Devlet nereye gidiyor!?
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Geçen günlerin en önemli tartışması Katar Emir’inin Türkiye’ye sattığı/hediye ettiği ‘uçan saray’ oldu!.. Bu olay açlığı, zamları, baskılar ve özgürlüklerin daraltılmasını unutturdu…

Uçağı dolar depreminde satın mı aldık? Yoksa Emir hediye mi etti?

Aslında; fazlaca tartışmaya gerek de yok!..

İddiaya göre Emir, Türkiye’nin tüm varlığını içinde barındıran Varlık Fonu’na ortak olacak!..

Yani Türkiye’nin mal sahiplerinden biri haline gelecek!..

Türkiye’ye karşılığında bir uçak verilmiş çok mu!?.. Üstelik hala verdiği uçağın sahiplerinden biri!..

Bazıları komisyon filan diyor! Haşa iftira atıyorlar...

“Yerli ve millilik” tartışması da yapılmasın, çünkü ortak Katarlı Emiri olsa da artık Türkiyeli yani, yerli ve milli!..

Bu duruma MHP’den ses bekleyenlere demem o ki, milliyetçilik eski MHP’de kaldı…

•••

‘Gündemimiz Varlık Fonu ve uçan saray’ Diyenlere Türkiye’de daha da önemli gelişmeler yaşandığını duyurmak isterim…

Farkında mısınız bilmiyorum ama devletin hafızası yok ediliyor!..

Oysa siyaset biliminin deneyimi böyle bir durumun acı sonuçlarını bize aktarmaktadır!..

Demektedir ki; “Devletin birikimini yok ederseniz toplumu da yok edersiniz!..”

•••

Devletin hafızasına sahip, toplumu yönlendiren, koruyan, adaleti sağlayan, muhasebesini yapan ve denetleyen beş önemli kurum vardır!..

Bunlar; adalet kurumları, Devlet Planlama Teşkilatı, Maliye Bakanlığı-Hazine, Sayıştay ve Silahlı Kuvvetler’dir.

Bir devletin, ulusal güvenliğini belirleyen, ülke ve yurttaşların yaşam kalitesi ve çağdaşlık standardını planlayan, hak, hukuk ve adaletin oluşmasını sağlayan, muhasebe ve denetleme mekanizmalarıyla günü ve de geleceği kuran kısaca, devlet olmasını sağlayan bu beş temel unsur olmadan bir ülke ayakta kalamaz!..

Aynı zamanda bir toplumun kendisini yönetebilmesi yani demokratik bir devletin varlığı içinde bu unsurlar vazgeçilmezdir!..

•••

Öncelikle, FETÖ yapılanmasına verilen her tür yetki ile Ergenekon, Balyoz ve benzeri davalarla TSK’nin hafızasını oluşturan kadrolar ve kurumlar tasfiye edildi. Kozmik Oda’ya girilerek tüm sırlar birilerine(!) taşındı. Başkalarına taşınmasına müsaade eden siyasiler halen ortalıkta dolaşmakta…

Ayrıca 15 Temmuz gerekçesiyle TSK’nin temel eğitim ve sağlık kurumları dağıtıldı. İç hiyerarşisi değiştirildi.
Böylece, AKP iktidarı devletin ulusal güvenliğinin büyük ölçüde yitirilmesine neden oldu!...

•••

Sayısız kanun, yönetmelik ve genelgeler ile Maliye Bakanlığı ve Hazine’nin karar alma süreçleri ve uygulamaları ters-yüz edildi. Gerçek ekonomistlerin, maliye uzmanı ve de finansmancıların hilafına birkaç kifayetsiz danışmanla ekonomi yönetilmeye çalışıldı. Ülke ve dünyada ki değişimler dikkatle takip edilmediği ve gerçekçi önlemler zamanında alınmadığı için ekonomi altüst oldu.

Ekonomik datalar değiştirilerek durum idare edilmeye çalışıldı. Devlete ve siyasi yönetime güven kalmadı! Dış kaynaklar ülkeden çekildi..

Ve sonunda çöküş hızlandı!..

Sayıştay’ın denetleme yetkileri her yasama döneminde budandı ve devletin kendi uygulamaları üzerindeki kurumsal denetlemesi iğdiş edildi.

Kamu yönetiminde izlenen denetimden uzak politika, “Yolsuzluk ve usulsüzlükle” mücadele etmek yerine siyasetten destek alan bir hızla devletin kaynaklarını soyan bir yönteme dönüştü...

•••

Adaleti sağlayacak olan adalet kurumları (Adalet Bakanlığı, Yargıtay ve Danıştay), siyasi erkin güdümüne girdi ve toplumsal muhalefete karşı bir silah haline getirildi. Adalet sistemi her türlü hak arama yollarına engel olan bir biçime sokuldu.

Toplumun adalete inancı kalmadı. Yargı tek kişiye bağlandı. Hak ve hukuktan bahis edilmez oldu!..

Yargı ve adaletin bulunmadığı yerde yaşamın varlığı tehlikeye girer...

Ancak tarafsız ve bağımsız yargı adaleti, adalette, devletin varlık ve egemenlik hakkını sağlar.

Türkiye bu durumdan süratle uzaklaşmaktadır!..

•••

Yani bu dört kurumsal yapı (ordu, maliye-hazine, adalet sistemi ve Sayıştay) AKP iktidarı döneminde uluslararası güçlerin çıkarları lehine kötürümleştirilmiş durumdadır!..

•••

Bu dört kurumun görevlerini tam yapabilmeleri ve geleceğe doğru etkin kalabilmeleri ve Türkiye’de barış, refah ve mutluluğun oluşabilmesi Devlet Planlama Teşkilatı’nın varlığı ile mümkündü.

DPT’nin ortak özelliği Türkiye’nin tüm fiziki ve insan kaynaklarını idare etmesi ve yönetmesine dayanmakta idi; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumsal hafızasına bütünüyle sahip olmalarıydı.

Bu kurumsal yapıların çökertilmesi Cumhuriyetin çökertilmesi ile eşdeğer anlam ifade etmektedir.

•••

Sadece kurumlar yok edilmedi.

Bu kurumlarda çalışan deneyimli, yetkin ve bilgili devlet görevlileri de bir havuza atılarak onlarla kamunun ilişkisi kesilmiştir.

Bu gün artık devlette liyakat sahibi yönetici, memur, araştırmacı, raportör vb, yani aklınıza gelen her konu ve sektörde yetişmiş eleman arasanız da bulamazsınız!.. Yok edildiler!..

AKP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 2007 öncesini hafızalardan silmeye çalışıyor!..

Devletin ismi ve cismi değişiyor!.. Asıl görülmesi gereken bu!..

Yani bir uçan saray hediye alınmış!.. Çok önemli değil…

Değiştirilen ülkede altın tabak da, uçak da, vakıfa 100 milyon dolar hediye etmekte mubah olacak!..