Derin devlet efsanesi
KADİR CANGIZBAY KADİR CANGIZBAY
Başbakanı da dinlemişler. Bu, kendi beyanı. Her şeyden önce, demeye getiriyor ki “beni bile dinlediler, sizi de dinlerler, ne var bunda?”; yani, bütün dinlemeleri, kamera kayıtlarını, bunlara dayanarak yapılan şantajları, karalamaları, itibarsızlaştırma ve operasyonları, tasfiyeleri, tutuklama ve suçlamaları ve en başta kendisinin yaptığı gibi miting meydanlarında kullanılmalarını. Dahası, yine mağduru oynuyor: Vah zavallı başbakanım, vah! Evinin altına kadar girmişler: Kahrolsun Derin Devlet. Hele, Ergenekon davasında karar aşamasına gelinmişken, ofiste böcek bulmak, ne büyük nimet; bir de, derin devlet bir türlü bitirilememiş olmalıdır ki, başbakanı bugünkünden de daha fazla yetki ve güçle başkan babalığa yükseltmeye bir gerekçe bulunabilsin. Kısacası, bu dinlenme hikayesi sayesinde başbakan bir taşla o kadar çok kuş vurmuş oluyor ki, insanın “bu böcekleri başbakanın kendisi koydurtmuş olmasın” diyesi geliyor; ya da, kendisi değilse bile yakın çevresi…
Kimileri Erdoğan-Cemaat kavgası ya Gül-Erdoğan rekabetinden söz ediyorlar. Öyle bir şey olmaz ya; haydi yine de oldu diyelim, bunlar isterse birbirlerinin gözünü çıkartsınlar; ama, sonuçta hepsi, aynı kaynağın suyunu aynı yalağa akıtan çeşmeler; işte o yüzden de bunları birbirlerine düşürme hesabı içinde olanlar ya da böyle bir şeyden medet umanlar hiç mi hiç umutlanmasın. Bir de herkesin ağzında derin devlet lafı var; en fazla da başta Erdoğan, iktidardakilerin. Şunu bilelim; daha doğrusu, ben biliyorum, ama millet de bilsin: Derin devlet, hiçbir zaman hiçbir yerde siyasal güç odağına karşı/karşın var olmaz/olamaz. Tam tersine, derin devlet, muktedirin iktidarını  -kendisinin bilgisi dahilinde veya talimatı doğrultusunda olup olmamasından bağımsız olarak-  kendisi de bu iktidardan belirli bir pay alabilmek, aldığı payı daha da arttırabilmek üzere, siyasetin meşrû çerçevelerini zorlayarak ya da tümüyle aşarak iş gören resmî veya gayri resmî ajanların faaliyetlerinden oluşur.
Günümüz itibariyle, derin devlet iki yıl önce Oslo’da iş bağlamaya çalışanlardı, geçen yıl da Roboski semalarında; ama hep patronlarına spektaküler bir başarı kazandırıp, onun itibar ve gücü arttıkça bu artıştan kendilerine de bir pay çıkartmak üzere.
Sözün özü: Başbakanın mekânlarına gerçekten böcek yerleştirildiyse, bu, tabiî ki, ancak derin devletin işi olabilir; yani, kendisinin bilgisi dahilinde ya da değil, ama mutlaka ve mutlaka yakın çevresinin ve/veya başbakanın gücünün artmasından şu veya bu şekilde kendilerinin de yararlanabileceği hesabı yapan birilerinin, başbakan lehine çalışsın diye kotardığı bir iş.