yazıda Abdullah Avcı’nın, Galatasaray takımının hücum gücünün Wesley Sneijder’ın maç içinde sıklıkla görülen sola yaklaşma eğilimine endeksli olduğunu görüp o tarafa ilave bir önlem alarak ve o bölgede yer alan Bruma’yı da otomatik olarak engelleyerek rakibi devre dışı bıraktığını belirtmiştik. Maç sonrası Avcı televizyon ekranlarına çıkarak sadece bunu değil aynı zamanda bununla beraber Galatasaray’ın savunmadan çıkarken girdiği pas trafiğini sağa doğru, Semih’ten Sabri’ye aktarılacak şekilde yapmasını sağladıklarını anlattı. Bu program kendisinin rakibi nasıl analiz ettiğinin yanı sıra Riekerink için de çok kötü bir haber oldu, zira Galatasaray’la İstanbul’da karşılaşacağı rakipler için bir galibiyet reçetesi sunuldu adeta. Tabii her takım bu planı, Avcı’nın takımı gibi disiplinli uygulayabilir mi bilemeyiz. Her ne kadar Fenerbahçe Galatasaray’ı kendi evinde kabul edecek olsa da bu planın bir kısmından yararlanabilir. Avcı, Galatasaray’ı bu şekilde durdurduktan sonra Edin Visca’nın koşuları ile baskın yapmayı planlıyordu. Jeremain Lens’in yokluğu bu açıdan büyük bir handikap ancak Emmenike en azından yaptığı koşularla bu servisi sağlayabilir. Tabii takımı derbiye hazırlayan toplamdaki 3 teknik adamın (Advocaat, Been ve Pot) Hollandalı olması, Wesley Sneijder’ın sadece bu sezonki form düşüklüğünün değil onun bütün zaaflarının farkında olmasını da beraberinde getiriyor. Bunun üzerine bir de artan form durumlarına karşılık rakibin son haftalarda düşen performansı ve nihayet 17 yıllık Kadıköy büyüsü eklendiğinde Fenerbahçe’nin maça umutla bakması son derece anlaşılır.

Advocaat bu akşam eksiklerinin de etkisiyle oyunun kontrolünü Galatasaray’a bırakırsa buna şaşırmamak gerek. Muhtemelen güçlü bir orta sahayla Galatasaray’ı kendi sahalarına davet edip onları üçüncü bölgede bozarak topun Bruma ve Eren’e aktarılmasını engelleyecekler ve savaşçı bir orta saha ile kapılan topları hızlı olarak koşucu Emmenike’ye aktarmayı deneyecekler. Böylece Riekerink’in Beşiktaş maçının ilk yarısında yaptığı önde baskı planı da otomatik olarak devre dışı kalabilir. Ama şunu söyleyelim bu plan Emmenike yerine Van Persie’nin oynatılması ile hafiften sekteye uğrayabilir. Burada da alternatif kontrataklar yerine yine aynen Başakşehir’in 2 hafta önceki maçın son 1 saatinde yaptığı, rakibin üçüncü bölgesindeki ayağa paslarla Galatasaray defansındaki açıkları yakalama planı olabilir, Van Persie bu anlamda yeteri kadar yetenekli. Trabzonspor aynı sahada kazanırken böyle net bir akınla golü bulmuş ve bu gol onlara galibiyeti getirmişti.

Galatasaray nasıl kazanır?
Son 3 maçından ikisini kaybetmiş, hedef adam rolündeki forveti Eren Derdiyok’un neredeyse 2 aydır gol atamadığı, Sneijder, Podolski, De Jong, Selçuk gibi oyunu yönlendirme kozu olarak kullanmak istediği oyuncuların oldukça formsuz olduğu ve orta saha toparlayıcılığında Tolga, hücum hattındaki yaratıcılığını da tamamen Bruma üzerine yükleyen Galatasaray 17 yıldır kazanamadığı Fenerbahçe deplasmanına çıkıyor ve mağlup olması halinde lider Başakşehir’in 9 puan gerisine düşebilir. Nasıl, karamsar bir tablo olduğunu mu düşünüyorsunuz. Düşünmeyin zira sarı-kırmızılılar aşağı yukarı 2,5 sezondur, evet dördüncü yıldızı taktıkları şampiyonluk sezonu dahil ligde taraftarlarını ikna edebilecek bir oyun karakteri oturtamadı. Şampiyonluğun kazanıldığı sezon bir çok kişi Fernando Muslera’nın en büyük pay sahibi isim olmasının bir mesaj olduğunu düşünüyordu, ama belli ki camia bu mesajları görmezden gelmeyi seçti. Peki bu ortamda Kadıköy’deki plan ne olacak? Riekerink’in girişte bahsettiğimiz formsuz oyuncuları bir anda değiştirmesi mümkün değil, o halde elindeki kozları en iyi şekilde kullanmak zorunda. Sneijder elbette yine sola yaslanacak ve baskı görecek, Selçuk yine baskı gördüğünde topu defansının ortasındaki ikililere bırakacak ve Bruma yine kendisine alan bulamadığında çizgiye inecek. Üstelik bu ortamda Lionel Carole de hücum desteği vermek için sık sık bindirme yapamayacak zira Kadıköy’de bunu yapmak geri dönüşü sıkıntılı olan takımına oldukça pahalıya patlayabilir. Peki Riekerink’in hücumdaki yaratıcılığını artırması için alternatifi ne olabilir? Topu kenarlara indirmek. Eren Derdiyok, arkasındaki desteğin kendisinden uzaklaşması durumunda oldukça etkisiz kalıyor ve Bruma kenarda topla buluştuğunda kendi şansını yaratma ya da Sneijder ile verkaça girme çabasına girebiliyor. Bunun yerine Eren Derdiyok’u kenar toplarla yoklayabilirler ki bu aynı zamanda Sabri’nin zaten sınırlı olduğu hücum gücünden biraz daha yüksek oranda yararlanılması anlamına geliyor. Tabii sürekli sıkıntı yaratan rakip duran toplarının, Fenerbahçe’nin Kjaer gibi önemli bir silahı varken yaratacağı sıkıntı kafaları karıştırıyor.