Derinlerden gelen ses
Barış Akpolat Barış Akpolat
Yerli gruplara destek şart diyoruz ya uzun zamandır. İşte onlara destek gelmeye başladı pek farklı salon ve mekânlardan. Grup ve izleyicilere düşen görevler de yok değil hani…

Geçen haftaki bir takım sohbetlerden yola çıkarak bu yazıyı yazmaya karar verdim. Zorlu PSM’de Kırkbinsinek, El Topo ve Uluru’yu izledik arka arkaya.

Üç grup da birbirinden harika. Ekipler heyecanlı, çalmak istiyorlar, anlatmak istiyorlar dertlerini. Bazıları hafif sitemkâr. Haklı olduklarını bildikleri kadar sahne aldıkları için de memnunlar. Studio sahnesinde gerçekleştirilecek konserden çok önce mekâna gittim. Kulislerine girdim ve başladık memleketin müzik sektörünü kurtarmaya.

Yeni fikirlere inanılmaz açıklar, 3 grup da büyük bir odada muhabbet edip oturuyor. Keyifler gıcır...

Aklıma sürekli bu konserleri nasıl daha çok ilgi çeker hale getiririz gibi fikirler geliyor.

Bazılarından hemen vazgeçiyorum çünkü olma ihtimalleri çok düşük ama hedefi yüksek tutmalı değil mi?

derinlerden-gelen-ses-255397-1.
(Eltopo)

Öncelikle bu 3 yeni gruba sahne veren her mekânı alkışlamalı. Zorlu PSM Studio Sahnesi, ses, aldığı izleyici sayısı gibi detaylarıyla böyle grupların konserleri için biçilmiş kaftan.

Gelelim konsere… Üç grup da birbirinden harikaydı. Kırkbinsinek’in saykodelik çılgın hali, El Topo’nun yarattığı karanlık atmosfer ve alternatif metal kafası ve Uluru’nun space rock/stoner melodileri çok sıkıydı. Birbirine çok yakın zamanlarda hareket eden üç grubun yarattığı fark görülmeye değer.

Tamam, artık yerli gruplara bakış açısındaki değişim sektörün üstündeki ölü toprağını attı. Gevezeliği bırakıyorum hemen ve aklıma gelenlerden bahsetmeye başlıyorum. Öncelikle eski mekân müdavimliğinin gruplara uyarlanmış halinin oluşması lazım. Farkındayım, bu bir enerjidir ve öyle formülize bir şekilde oluşmaz ama hayranlarının biraz sadakatlerini geliştirmesi gerektiğini hatırlatmak isterim. Boş geçen konser olmamalı. Bu sayede hem sektöre destek atılacak hem de grupların güveni kaya gibi sağlam olacak. Poptan, rock’a metalden caza her müzik için bu geçerli ama madem bağımsız bir rock müzikten bahsediyoruz o zaman izleyici de enerjisini toplamalı. “Nasılsa başka konserde denk geliriz” diyerek olmuyor bu işler.

derinlerden-gelen-ses-255398-1.
(Uluru)

Grupların da birlikte çok konser vermesi lazım. Aynı güne 3-4 grup birleşmeli ve hayranlarını tek mekâna getirtebilmeliler. Bunun için de biraz egoları törpülemek lazım. Birlikte aynı sahneye çıkmamaları geçtim aynı afişte bile yan yana aynı boyutta yazılmayı istemeyen gruplar var.

Konserlerde biraz sürprizlerin olması lazım. Jam-Session mantığında bazı işler yapılmaya başlanırsa her konserin birbirinden farklı bir tada büründüğü izleyici tarafından anlaşılacak ve merak uyandıracaktır. Neticede devir internet ve ‘hit/tık’ devri. Heyecan yarat salonu doldur. Bunlar o gece kuliste bazı aklıma gelen fikirlerdi. Siz de aklınıza gelenleri yazın tartışalım. Haftaya belki de devam ederiz bu konuya.

Not: Hâlâ “kim bu El Topo” filan diyorsanız 10 Mart’ta kendileri yeni ve sert gruplardan Humbaba ile KargART’ta sahne alacak.