Anasayfa ARŞİV Devlet ‘Fa’ sesi veriyor duymuyor musunuz?

Devlet ‘Fa’ sesi veriyor duymuyor musunuz?

Diktatör, elindeki sopasıyla nota sehpasına vurarak kitleyi susturduktan sonra parçanın tonunu dikte etmek için ‘fa’ sesi verdi. Artık faşizmin ‘fa’sı ile başlayacağız yaşamın ritmine ve yine faşizmin ‘fa’ sesiyle bitireceğiz yaşamın ritmini. ‘Fa’nusların içindeki ‘fa’reler gibi kemireceğiz ömrümüzü. Diktatörün yazdırdığı partisyonun porte çizgileri, tutsaklığın dikenli tellerine dönüşecek çok geçmeden. Faşizm, her yanı kaplayan ve kulakları sağır eden ‘fa’ sesi ile bastırmak istiyor tüm tonları.  Talking Heads’in meşhur parçası Psycho Killer’ın  bol ‘fa’lı nakaratı, kaçıp gitmenin daha iyi olduğunu söylese de (“fa fa fa far better/run run run run away”) tüm kaçış yolları tutulmuş olacak. Sanat, kültür, bilim, edebiyat; hangi yola girersek girelim, hep eve, yani asıl tona, faşizmin ‘fa’sına çıkacak bütün yollar.  Ve “Aynanın İçinden” kitabında Alice’in durumuna düşeceğiz: ‘“Off bu çok kötü işte!” diye haykırdı. “Böyle yol kesen bir ev daha görmedim! Hiç!”’

Üst kimliklere sıkışmak
Faşizmin ‘fa’sı, diğer tüm sesleri bastıran egemen ton, burjuva aklının tikel ile tümel arasında kurduğu ilişkinin tikeline denk düşüyor. Tikel-tümel ilişkisi, yaşamın akışından soyutlanmış ve kimliklendirilmiş varlıkları, yeniden ve yeniden soyutlayıp hep üst kimliklerin içine sıkıştırma yöntemidir.  Burjuva zihniyeti tikel ile tümel arasında sıkıştırdığı kimlikli varlıkları ölü nesneler gibi serbest piyasanın raflarında manipüle ederken ya da diğer tonları kendi egemen tonu lehine kullanırken, faşizm diğer tikeller arasında bir tikeli, kendisini bir yaşama tarzı olarak dayatır ve diğer tüm tikelleri ya da tonları yanılsamalar olarak tamamen iptal eder.

Farkında mısınız? Faşizm ve burjuva aklı ortak bir şeyi paylaşıyorlar; o da canlılığından arındırılmış ölü kabuklardır, tikellerdir. Burjuva aklı, sabit nitelikleriyle tanımlanmış tikeli tümelin içinde soğurdukça evrensel olduğunu iddia ediyordu. Faşizm ise evrensellik iddiasından vazgeçerek tikelin, yani ölü kabuğun üzerinde kurar tüm sistemini. Burjuva aklı soyutlarken, tümel lehine çokluğu görünmez kılacaktır. Faşizm ise kendisini bir tikel olarak dayatarak çokluğu bastırıyor ve imha ediyor. On iki ton bestecisi Anton Webern, tonaliteyi “bir form yaratma, bütünlük sağlama aracı” olarak tanımlıyor;  burjuva zihniyetinde belirli bir tonda yazılan parçalar, bu temel notadan zaman zaman uzaklaşsa da hep aynı tona geri dönüyor. Faşizmde ise artık diğer tonların ortadan kaktığını ve egemen tonun yaşamı tek sesli bir cehenneme çevirdiğini görüyoruz.

Egemen tonu yok etmek
Burjuva aklı tikel ile tümel arasında sıkıştırdığı gerçekliği bir yelpaze gibi elinde tutar; faşizm ise bu yelpazeyi kendi tikeliyle zımbalayarak tüm çokluğu sonsuza kadar hapseder. Radikal “sol”un önermesi ne olmalı peki? Burjuva ve faşist zihniyet, her ikisi de sabit nitelikleriyle tanımlanmış ölü kabuklara yaslandıkları ölçüde birbirine benzer. Radikal solun ise ölü kimlikler, “tikeller” üzerinden tanımlanmış siyaseti reddederek, gizil güçleriyle sürekli oluş hâlini yaşayan “tekillik”lere yaslanması, yelpazenin kıvrımlarında tutsak kalmış çokluğu özgür bırakması gerekiyor. Bir çokluk düzleminde yan yana gelen bu tekillikler, artık egemen tonun kalmadığı, sürekli dalgalanan bir ton denizinde bulacaklardır kendilerini. Ve Webern de on iki ton müziğine ulaşmaya çalışırken yaşamıştı bunu: “Önceleri gene eninde sonunda eve, asıl tona dönülüyordu; ama yavaş yavaş öyle uzaklara gidilmeye başlandı ki artık temel tona dönmeyi gerektiren bir duygu kalmadı.”

Temel ton, tikellere, ölü kabuklara yaslanan burjuva ya da faşist devlettir. Agamben, gelmekte olan yeni siyasetten, “devlet ile devlet-olmayan (tekillikler) arasındaki mücadele”den bahsederken on iki ton müziğini duyumsuyordu belki de.  Devletler tarihi, faşizmin “fa”sının egemen tona dönüşmesi tarihidir. Devlet yine “fa” sesi veriyor, duymuyor musunuz?

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

11,388AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Hem yalnız hem çaresiz: Bahtsız kaleciler

Geçen yazıda büyük umutlarla transfer edilmiş, sonrasında hüsranları yaşamış, yaşatmış golcüleri yazmıştım. Atamayanları bir...

Önce insan vardı

Önce doğa vardı. Canlı cansız bu âlemde yaşardı. Sonra 200-300 bin yıl...

Kapitalizm ve emperyalizm

Yunanistan’da Syriza’nın seçim yenilgisini ve Türkiye’nin S-400 füzesavar sistemi satın alması konularını...

Hain FETÖ Darbesi ve siyasiler!

Bir ilkokul öğrencisine sorulan bir soruya verdiği yanıt epey zamandır Sosyal Medyada...

Erdoğan savunma oynayamaz

AKP, kurulduğu günden bu yana gündemi, doğrultuyu belirleyen; kendi dışındaki tüm siyasal...

Nobel olmadı S-400 alalım

Cumhurbaşkanı pazar günü seçtiği yazar ve gazetecilerle bir araya geldi. 11:00’de başlayan görüşme...

Bir mozaik toplaşması

Geçen yıl Moda, Kayıkhane’deki konser haberini alınca ne kadar sevinmiştim. 1980 ve 90’ların...

Ne Rus ne ABD silahı!

Siyasal İslamcılar bir kez daha yanlış politikalarla neden oldukları krizi “milli beka”...

Adana’da metil alkol zehirlenmesi: Bir kişi daha yaşamını yitirdi

Adana'da rahatsızlanarak Yüreğir Devlet Hastanesi’ne kaldırılan V.Y. burada "metil alkol zehirlenmesi" şüphesiyle...

AKP belediyeyi kaybetti, borcun boyutu ortaya çıktı

AKP'li Hüseyin Boz'un Belediye başkanı olduğu Çankırı’da, yerel seçimleri MHP'li aday İsmail...

Sonraki haber